Ana Sayfa sepetim yardım
Yeni Kitaplar Çoksatan Kitaplar Yazarlar Yayınevleri

       
Ortaklık  Puan Kataloğu   İlk Alışverişim   Bize Ulaşın
Hoşgeldiniz
Yeni Ziyaretçi Kılavuzu
Ücretsiz üyelik için tıklayınız

ÜYE GİRİŞİ

Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum
 
Üye iseniz tıklayınız.
Sepetiniz Boş


  Cengiz Han'a Küsen Bulut
Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov,Refik Özdek








Cengiz Aytmatov
ÖTÜKEN NEŞRİYAT


Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi ele alır. Çok güzel bir aşk hikâyesi ile diktatör karşısında ferdin durumunu işler. Sovyet rejimi ile bu efsâne arasında paralellik kurar.SİTE:www.kitapyurdu.com

  %28   indirimli
Liste Fiyatı: 7,00  YTL. Kitapyurdu Fiyatı: 5,01 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 3 gün Kazanacağınız puan: 10
Çeviren: Refik Özdek
Yayın Yılı: 2007
İthal Kağıt
112 sayfa
12x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9754370540
Dili: Türkçe

İLGİLİ KONULAR:
Edebiyat > Roman (çeviri)

Cengiz Han'a Küsen Bulut

Cengiz Aytmatov
5,01 YTL.

Kimya Hatun / Mevlana Celaleddin- i Rumi'nin Hareminden

Saide Kuds
8,48 YTL.
İKİLİ TEKLİF
Toplam 13,49 YTL olan kitapları birlikte alın
11,73 YTL ödeyin.



Bu kitaba link vermek için alttaki html kodu web sayfanıza koyabilirsiniz;


Yukarıdaki ürünü satın alanlar aşağıdaki ürünlerle de ilgilendiler

Toprak Ana

Cengiz Aytmatov
5,01 YTL.

Gün Olur Asra Bedel

Cengiz Aytmatov
11,08 YTL.

Dişi Kurdun Rüyaları

Cengiz Aytmatov
11,08 YTL.

1-10/31

katılan 2 kişi, katılmayan yok düzenli 25.06.2008
Eser sizi ta eski zamanlara Büyük Moğol imparatorluğu zamanına götürecek.Kendinizi steplerde uzun yolculuklarda zannedeceksiniz.Gerçekten eşsiz bir kurgu.

Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 14 kişi, katılmayan yok memolee17 16.05.2008
sosyal işkenceleri bir buluta bağlayarak anlatmayı da ancak aytmatov başarabilirdi herhalde. bu kitabı bir günde bitirdim. etkisinden bir haftada kurtulabildim. hiç düşünmeden almanızı önerebileceğim bir kitap.
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 3 kişi, katılmayan yok GÖNÜL@DOSTU 01.05.2008
YAZAR ÖYKÜ İÇİNDE ÖYKÜ ANLATMIŞ VE İLGİNÇ OLMUŞ... Eee ÖYLEYSE İLGİNÇ OLANIN PEŞİNDEN GİDİLİR, İÇİNE GİRİLİR .... BEN GİRDİM SIRA SİZDE.... BUYRUN KAPI BU KİTABIN KAPAĞIDIR...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 3 kişi, katılmayan 1 kişi rhaprados 14.02.2008
Gün Olur Asra Bedel i anlamak için gerekli.
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 1 kişi, katılmayan 2 kişi mido 20.09.2007
Bir yanda idealist bir egitimcinin dusundukleri nedeniyle olume gitmesi,oteki yanda bir ailenin dagilmasi. Gün Olur Asra Bedel'i daha iyi anlamak için okunması gereken bir eser.
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 9 kişi, katılmayan 2 kişi Murat GÖKBULUT 19.01.2006
Kitabı alışım daki tek sebebe GÜN OLUR ASRA BEDEL'in devamı olduğunu düşünerek aldım,okumadan önceki düşüncem gün olur asra bedel eserinde bu kitabında mutlaka okunmaası yönündeki bir tavsiyeydi ama benim kanaatimce bu kitabçık bir başka eserin devamı değil başlı başına bir eser,Gün olur asra bedel olmasa bile bı kitap okunmaya değer diye düşünüyorum.Cengiz han nasıl atıyla dertleşiyorsa Kazangab ta devesi karanarla bir sırdaş olmuş onla maziye dönüp anılarını canlamıitı tıpkı Cengiz Han gibi..İdealleri uğruna dahi ama zalim bir imparatorun doğa kanunlarına ve GÖK TENGRİ'ye inat sevginin en kutsal ve en güzel meyvesi olan çoçuk yapılmasını yasaklaması , buna karşın terzi kadın ve genç subayın sevgileri uğruna yaptıkları fedakarlık insanı mutlu etsede sonları bir okadar da hüzünlendiriyor,Gerek bu eser gerekse GÜN OLUR ASRA BEDEL eserinde hosuma giden en iyi yön AYMATOV'un uslubuydu buğünü ve geçmişi ;buğünü ve geleçeği çok iyi harmanlayıp şaheserler vermiş.diğer eserlerini de okumak için can attığımı belitmek isterim.hatta zamanım olsa kaç kitabı varsa okurum.anlatış ,yorumlayış ve bütün insanlık tarihinin ortak sorunlarına bakış acısı insanın ufkunu acıyor..

Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 2 kişi, katılmayan 1 kişi Ahmet SARIBAŞ 16.11.2005
Cengiz Han kendisine muhafızlık yapan bulutu kaybetmişti.İnsan gerçeğine aykırı tavrı onu sevimli bulutundan temişti.Aytmatov bu romanında da ustalığını konuşturuyor.Romanlarına serpiştirdiği efsaneler onun eserlerini daha uzun soluklu kılıyor.Bu roman GÜN OLUR ASRA BEDEL ROMANI'nın içinde olması gereken bir bölüm fakat Rus yönetimi yayınlanmasına izin vermemişti.Bir bakıma iyi olmuş.Diğer romanda bir günde yaşanan olaylar ileri geri dönüşler sayesinde bir ömrü anlatmıştı.Cengiz Han'a Küsen bulut romanı sayesinde bir kez daha eski günlere döndük.Anlattığı dönemi tüm çıplaklığıyla ifade eden bir roman....Okumayanlar için büyük bir eksik...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 7 kişi, katılmayan 2 kişi Murat Günaydın 10.06.2005
Cengiz Aytmatov’un bu eseri, “Gün Olur Asra Bedel”in içinde başlıca bir bölüm olarak yer alması gerekirken dönemin siyasi şartlarından dolayı kitaptan çıkartılmış ve şartların olgunlaşmasıyla ayrı bir kitapçık olarak yayınlanmıştır. Aytmatov’un bu eserinde Abutalip Kuttubayev’in nasıl öldüğünü ve Abutalip üzerinden KGB’nin acımasız sorgulama yöntemlerini ve ajanların yapmacık daha doğrusu trajikomik hayatlarını öğreniyoruz.
Abutalip’ın tutuklanma sebebi anılarını yazması ve bölgede anlatılan kimi efsaneleri,
masalları derlemesiydi. Onu sorgulayan Tansıkbayev bir suç unsuruna rastlayabilmek, mahkeme karşısında elindeki delilleri güçlendirmek için derlenmiş bu efsaneleri dikkatle okuyordu. Bu okumaları sırasında “Cengiz Han’a Küsen Bulut” başlığıyla kaleme alınmış olan efsaneyi daha bir dikkatle inceledi. Efsaneye göre devletini yöneten Cengiz Han, subaylarına çocuk sahibi olmasını yasaklar ve emrine itaat etmeyeni cezalandırırmış. Bir gün seferdeyken emrine itaat etmemiş olan subaylarından birini ve onun eşini asarak öldürdükten sonra o güne kadar başından hiç ayrılmamış olan beyaz bulut, Cengiz Han’a küser ve onun idam ettirdiği subayı ile eşinin henüz yeni doğmuş olan çocuklarına sahip çıkmış olan ve fakat şimdi ceza olarak çölde ölüme terk edilmiş bulunan Altın adında yaşlı bir kadının başına gider.
Batı’nın fethi için büyük bir sefere çıkmış olan Cengiz Han, başındaki beyaz bulutu gördükçe Gök-Tengri’nin yanında olduğuna inanıp bundan güç alırken şimdi her tarafına bakınmasına rağmen o beyaz bulutu göremiyor ve Gök-Tengri’nin kendisinden yüz çevirdiğini anlayarak daha ötelere gidecek gücü kendinde bulamıyor ve fetih işiyle oğullarını, torunlarını görevlendirerek anavatanına dönüyor ve orada ölüyor.
Aytmatov bu eserinde Cengiz Han’ın seferini, özellikle seferin ilk günlerini anlatırken üstü kapalı da olsa Stalin’e ağır göndermelerde bulunuyor ve sefere çıkmış olan bu büyük ordunun, bütün bu hazırlıkların sadece Han’ın keyfi için yapıldığını, onbinlerce insanın onun teşvikiyle, ondan esinlenerek, onun dinmek bilmeyen şan, şeref ve kudret tutkusunu tatmin için onun gösterdiği yere talime gider gibi gittiklerini açıklayarak (s. 34-35) 13. yüzyıldan kalma bir devlet adamının şahsında günümüzde yaşamış olan bir devlet adamının baskıcı vahşetini anlatmıştır.
Tansıkbayev ilgisizlik yüzünden yıllarca terfi edememiş ve sıkıntılar içinde yaşayarak sürünmüştür. Bundan dolayı Kuttubayev davası onun için bir bakıma kötü talihinin dönüm noktasıdır. Eğer bu davadan
başarıyla çıkarsa kariyerinin doruğuna ulaşacağından emindir (s. 11). Dolayısıyla Abutalip suçsuzda olsa onu suçlayacak bir şeyler bulmalı, elinden geleni yapıp teşvik olarak verilen ödülleri almalıydı.
Devlet görevinde bulunanlar için yaşamanın anlamı; lükse kavuşmak, konfor içinde yaşamak, evde kanyak içmek, evleri düşmandan alınmış avizelerle süslemek ve sofraları yine düşmandan alınmış yemek takımlarıyla donatmaktı (s. 13). Bunlarla ilgi çekmekten, bunlara ilgi duymaktan daha önemli bir şey yoktu dünyada.
Tansıkbayev,
insanları milliyetçi olarak suçlamanın ve yargılamanın gittikçe güçleştiğini fark ettikçe keyfi kaçıyordu. Çünkü artık milliyetçilikten söz etmekten korkuluyor, milli değerler, ana diller, milli ve dini olan her şey aleyhinde atıp tutuluyor ve Lenin ağızlardan düşmüyordu. Böyle tür insanları artık neyle, nasıl suçlayacaklardı? (s. 17)
Kuttubayev dosyası aslında amirler tarafından pek ciddiye alınmayıp ikinci derecede önemli bir bilgi olarak sunulmuşken, Tansıkbayev dosyayı işlemiş , yoğurmuş ve önemli bir
hadise haline getirmiş ve terfisini buna bağlamıştı (s. 17-18)
Yugoslavya’nın bağımsızlığını ilan etmek istemesi İngilizlerin etkisinde kaldıkları tezine dayanıyordu. Fakat Sovyetler birliğinin elinde bu tezi güçlendirecek veya gerçekliğini ispatlayacak bir bilgi veya belge henüz yoktu. Fakat Abutalip’in anılarında İngilizlerle görüşüldüğünü anlatması bu tezi önemli ölçüde güçlendiriyordu. Bu bakımdan davanın önemi ve uyandıracağı etki de daha büyük olacaktı (s. 19).
Devlet hizmetinde bulunanların gözünde Stalin Tanrı olarak görülüyor ve ondan Kudret Tanrısı olarak söz ediliyordu. Herkes kendisini Kudret Tanrısı’nın hizmetine adadığını biliyordu.
Yöneten ile yönetilen arasında beliren bu anlayış, ortaçağ’da görülen
efendi-köle ilişkisinin evrimleşmiş bir hali. Diğer bir deyişle; mankurtlaşmanın değişik bir boyuttaki yansıması.
Tansıkbayev’e göre bazıları
insan hayatının önemli olduğunu düşünmekle yanılıyorlar. Ona göre devlet, bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır (s. 22).
Bu anlayış Cengiz Han’da da görülüyor. Han, her şeyin üstesinden ancak kuvvetle
gelinebileceğine inanıyordu. Zavallı ölümlülerin lafı bile olmazdı (s. 36).
Abutalip kendisini Hz. Adem ile Tansıkbayev’i ise
şeytanla özdeşleştiriyor ve kendisini [Hz.] “Adem’in yaratılışına kadar uçsuz-bucaksız evrende Şeytanın aylak olarak geçirdiği günlerin ağır bedelini ödeyen insan ırkının temsilcilerinden biri olarak görüyordu. Şeytanla hemen uyuşan, anlaşan tek yaratık insan idi. Bu uyuşma sonunda, yüzyıllar, bin yıllar boyunca kötülük ekti, kötülük biçti ve kötüye zafer kazandırdı. Evet, kötülük yapma ve yayma konusunda insanla yarışabilecek yaratık yoktu. İşte bu bakımdan Abutalip için Tansıkbayev, ezelden ve doğuştan kötülük yayıcıların bir temsilcisiydi.” (s. 92-93). Madem ki “Şeytanla hemen uyuşan, anlaşan tek yaratık insan idi”, madem ki devlet sadece bir sobadan ibaret ve yakıtı da yalnızca insandı… o halde bu sobayı söndürebilmek için yakıtını -yani insanı- ortadan kaldırmak, sobayı yakıtsız bırakmak gerekirdi. Romanın sonunda Abutalip kendisini bir trenin altına atarak intihar ediyor ve Tansıkbayev’in bütün planlarını bozuyor. Tansıkbayev elinden kaçan böyle bir fırsata çok sinirleniyor, onun kendisini atlatmış olmasını hazmedemeyerek bu beklenmedik olayın muhafızların kumandanını sorumlu tutuyor (s. 111-112).
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 2 kişi, katılmayan 1 kişi SiPer 09.05.2005
Bu kitabı çevirmenin belirttiği üzere, Gün Olur Asra Bedel kitabının bir parçası olarak kabul edip okudum. Cengiz Han ile ilgili hikayeyi beğendim, yazar dünya’yı kasıp kavuran,yağma ve talan eden, nereye gömüldüğü bugünde belli olmayan, hala bir giz olarak kalan Cengiz Han’ı çok başarılı bir şekilde roman kahramanı haline getirmiş, öyle ki yaşadığı tereddütler, kızgınlıklar ve korkular ile Cengiz’in de en nihayetinde bir insan olduğunu hatırlıyorsunuz. Bununla beraber zavallı Abutalip Kuttubayev’in hazin sonunu da yüreğiniz acıyarak öğreniyorsunuz. Baskıcı bir yönetim altında ezilen bu zavallı insanlar için ancak gözyaşı dökebiliyorsunuz…
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 2 kişi, katılmayan yok ginza 07.02.2005
Aytmatov'un kitaplarını okumaya devam ettikçe, kitapları açıklayıcı yorum yapma ihtiyacı hissetmemeye başladım. Yani bu kitapta şu oluyor bu oluyor demeye lüzum hissetmiyorum. Kitaplar hakkındaki düşüncelerimi de kelimelere sığdıramayacağımı hissediyorum. Bu romanlar bütün bunların üzerindeymiş ve yorum için kullanılacak kelimeler de kifayetsiz kalacakmış gibi geliyor bana. Onun için tek söyleyeceğim:Aytmatov ise okuyun. Bir kitapseverin ve edebiyatseverin aradığı hemen her şey bu kitaplarda var bence. yalnız Gün Olur Asra Bedel'deki "ayni" hadisesinin bu kitapta da hiç bir düzelme göstermeden devam ettiğini görmek kitapseverleri şaşırtacaktır. Çevirmen bu kelimenin Türkçe'de böyle kulalnıldığını mı zannediyor acaba? Lütfen imla ve gramere dikkat.
Katılıyorum Katılmıyorum

1 2 3 4 Sonraki 10>>

Diğer Yorumlar

Hata bildirimi:
Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.

Ana Sayfa | Yeni Çıkanlar | Çok Satanlar | Konu Başlıkları | Yazarlar | Yayınevleri | Arama | Üye Sayfası | Sipariş Takibi |
Ortaklık | Puan Kataloğu | Yardım | Kampanyalar | Kitap Dergisi | Sahaf | Tavsiye | Alışveriş Sepeti |
Bize Ulaşın | Bizimle Çalışmak İçinBasında Biz      


kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.


kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz. www.kitapyurdu.com