Stefan Zweig, edebiyattan felsefeye, tarihten tiyatroya kadar her alanda kalem oynatmış; yapıtlarında çağlarının önde gelen kişilerini kıyasıya sorguya çekmiş; çökmek üzere olan bir toplumun aldatıcı manevi değerlerine körü körüne inanmak gafletinden ömrü boyunca kaçınmış usta bir yazardır. Kılı kırk yaran gözlem ve çözümleme gücüyle insan ruhunun dehlizlerine korkusuzca dalmış, kişilerin patolojik yanlarına oldu olası büyük bir ilgi duymuştur. Bir Kadının Yirmi Dört Saati ustalığının ilginç örneklerindendir.SİTE:www.kitapyurdu.com
%23
indirimli
Liste Fiyatı: 4,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 3,08 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 2 gün
Kazanacağınız puan: 6
Çeviren: Samih Tiryakioğlu
Yayın Yılı: 1986 104 sayfa 3. Hm. Kağıt 12,5x19,5 cm Karton Kapak ISBN:9753853309 Dili: Türkçe
Bu kitapta bir kadın var...
Elleri, özellikle kumarbazların ellerini, o ellerin en ufak devinimlerini çok iyi tanıyan...Ellere bakarak oyun oynayan, ellerle karakter tahlilleri yapan...
Bu kadın kimsesiz, yaralı, bitik...
Karşısına tutkulu bir kumarbaz çıkıyor ve onunla aşkla, ihanetle, yalanla, merhametle, korkuyla, tutkuyla, hayal kırıklığıyla, tiksintiyle, mağrurlukla, anaçlıkla ve birbirine yakın ve birbirine zıt daha pek çok duyguyla sarmal olmuş bir gün geçiriyor...
Günün bitiminde, iyilik, kötülüğe yeniliyor ama kötülüğün bir çıkmaz yol olduğu ve onunda nihayet sonlandığı anlaşılıyor. İyilik yaşama tüm gizleriyle birlikte yeniden tutunuyor, yeniden doğuyor.
Stephan Sweig'ın kitapları da hayatı gibi, DERİNN.. Bir kadının 24 saatini merak ediyorsanız okuyun, biraz da yazılanları anlayın, belki kadınları da anlayabilmek adına bir adım daha atmış olursunuz baylar :)
KatılıyorumKatılmıyorum
Bu kitabı ilk aldığımda, kadınları daha iyi anlayabilmeyi umarak okumaya başladım. Kitabın sonuna doğru aslında ümidimi kesmiştim. Yazarın da benim gibi "O" anlaşılması zor varlıkları anlayamadığını düşündüm. Fakat kitabı bitirince şu kanıya vardım: Kadınlar tamamıyla duygusal varlıklar. 24 saat içinde bile bir erkeğe tüm hayatlarını emanet edebilecek kadar saf ve temizler. Yeter ki biz erkekler onları anlayabilelim. Onların istediklerini doğru kavrayabilelim. İşte bu kitap böyle bir hikayenin ürünü.
KatılıyorumKatılmıyorum
Zweig deyince akan sular durmalı ve dururda bende.Bir kadının 24 saatini hayatını özetleycek kadar güzel bir psikolojik gözlemlemeyle veren başka hangi kitap vardır.
KatılıyorumKatılmıyorum
içinizde bilmediğiniz sizden apayrı bir parça duruyor.,sadece anların içinde ortaya çıkmak için pusuda bekliyor...başka zamanlarda aşağılayacağınız,nefret ya da tiksintiyle,horgörü ya da kibirle bakacağınız şeyleri bu yüzden yapıyorsunuz.asla yapmayacağınızı,yapamayacağınızı sandığınız şeyleri yaptırıyor bu size apayrı parçanız.anlık şeyler...siz farkına bile varmadan büyük bir şaşkınlık ifadesi yerleşiyor yüzünüze,kurnazlaşan bakışlarınızın ardında o temiz benliğiniz uyanıyor hiddetle...bir an neleri değiştirebilir,neleri yıkabilir böylece görüyorsunuz.stefan zweig'inbir kadının yirmi dört saati adlı kısa hikayesinde bu gerçekle karşılaşırsınız,kendinizden uzak tutmaya çalıştığınız ama yaptıklarını bir türlü unutamadığınız o diğer benliğinizi bir yabancıya anlatma ihtiyacı ile tutuştuğunuz zamanları hatırlarsınız en çok da...
KatılıyorumKatılmıyorum
Bu kitabı okuduğumda aklıma İslam' ın mahremiyete verdiği önem geldi. Ve İslam'ın bu derece mahremiyete önem vermesinin sebebini daha iyi anlamış olarak İslam'ın - bi arkdaşın dediği gibi-fıtrat dini olduğunu daha iyi anladım. Aslında kitap insanın kendi içinde nefs(KÖTÜ) ve ruhunun(İYİ) yaşadığı savaşı anlatıyor. Ve insanın nefsinin kurbanı olduğu anlarda yaşadığı huzursuzluğu ve anaforu anlatıyor. Bence bu kitap okunup rafa konulduktan sonra üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap. Çünkü kitap gerçekleri anlatıyor.
Selametle kalın...
KatılıyorumKatılmıyorum
zweig bir tasvir ustası. kumarbazın ellerinin hareketlerini sayfalarca anlattığı bölümü hiç sıkılmadan hayalinizde canlandırabiliyorsunuz. zweig aynı zamanda insanı en zayıf yerinden insanlığından yakalar bu yüzden de bu çok kısa kitap hedefine ulaşır tıpkı yaşamını da kısa kesen zweig gibi.zweig'in bu kitabını özellikle amok koşucusunu mutlaka okuyun arkadaşlar. insanlığın gittiği noktaya dayanamayarak karısıyla birlikte 2.dünya savaşında zehirlenen bu deha bence okunmayı hakediyor.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com