Yağmur ince ince yağıyor.
Saatlerdir yağıyor.
Bir şehirlerarası otobüs gecenin ıslak karanlığını yara yara gidiyor.
Saatlerdir gidiyor.
Ses yok.
Sanki hemen herkes uyuyor.
Arada hafif horultular, alçak sesle konuşanların mırıltıları.
Sürücü kasetçalardaki arabesk parçanın sesini iyicene kısmış, belki de sadece kendisi işitiyor. Bir de yanındaki koltuğa yığılmış, başı önüne düşmüş genç irisi muavin.
Sürücü sigaranın birini söndürüp, ötekini yakıyor.
Yol tenha, gözler uykusuzuktan kızarmış... SİTE:www.kitapyurdu.com
%19
indirimli
Liste Fiyatı: 12,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 9,75 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün
Kazanacağınız puan: 20
Yayın Yılı: 2007 182 sayfa İthal Kağıt 13,5x19,5 cm Karton Kapak ISBN:9759950736 Dili: TÜRKÇE
Yayından kaldırılan diziden ötürü hikayeyi bildiğimi sanıyordum aslında alakası yokmuş okuyunca anladım... İlk başlarda klasik türk filmi gibi ya diye diye okudum ama elimden de bırakamıyordum okunmaya değer, çok fazla birşey beklemiyorsak, Kutlu'yu seviyorsak, kitaplığımızda özel bir mustafa kutlu rafı varsa okuyun derim...
KatılıyorumKatılmıyorum
hayayya ne çok açılan ve kapanan kapı var.marifet kapanan kapılardan hızla uzaklaşıp,doğru kapıları açmak.yaşananlar karşısında dağ gibi durabilmek zor belki ama,marifet başını eğmek yerine onurlu bir şekilde kırılmakta.ve aşkına sahip çıkmalı insan,sonraları düşünmek yerine anları değerlendirmeli.ve zehra kadar güçlü ,cesur olmalı.yanlış hesaplar gittikleri yerlerden dönerler,iş o ki doğruluğunu koru,inancını yitirme.bir nefeste içilen ,biraz klasik ama içimizden,sıcak bir öykü.dışımızda olanları anlatmak,bizi ütopyalardan haberdar etmekten başka bir işe yaramaz
KatılıyorumKatılmıyorum
Mustafa Kutlu’nun ismini çok duyduğum için bir kitabını okumak istedim. Hikaye yazsa da aslında küçük bir roman.. Anlattığı şeyler Yeşilçamın klasikleşmiş hikâyelerinden çok da farklı değil. Galiba daha iyisini bekliyordum. Sıkılmıyorsunuz ama ne yeni bir hikâyeyle ne de yeni bir anlatımla karşılaşıyorsunuz.
KatılıyorumKatılmıyorum
Mustafa Kutlu'nun sonbahar çiçeklerinin en tazesi. Cihan'ın tutukluğunun yol açtığı bir dizi hikaye. Bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu...
KatılıyorumKatılmıyorum
Yeşilçam tadında bir öykü... Kader ve tövbe kavramlarını sorunsallaştıran bir metin... Mustafa Kutlu'nun kanıksanmış meddah üslubu... Ve bir çırpıda okunuveren bir kitap...
KatılıyorumKatılmıyorum
mustafa kutlunun kitabı gercekten cok güzel. sankı okumuyorsunız da kştabı dınlıyorsunuz. mustafa rik ediyorum.kutlu sankı bır meddahmıs gibi kitabı anlatmış. teb
KatılıyorumKatılmıyorum
Oldukça akıcı bir kitap.Ama kitabın ortasında şöyle bir soluklanma ihtiyacı hissettim.Kitap edebi anlamda çok yoğun.İyi bir ders de veriyor:Hayatta kapıları açmak zordur;ama imkansız değildir!
KatılıyorumKatılmıyorum
Eylül geldi ve Mustafa Kutlu’nun bir kitabı daha çıktı. “Kapıları Açmak”.
Kapıları Açmak, en çok Zehra’nın hikâyesi. Onun kendi tercihleri dışında yitirdiği o küçük güzel dünyasını yeniden bulmaya çalışmasının hikâyesi. Onun sevdası, hasretleri, hüzünleri ve az da olsa sevinçleri. Bir trajedi değil ama “Kapıları Açmak”. Kadere dair bir hikâye.
Kapıları Açmak, Cihan’ın hikâyesi aynı zamanda. O kendini bir türlü ifade edemeyen, o tutuk Cihan’ın. Zehra’sına kavuşamayan, Kerem gibi dağları delmek yerine gönlünü dağlayıp susan ve acı çeken Cihan.
Kapıları Açmak bir yandan da Mahir Hoca’nın hikâyesi. O büyük “modernleşme” kasırgasına rağmen geleneğe dair bir şeylerin dipten dibe hâlâ yaşadığını gösteren bir şahsiyet Mahir Hoca.
Kapıları Açmak Ahmet’in de hikâyesi elbette. Delikanlı imajıyla dolaşan, dostlukrına da düşmanlıklarına güven duyulmayacak biri Ahmet. O küçük hesapları uğruna kardeşini bile harcamaktan geri kalmayan Ahmet.
Bir de İpsiz Kemal var elbette. Bir hazır yiyici Kemal. Köşe dönücü. Hayatı boyunca elini uzattığı her şeyi avuçları arasında ziyan etmiş, savurmuş biri o. Zehra’ya en büyük kötülüğü de o yapıyor nitekim.
Kapıları Açmak elbette bunlardan ibaret değil. Bir hikâye ne kahramanlarından ne de anlatılanlardan ibarettir zira. Artık kasaba olmaktan çımış ama şehir de olamamış, kasaba olmanın getirdiği değer yargıları yitirmiş ve yerine de bir şey bulamamış bir yerleşim brimi olan Kapıları Açmak’ın mekânı şüphesiz sadece bir yerleşim biriminden ibaret değildir.
Kasaba iken Mahir Hoca’nın şahsında tecelli eden bütün o güzellikler yerini İpsiz Kemal’in, Ahmet’in çevirdiği fırıldaklar almaya başlamıştır.
Kasaba iken ona hayat veren kaynaklarını yitiren ve turzimle tanışınca da “kolay para” ile palazlanıp kimliğini yitiren bu yerleşim biriminin kalbi olan tekke, festivalin yapılacağı alanın genişletilmesi bahanesiyle bütün estetik ve tarihi değerine rağmen yıkılmak üzeredir.
Belki de daha fazla anlatmamak lazım. Ne de olsa anlatılacak olanlar “Kapıları Açmak”da mevcut. Her şey kitap kapağını açmaya bakıyor yani. Kapağı bir açmayagörün… “Gökyüzü, bulutlar, kuşlar, ağaçlar, insanlar, sesler, renkler, umutlar, düşünceler, özlemler, sevinçler, aşklar.”
Mustafa Kutlu yeni kitabı “Kapıları Açmak”la kıssalara uzanan geleneğimizin izini sürdürmeye ve yazılmaktan çok anlatılarak, daha doğru bir ifadeyle söylenilerek kurulan eski hikâyemizi modern bir anlayışla kendince yorumlamayı sürdürüyor. Sonuçta Kutlu’nun yaptığı söylenilen o eski hikâyelerin ihya edilmesi çabası değil. Bu zaten beyhude bir emek olmaktan öteye gidemezdi. Kutlu’nun ‘meddahı’, okunan bir başka ifadeyle kâğıt üstünde kurulan bir hikâyede bir tat olarak yer alan modern bir anlatıcıdan ibaret. Kutlu yazı macerasının “Uzun Hikâye’den sonraki bölümünü şu sözlerle özetlemişti. “Halk kültürü ve halk hikâyelerini de çok önemsiyorum. Önceki kitaplarımın divan edebiyatı gibi yüksek zümre için olduğunu kabul edersek, bunların da halk edebiyatı için olduğunu kabul edebiliriz. Çünkü bu kitapları yediden yetmişe herkes çok kolay okuyor.”
“Kapıları Açmak” böyle bir hikâye çünkü…
Tıpkı akarsu boyunca yuvarlana yuvarlana çapaklarından, fazlalıklarından arınan taşlar gibi Kutlu’nun olgun sesinin de her hikâyede biraz daha arındığına şahit oluyoruz. “Kapıları Açmak”ın geçmiş bir zamanda değil de alabildiğine geniş zamanda söyleniyor olması yazarının hayata ihatalı ve ihatalı olduğu kadar net/berrak/sade bakışından kaynaklanıyor. Hiçbir zorlama, yapay ifadeye yer yok Kutlu’da. Bir ırmağın akışı gibi kendi mecrasında ve kendi kaderinde ilerliyor anlatılan.
Eylül geldi ve Mustafa Kutlu’nun bir kitabı daha çıktı. Biz sayfaları açmak telaşına kapıldık ister, istemez. Belki biz “Kapıları Açmak”ı okuduğumuz esnada Mustafa Kutlu da yeni kitabını yazmaya başlamıştır. Heyhat…
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com