"Ben, babamı, hiçbir zaman padişah olduğu için sevmedim. Hayatımın baharında, kalbimin bütün mevcudiyeti ile ve derin bir aşkla babamı sevdim. O sevgidir ki, işte bana bunları yazmak hissini veriyor."
Şadiye Osmanoğlu
Tanzimat’tan II.Meşrutiyet’e, imparatorluğun en çalkantılı yıllarında tahtta bir padişah; II.Abdülhamid..
İftiralar, yalanlar ve bir padişahı tahttan indiren olaylar..
Ardından başlayan acı, gözyaşı ve hasretle dolu sürgün yılları..
Osmanlı’nın tarihine babası Abdülhamid’in yanında bizzat tanıklık eden, merak edilen yılları ve padişahı anılarına taşıyan bir sultanın; Şadiye Sultan’ın hatıratından.. SİTE:www.kitapyurdu.com
%23
indirimli
Liste Fiyatı: 7,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 5,39 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 2 gün
Kazanacağınız puan: 10
Yayın Yılı: 2007 160 sayfa İthal Kağıt 13,5x21 cm Karton Kapak ISBN:9756491829 Dili: TÜRKÇE
Tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri oln Ulu Hakan Abdülhamid han hakkında yazılan bir çok eser yazıldı, özellikle de tarihin o bildiğimiz tarih olmadığı anlaşılmaya başlandıktan sonra. Bu çalışmada ise bir evladın gözünden bir babayı okuyacak ve "Kızıl Sultan" denilen Dünyaya gelmiş olan gelki de en zeki ve en siyasi dehanın gerçek hatıralarını okuyacaksınız. tavsiye ederim tarih bu kitapta.
KatılıyorumKatılmıyorum
Abdülhamid'i en birinci ağızdan dinleyip değerlendirebildiğimiz bir çalışma.Bazı gerçeklerin iftira atılarak karalandığı Sultan Abdülhamid'i bu eserde tüm yönleriyle görebiliyoruz.Tarihimizi bilmek ve iyi anlamak için okunması gereken eserlerden biri...
KatılıyorumKatılmıyorum
konu abdulhamit han olunca büyük bi heyecanla kitabı aldım..ancak kitabı okuduğumda abdulhamit han.dan sadece kitabın üçte biri kadar bahsedilmiş olduğunu ve geri kalan bölümlerinden yazarın kendi hayatından bahsettiğini görünce hayal kırıklığına uğradım..hatta bazı bölümlerinde sanki bi seyahat kitabı okuyorum sandım..
KatılıyorumKatılmıyorum
kitap bilindiği gibi sultan abdulhamid'in kızı şadiye osmanoğlu'nun hatıratından. yalnız kitabın yalnız 70 sayfası sultan abdulhamid'e ayrılmış. geri kalan kısmında ise şadiye sultan kendi hayatını anlatıyor. yani kitabın ismiyle içeriği arasında ticari kaygıdan ötürü bir uyumsuzluk var. bu uyumsuzluk ise okuyucuda hayal kırıklığına yol açıyor.
KatılıyorumKatılmıyorum
Bu gün sultan Abdülhamit hakkındaki kötü yöndeki eleştirilerinin çoğunun iftira olduğu anlaşılmış vaziyette. Memleketi birlikte ve dirlikte tutmak için elinden geleni yapmaya çalışan tarihimizin dehalarından biri olduğunu kimse inkar edemez.
Şadiye Osmanoğlu' nun kitabın sonunda yaptığı değerlendirmeler bana çok ilginç geldi bunlar için dahi kitap okunmalıdır
KatılıyorumKatılmıyorum
Bilindiği gibi Şadiye sultan, Sultan II, Abdulhamid'in kızı.Bence bu eseri kaleme almakla gayet iyi bir tarihi vazifeyi yerine getirmiştir.Keşke bu duyarlılık bütün saray mensuplarında olsa idi.Fakat yinede ben bu eserin çok kısa olduğu kanaatindeyim.Sarayda onca sene geçirmiş ve Sultan ile yaklaşık 1 yıl Selanik’te bulunmuş bir insandan daha hacimli bir eser beklerdim.Bu arada Sultan II,Abdulhamid'in,diğer bir kızı olan Ayşe Osmanoğlu'nun hatıraları da var.İnşallah bir yayınevi çıkarda onu bastırır.Bizde okumuş oluruz.
Kitap altı bölümden oluşuyor."Babam ve saray" bölümü,bize saray içindeki günlük yaşantıdan,sarayın kültürel ve soysal boyutlarından bilgiler sunuyor.Aslında her zaman,Osmanlı'nın siyasi değil de medeniyet tarihi daha çok dikkatimi çekmiştir.O yüzden bu bölümü çok büyük bir zevkle okudum.İkinci bölüm ise "Hal ve sürgün" adını taşıyor.Bu bölümde,Sultanın nasıl hal edildiği ve Selanik'e gönderildiği anlatılıyor.Bu sürgün ile alakalı bir çok eser okudum ve bu kitapta yazılanlarla tam bir uyum içinde olduğunu gördüm.Bu da sevindirici bir hadise tabi ki.Sultan Selanik'e sürüldükten sonra orada bayağı bir eziyet edilmiş.Alatini köşkü denen,eski bir Yahudi ailenin köşkünde muhafaza edilmiş.Dışarı çıkmak yasak,gazete dergi okumak yasak,hatta pencereleri açmak dahi yasak.Yani anlayacağınız tam bir mahpus hayatı.Neyse ki teras katı unutmuşlarda sultan arada bir terasa çıkıp orada bir hava alabiliyormuş.Sultanın ilk başlarda,muhafız komutanlığını yapan ise meşhur serbest fırka başkanı Ali Fethi Okyar,Şadiye sultan onun çok ahlaklı bir kimse olduğunu söylüyor ve daima kendisini övüyor.Bu Ali Fethi bey'in de "üç devirde bir adam" isminde bir kitabı var.Fakat bu kitabında baskısı yok.İnşallah bir yayınevi çıkarda onu da yayınlar,çok iyi bir hizmet yapmış olur.Kitabın üçüncü bölümü ise "Hastalık ve tedaviler" adını taşıyor.Bu bölümde ise Şadiye sultan hem kendi hastalığından ve hem de babasının hastalığından bahis ediyor.Kendisi 20 gün hasta olarak yatmış ve bilinçsiz bir durumda imiş.Bu arada babası vefat etmiş sultanın,ancak kendine gelince öğrenmiş ve çok feryadı figan eylemiş.Bu arada çok sevdiği kocası da vefat ediyor.Bu kocasından bir tane kızı var.Kitabın dördüncü bölümü "Gurbet ve kader yılları" isminde-bu bölümleri acaba yazar mı adlandırmış yoksa yayınevimi onu bilemiyorum-Bu bölümde ise hanedanın sürülmesi ve Fransa’ya yerleşmesini anlatıyor.Kızını da orada okutmuş,bir Türk’le tanışıp onunla evlenmiş.Aslında Şadiye sultanın başından bayağı bir maceralar geçmiş,bunu anlamak için kitabı okumak lazım.Beşinci bölüm ise "Kızımın ardından ve vatana dönüş "ismini taşıyor.Kızı Fransa da bir Amerikan subayıyla evlenip Amerika’ya yerleşiyor.O arada hanedanın yasağı kalkıyor ve İstanbul’a dönüyor.Son bölüm ise " Babamın siyaseti hakkında bana anlatılanlar" Bu bölümde Şadiye sultan,kısa bir tarih değerlendirmesi yapıyor.Fakat ben bu değerlendirmenin tarihi hakikatlerle tam örtüşmediğini düşünüyorum.Şadiye sultan kendi yaşadığı bazı olayları anlatabilir.Biz bunu bir noktaya kadar ölçü olarak kabul edebiliriz.Yani o anlatılanlardan bazı tarihi sonuçlar çıkarabiliriz.Fakat devletyönetimi ile ilgili olan bazı yorumlarını ancak zan’ni olarak kabul ederiz.Tam olarak gerçek bilgi veya doğru bilgi verebileceği şüphelidir.Bunu kasıtlı olarak yaptığını veya yapacağını söylemiyorum.Fakat kendisinin de söylediği gibi saray içi yani harem kesinlikle siyasete karışamazdı.Bunu nerenden biliyorum;Sultan Abdulhamid bu konuda çok hassastı.Haremin,eskiden beri Osmanlı sarayındaki siyasi nüfuzunu çok iyi biliyordu ve bunun her zaman felaket getirdiğinin farkındaydı.O yüzden daha tahta ilk çıktığı gün analığı olan Perestu kadınefendiye gereken talimatı vermiş idi.Bir başka deyişle şunu ifade etmek istiyorum ki Şadiye sultan,bir devlet adamı veya siyaseti takip eden biri değildi bu yüzden onun yaptığı tarihi yorumun subjektif olması muhtemeldir.Bu da benim gözüme ilişmiştir.
Kitabın en son bölümüne ise Sultan Abdulhamid Han’ın çoçuklarının resimlerini koymuşlar .Bence okunması gereken bir kitap.Başta da ifade ettiğim gibi keşke bütün saray mensupları böyle eserler vermiş olsalardı.
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com