Devlet/Eflatun (Platon) Hakkındaki Yorumlar


28.09.2017
Bir okunmasa olmaz Devlet. Bir felsefe klasiği.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
14.12.2011
eger felfeseyle ilgileniyorsanız okumanız gereken başyapıtlardan
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (3) Yanıtla
30.03.2011
edebiyata ilgi duyan herkesin alması gereken bir başvuru kitabı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (2) Yanıtla
17.02.2011
diyalog halinde geçen, biraz ağır giden bir kitap, fakat devlet kavramı adına sorgulamalar geliştirtiyor insana.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (1) Yanıtla
30.07.2010
Platonun mutlaka herkes tarafından okunması gereken eseri...kaç yuzyıl once yazılmasına ragmen bugune ait olgular,olaylar bulabileceksiniz....belkide bazı seylere eleştirel ve sorgulayıcı gözle bakmanızı sağlayacak...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (1) Yanıtla
23.11.2007
Devlet eflatunun en önemli kitaplarından biri genelde karşılaştığımız eflatun metafizik sisteminden ayrı olarak bu kitapta devlet yyönetimine değinmiş ve aristotelesin politikasıyla birlikte batı tefekkürünün temel devlet felsefesini ortaya koymuş saygılarımla....
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (14) Hayır (3) Yanıtla
09.12.2015
Yaklaşık olarak iki buçuk bin yıl önce yazılmasına başlanıldığı günden, günümüze kadar güncelliğini korumuş bir eserdir. Anlatılan gelen olayların güncelliğini hala koruması size insan varlığını sorgulamaya yeterli olarak yönlendirecektir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
03.12.2010
Devlet, şüphesiz ki Platon'un en büyük eserlerinden birisi. Kitaba başlamanızla birlikte antik yunan felsefesini de iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yeni bir toplum kurarken ilgilenilen dönemin sanatçıları ve eserleri de ayrı bir lezzet katmış kitaba. Herkesin okuması gereken bir eser.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (1) Yanıtla
16.09.2010
siyasetle ilgilenen kişilerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.her fikrine katılmasanızda inanılmaz değerler kazandıracağı bir temel oluşturacağı bu yüzden temel eserlerden sayılmasının doğruluğunu okuduğunuzda anlıyorsunuz.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (1) Yanıtla
22.06.2010
platon idealist bir felsefecidir. kitapta da ideal bir devlet düzeni ortaya koyar. hakiminden, doktoruna, işçisine, askerine kadar ideal bir devlet düzeninde kurumve kuruluşların en ideal şkilde nasıl yapılandırılması gerektiğini açıklar ve tartışırlar.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (3) Yanıtla
18.08.2009
sorgulama ve beyin hücrelerinin mükemmel gelişimi için harika bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (2) Yanıtla
08.05.2009
bu kitabı herkes kesinlikle okumalı bence. her fikrine katılmayabiliriz ama o zaman bunları yazan eflatuna öngörüsü için hayran olmamak elde değil. kesinlikle okuyun derim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (7) Hayır (1) Yanıtla
25.01.2009
devlet, platon'un sokrates'in ağzından devleti ve insanı yorumlamasıdır kısaca. yazılı hiçbir eser bırakmayan sokrates'i, öğrencisi olan platon'la günümüze kadar getiren kaynak eserlerden biri.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (5) Yanıtla
sokretes bu kitapta mükemele yakın bir devlet sistemi kurmuş.düşünceleri ve diyalogları bize cok şey öğretiyor.her üniversite öğrencisinin hayatında en az bir kere okuması ve kitaplığında mutlaka bulundurması gereken bir kitap.şüphe edilmeden okunulacak bir kitap.herkese tavsiye ederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (1) Yanıtla
09.12.2008
bilindiği gibi platon yunaniyat felsefesi denilince ilk akla gelendir. devlet ise onun en çok tanınan ve belkide felsefesinin omurgası diyebileceğimiz baş eserdir. devlet yönetim biçimlerini 5 ayrı isim altında tek tek ele alıp uzun ve ayrıntılı bir şekilde irdeler. netice itibariyle buları bir sıraya koyar. bu sıralamada demokrasinin oldukça ilginçtir.

insanları yaratılış itibariyle sınıflara ayırması ilk başta yadırganacak bir şey gibi görünsede üzerinde ciddi manada düşünülmesi gerektir.

son olarak bu gibi çok önemli bir kitabın maalesef çok fazla yayınevi tarafından değişik baskıları yapılıyor. tabii ki birçoğu sırf ticari bir maksatla bu işe girdikleri için çevirileri oldukça kötü. okumak dileyenler için iş bankası ve dergah baskısı acizane tavsiyemizdir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (3) Yanıtla
platon devletin toplumu sınıfa ayırmasını kendine görehaklı gerekçelerle ortaya koymuş.Bu kitabı okuduktan sonra anarşizm gözümde değer kazandı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (2) Yanıtla
12.04.2008
Platon idealist bir felsefenin sahibidir...Eserinde de olmasi gereken yani ideal devleti anlatmistir.
Kitap 10 kisima ayrilmis. 7.bolumde simge olarak magara var. Magaraya golgelerin yansimasi... Gercek zannedilenlerin golgeden baska birsey olmamasi...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (0) Yanıtla
19.03.2008
eflatunun devleti kaynak olarak gılgamış destanını almaktadır. ancak bu nokta da devleti devlet yapan en temel hali, eserin kent devleti şeklinde oluşan yunan toplumlarına en güzel yönetim şeklini sunmaktır. buna göre devleti ve baz aldığı hükümdarını doğruluk, ölçülülük, bilgelik ve yiğitlik gibi temeller üzerine oturtmaktadır. ancak onun oluşturduğu bu eser modern zamanlara değin uılaşmış ve dünyayı etkilemiştir. ondan sonra gelen aristo onu baz almış ve tüm eserlerini bunun üzerine kurmuştur.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (0) Yanıtla
bu kitap gibisini daha okumadım. 200 küsür yl önce yaşamış bir insanın bu kadar üst düzey bir düşünce yapısı kolay kolay bir daha gelmez devlet yapılanmasını bu kada net olarak ortaa koymuş başka bir kimse veya kuruluş veya devlet yoktur herhalde. hele hele "bir mağara düşün dostum" diye başlayan bir bölüm varki herhalde başkası böyle mükemmel bişi yazamazdı. nebiliyim bir köleye hiç matematik bilmeyen birine karenin alanını hesaplatması imkansız gibi geliyor. tek kelimeyle baş ucu kitabı herkese tavsiyeederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (3) Yanıtla
15.02.2008
okur_da_yazar_da (takma adlı); bu kişinin Devlet kitabı çevirisi için yaptığı eleştiri yazısını bir okuyucu olarak okuduğum da; bu kitabın editörlüğünü yapan Ufuk Kadıpınar yerine, tam tersi onu eleştiren okur_da_yazar_da’nın kendisi hakkında olumsuz bir izlenim edindim. Ve yaptığı eleştiriye okuyucu olarak kısa cevap:
Cehaletiniz kitabı okumamaktan geçiyor. Önce bir kitabı tümüyle okuyup incelemeli, sonra yorum yapmalısınız. Tüm kitabın içeriğini okumayıp; sadece kitapta adı geçen isimlerin açıklamalarının yapıldığı birkaç sayfalık kısmı okumak; bir kitabı eleştirmek için yeterli ölçüt değildir. Hele de bu kitap Platon'un Devlet isimli eseri ise. Böyle bir eleştiri, emeğe ve Platon'a saygısızlık olur. Çeviri kitabı, yazarının düşüncesini okuyucuya aktarıyorsa eğer, sizin bahsettiğiniz son kısımda yer alan isim tanımlarının üstünde bu kadar durmanız tuhaf. Kitapta geçen Yunanca isimlerin sizin yazdığınız gibi olması gerektiğinden bahsediyorsunuz, sizin doğruluk dereceniz nedir, bir kaynak adı bile göstermemişken, ilk metnin böyle olduğunu nasıl savunuyorsunuz. Birde sürekli editörü eleştiriyorsunuz; neden bu kitabı hazırlayan ve basan yayınevi ile ilgili yorum yapmamışsınız, kasıtlı olarak mı editör üzerinde duruyorsunuz. Yayınevinin diğer çeviri kitaplarını bir eleştirmen olarak incelemiş olsaydınız, yayımladıkları diğer çeviri kitapları arasında en iyilerinden olduğunu anlardınız.
Yazar olduğunuzu düşünürsek; üslûp olarak kullandığınız kelimeler de bir yazara yakışmayacak tarzda. Kelimelerinizi seçerken kişi haklarına saygısızlık yapmayıp, yazılan metin üzerine yorum yaparsanız daha seviyeli olur.
Yazar olarak kimliğinizi açıklarsanız, yazdığınız ve ortaya koyabildiğiniz metinlere bakarak, eleştirinize, bir okuyucu olarak güvenip güvenemiyeceğimizi anlayabiliriz.
Felsefe ile ilgilendiğinizi varsayarak, eleştirinizin sonunda yeralan "sokaktaki adam" tanımı çok seviyesi düşük, neden derseniz; SOKRATES, Heidegger, Schopenhouer, Wittgenstain, Kierkegard, Spinoza vs.. "sokaktaki adam" gibi yaşamamışlar mıdır? Yaşamlarını inceleyin, size felsefe adına olumlu etkisi olacaktır.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (9) Hayır (1) Yanıtla
09.12.2007
Tüm zamanların en büyük iki felsefecisinden biri ve onun gelmiş geçmiş yapıtlarının en büyüklerinden sayılan eseri
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (2) Yanıtla
08.03.2007
bir filozofun elinden çıkmış bir eser
hayallerdeki devletin anlatıldığı bir yapıt
herkezin hayallerinde bir şeyler yatar bu eserde hayalindeki devleti tasvir etmiş
herkeze tavsiye ederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (7) Hayır (3) Yanıtla
Devlet gibi bir kitabın böylesine ciddiyetten uzak bir yayımına rastlamamıştık. Hangi birini sayalım? Çevirinin hangi dilden yapıldığı dahi kaydedilmemiş ama bir kaç satır okuyunca anlıyoruz ki, Grekçeden değil...Sıradan bir çeviri ile uğraşmamak için yalnızca kitabın sonuna iliştirilen notlara göz attık, atmaz olaydık! Bu ne özensizlik, ne cehalet! Her ne kadar "notlar"ı sahiplenen yoksa da teamüle uygun olarak editöre yani Ufuk Kadıpınar adlı zata ait olmalılar. Bu kişi kimdir, nasıl olmuş da "Devlet" editörlüğüne soyunmuştur bilinmez! Bir kaç örnek verelim:
10 numaralı dipnotta Bias ve Pittakos hakkında bilgi verilirken, her ikisinin, Sokrates'in de aralarında olduğu Yedi Bilgeler'den sayıldığı uydurulmuş. Zira Sokrates, liselilerin dahi bildiği üzere Yedi Bilgelerden değildir. Burada yaygın olarak kabul edilen Yedi Bilge'yi sayalım ki duyulsun: Solon, Khilon, Thales, Bias, Kleobulus, Pittakus, Periander.
16. notun başlığında bir tashih hatasına kurban giderek Gypes haline gelen Gyges'in "Lidya Kralı'nın Atası" olduğu söylenmiş. Bu tuhaf ifade gerçeğe hayli yaklaşmış görünüyor. Notların sahibi Lidya Hanedanı'nın kurucusu demek istiyor olmalı.
Bu arada sayısız imla hatasını aktarmaya imkan yok. Bazıları üstünde özellikle ısrar edilerek yeni bir yazım önerilmiş gibi. Mesela Herodotus, notlarda sürekli Heredot ya da Heredotos şeklinde kaydedilmiş. Hesiodos ise 65. notun hem başlığında hem açıklamasında Heseidos olmuş.
Musaios 20. notta, ne olduğu anlaşılmayan "ruhaniyatçı" haline getirilmiş.
24. notta Orpheus'un "Kalliope Musa"'sının çocuğu olduğu yazılı. Notların sahibinin musa'lar ile arası gerçekten iyi değil ve bu musa'ları ne zannettiği de tartışma konusu. Cümlenin malumudur ki, musa'lar zikredilirken, şiir musa'sı ya da müzik musa'sı vs. şeklinde anılır. "Kalliope Musa"'sı ise aslında epik şiirin musa'sı olan Kalliope'dir. Musa'lar meselesinin daha komik bir örneğini 109.notta görüyoruz. Not şöyle "Bu Musa: Burada filozof olan Musa'dan söz eder Eflatun"
Bu notu okuyunca bir an için bu değerli notların sahibinin buradaki musa'yı Hz. Musa vari bir şahsiyet sandığını sanmadık değil! Olur ya, Musa Peygamber'in yasa koyucu olarak anılmasına mukabil belki böyle bir kişi icad edilmiştir! Daha da tuhafı, musa'ların arasında spesifik olarak filozofların esin kaynağı olan bir musa da yoktur. Olsaydı bile "filozof olan Musa" değil "filozoflara esin kaynağı olan musa" olurdu herhalde! Parnassos'ta felsefe yapılmıyordu! Neyse bu musa'lar meselesini bırakalım. İbarenin ne anlama geldiğini görmek isteyenler başka tercümelere (aman notsuz olsun) bakabilirler.
26.dipnotta "Paros adalı lirik şair" gibi bir ifade fakirliği var. Numaralarını vermeksizin diğer notlardan benzeri Türkçe fıkaralıkları ve tashih hataları aktaralım, bir fikir vermek için: "uygulama ilmi ya da bilmi", "hesab"(hem de şapkalı), "M.Ö. VI. yüzyılda Miletoslu lirik şair", "idea, Grekçe eidolan keimesi kökeninden gelmektedir" "İyon'ya"
112. not ise aktarılmaya değer, tabii yorumsuz olarak: "Sözcük Oyunu: Burada Eflatun olan; Gökyüzü(Uranos) o zaman, etimolojik açıdan görünen(horatos) ile birlikte birbirine benzeyen iki kelime kullanarak bir sözcük oyunu yapmaktadır" Umulur ki herkes anlamıştır!
30. notta philosophia "bilgelik-sevgisi, bilgelik-dostu" olarak tanımlanmış. "Bilgelik dostu" filozof demeye gelir, benden söylemesi!
Notları hazırlayan zatın arada sırada meçhul kaynaklardan alıntı yaptığı anlaşılıyor. Zira Thetis için Ovidius'u kaynak göstermek biraz tuhaf kaçmış bir Platon metninde. Ayrıca 104. notta deniliyor ki "...bu kelimenin kökeni hakkında skolastikler, Antik Çağ'dakilerden farklı düşünmektedirler" Bu farkın ne olduğuna hiçbir şekilde değinilmemesinden anlıyoruz ki, bu not "kes yapıştır" usulüyle yerini almıştır.
75.not evlere şenlik. İşte Rhapsodos'un tanımı: "Tanrı Dionysos için söylenen, konusu mitoslara dayanan lirik koro şiiri. Rhapsodosların içinde Homeros'tan parçalar bulunur". İmdiiii, işbu notun yazılmasına sebep teşkil eden satırı da okuyalım hele: "bir insan aynı anda hem rhapsodos hem de tiyatro oyuncusu olamaz" Notlara bakılırsa bir insan hem tiyatro oyuncusu hem de koro "şiiri" olamaz. Elhak doğru söylenmiş. Ne var ki şiir ile şiiri söyleyen karıştırılmış görünüyor. Dolayısıyla tanım da baştan sona yanlış. Doğrusu, metinden anlaşıldığı üzere rhapsod'ları terennüm eden kişi olacaktı. Dolayısıyla rhapsodosların içinde Homeros'tan parçalar bulunmaz!
90.notta Apollon'un makamı birazcık abartılarak "Grek dininin özünü ve tüm yasalarını belirleyen tanrı" ilan edilmiş. Hemen ardından ise Delphoi kehanet merkezinin kutsal taşının 'omphalos" sayılması şöyle anlatılmaya çalışılmış: "Delphoi'de bir taşın bulunduğu yer, dünyanın tam orta noktası olarak kabul edilirdi". Söyleyelim ki, bu taş, Delphoi'deki herhangi bir taş değildi!
116.not bir başka Türkçe anlama ve anlatma harikası, sıkı durun: "...bir kişinin kaçtığı diğerinin kovalandığı bir oyun". Kaçan kim kovalayan kim acep?
132.notun yazılmasını icap ettiren "adama ve ithaf"ın asıl sebebinin, yarışmalar sırasında içilen şarabın üçüncü kadehinin Zeus'a adanması olduğunu bilmesini tabii ki beklemiyoruz notların sahibinden!
143. not da ilginç. Gyges'in Yüzüğü başlıklı ama Hades'in Miğferi anlatılmış. Aslında metinde her ikisi de anılıyordu. Tabii şu şaheser ifadeyi yadırgamıyoruz artık: "..başına takanın görünmez hale geldiği miğfer hakkında İlyada da söz edilir" Notların sahibi de bu miğferden bir adet edinse hiç fena olmaz herhalde!
151.not, yeni bir garabeti ortaya koyuyor. Bazı kelimelerin parantez içinde karşılıkları verilmiş. Şöyle: "unutma(nisyan), Eris(nifak), Kharit'ler(Gratiae). Notlar sahibi unutma'yı anlamayacak olan okurlarına "nisyan" ile yardımcı olurken Kharitler'i "Gratiae" ile daha anlaşılır kılarak bu komediye bir son veriyor.
Kıssadan hisse:Bir Platon metninin editörlüğünü yapmak, notlar hazırlamak "sokaktaki adamın" harcı değildir. Uzak durun bu neşirden!
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (6) Hayır (15) Yanıtla