Kaşağı Hakkındaki Yorumlar


21.11.2017
bizler ömer seyfettin ile büyüdük şimdi sıra oğlumda kaşağı yürekten etkiliyor
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
12.03.2011
bu kitap ömer seyfettin'in epeyce bir hikayesini içeriyor. hepsi bi kaç sayfadan oluşuyor. dili sade. okuması kolay. fiyatı uygun.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (1) Yanıtla
06.02.2008
Ömer Seyfettin'in bir çok hikayelerinden oluşan güzel bir kitap.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (7) Hayır (4) Yanıtla
03.02.2017
Öykü deyince aklıma gelen ilk isim Ömer Seyfettin ...hikayeleri birbirinden güzel...kaşağı beni en çok etkileyen hikayelerinden biri...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
04.01.2013
Çocuklar için okunması gereken bir kitap.Türk öykücülüğünün en önemli isimlerinden biri olan yazarın başyapıtlarından bir tanesi.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (0) Yanıtla
28.06.2012
edebiyatımızın en önemli yazarlarından biri olan ömer seyfettin'in en güzel eserlerinden biri... fakat bu kitabı orta öğretim çocukları için bazı hocalar tarafından önerilmiyor. içinde şiddet unsurları barındırdığı için..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (0) Yanıtla
11.02.2009
100 temel eserin tüm kitaplarını okudum hemen hemen ve içlerinde toz konduramadığım kitaplardan biride kaşağı oldu herkese tavsiye ederim sadece kaşağıyı değil tüm yüz temel eseri tavsiye ediyorum bence herkes okumalı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (2) Yanıtla
30.05.2008
ömer seyfettin gerçekten güzel bir yazar.kaşağı da güzel yapıtları arasında.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (2) Yanıtla
20.05.2008
ömer seyfettin türk tarihinde çok önemli bir hikayeci.kaşağıda çok güzel.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (2) Yanıtla
08.04.2008
çocuklar için olmazsa olmazlardandır kaşağı.her çocuğun derinlemesine sonuçlar çıkardığı, o küçük kalplerindeki duygu denizinin hareketine ivme kazandıran bir ömer seyfettin klasiği.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (2) Yanıtla
08.02.2008
çocukluğmuzda öğretmenlermizin dönem ödevi olarak bizlere okuttuğu güzel kitaplardan. Ender rastlanır bir duygusallık söz konusu kitapta. Okumayanlar için büyük kayıp diye düşünüyorum.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (1) Yanıtla
29.11.2007
yanlış anne baba tutumlarnı anlatan bu kitabı herkesin okuması gerektiğine inanıyorum.çocukları anlamak ve onları doğru değerlendirebilmek için mutlaka okuyun son derece yalın alatımlı bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (8) Hayır (3) Yanıtla
19.09.2007
Ömer Seyfettin'in artık klasikleşmiş olan bu eserinde kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan acabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır.

Annesi, İstanbul'a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan'la artık Dadaruh'un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh'la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir.Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı... tık... tıkı... tık... tıpkı bir saat gibi... yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur.
O vakit Dadaruh, onu Tosun'un sırtına koyar, eline kaşağıyı verir,
- Hadi yap! der. Demir gereci hayvanın üstüne sürter, ama o uyumlu tıkırtıyı çıkaramaz.
Her sabah ahıra gelir gelmez, Dadaruh, tımarı ben yapacağım, der.Ama adam izin vermez ancak boyu at kadar olunca yapabileceğini söyler.Boyu atın karnına bile varmıyordu. Oysa en keyifli, en eğlenceli şey buydu. Sanki kaşağının düzenli tıkırtısı Tosun'un hoşuna gidiyor, kulaklarını kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallar. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dadaruh, "Höyt.." diye sağrısına bir tokat indirir, sonra öteki atları tımara başlar. Bir gün yalnız başına kalır. Hasan'la Dadaruh dere kenarına inmişlerdir. İçinde bir tımar etmek hırsı uyanır. Kaşağıyı arar, bulamaz. Annesinin bir hafta önce İstanbul'dan gönderdiği armağanlar içinden çıkan fakfon kaşağı, pırıl pırıl parlamaktadır. Hemen alıp, Tosun'un yanına koşar, karnına sürtmek ister fakat rahat durmaz. Sanırım acıtıyor? Diye düşünür. Gümüş gibi parlayan bu güzel kaşağının dişlerine bakar. Çok keskin, çok sivridir. Biraz köreltmek için duvarın taşlarına sürtmeye başlar. Dişleri bozulunca yeniden dener. Gene atların hiçbiri durmaz ve kızar. Öfkesini sanki kaşağıdan çıkarmak ister. On adım ilerdeki çeşmeye koşar. Kaşağıyı yalağın taşına koyup yerden kaldırabildiği en ağır bir taş bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başlar. İstanbul'dan gelen, üstelik Dadaruh'un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezip, parçalar. Sonra yalağın içine atar. Babası çeşmeye bakarken, yalağın içinde kırılmış kaşağıyı görür; Dadaruh'a yanına çağırınca çok korkar. Dadaruh şaşırır, kırılmış kaşağı ortaya çıkınca, babası bunu kimin yaptığını sorar.Dadaruh, "Bilmiyorum" der. Babasının gözleri ona döner, daha bir şey sormadan, çocuk kaşağıyı kardeşi Hasan’ın kırdığını söyler. “Dadaruh uyurken odaya girdi. Sandıktan aldı. Sonra yalağın taşında ezdi” der. Babası Hasan’I çağırır.
"Bu kaşağıyı niye kırdın?" diye sorar.
Hasan, Dadaruh'un elinde duran alete şaşkın şaşkın baktıp, sarı saçlı başını sarsarak, "Ben kırmadım" der. "Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok kötüdür" der babası. Hasan inkârda direnir. Baba öfkelenir. Üzerine yürür "Utanmaz yalancı" diye yüzüne bir tokat indirir.

Hasan eve hapsedilir. Annesi geldikten sonra da bağışlanmaz. Annesi onun iftira atabileceğine hiç ihtimal vermez.
Ertesi yıl anne, yazın gene İstanbul'a gider. Hasan'a ahır hâlâ yasaktır. Bir gün birdenbire hastalanır. Doktor "Kuşpalazı" der. Babası yatağın başucundan hiç ayrılmaz.Hizmetçi kardeşinin öleceğini söyler ve çocuk ağlamaya başlar. Gece uyuyamaz, uykuya dalar dalmaz Hasan'ın hayali gözünün önüne gelir "İftiracı! İftiracı!" diye karşısında ağlar. Pervin'i uyandırır. Hasan'ın yanına gitmek istediğini ve babasına bir şey söylemek istediğini söyler.Yarın söylersin, der.Sabaha kadar gene gözlerini kapayamaz. Hava henüz ağarırken Pervin'i uyandırır.Ama zavallı suçsuz kardeşi, o gece ölmüştür.

Acıklı bir eser. Ama "okunması gereken 100 temel eser" listesinde yer alıyor. Umarım okuyanlara yalan söylemenin, daha doğrusu iftira atmanın çok kötü bir davranış olduğu yönünde bir fikir verir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (9) Hayır (3) Yanıtla
15.04.2007
edebiyatımızın usta hikaye yazarı ömer seyfettinin kitaplarını övmekle bitirmek burda kelimelere sığdırmak elbette mümkün değil ama beni en çok etkileyen yanlarını vurgulmadan edemeyeceğim kıssadan hisselerle bize hayatta ders vermeye çalışan kitapları özellikle kaşağısı benim çocukluğumda derinden etkilendiğim bir kitap hikaye okumaya başlayanların ilk olarak ömer seyfettinden başlamaları tavsiye ederim dili ve uslubu bakımından en anlaşılır eserlerin baş yapıtı bence ömer seyfettin
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (2) Yanıtla
21.03.2007
Hikayeleriyle tanıdığımız Ömer Seyfettin, çocukların en sevilen yazar olmaktadır... Hikayeleriyle hem ibretli olayları aktarırken, hem de yanlışları göstermektedir. Çocuklarımıza kardeşlerimize hediye edelim..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (1) Yanıtla