Türk basınının önemli kalemi Mehmed Şevket Eygi özellikle Türkiye'li müslümanlar tarafından yakından tanınan bir yazardır. Uzun yıllar çıkardığı gazetelerde Türkiye'de yaşayan dindar insanların haklarının kazanılması için mücadeleler vermiş, idealleri uğruna düşünce suçlusu olmuş, yargılanmış ve cezaevlerinde kalmıştır.
Eygi, günümüzde inançlarını bir takım menfaatler uğruna değiştiren kişilerin aksine yıllardır inandığı gerçekleri taviz vermeden tüm sıkıntılara karşılık savunmaya devam etmiştir. Bir siyasetbilimci olan yazar, on yıldan fazla bir süredir "Sabetay Sevi ve Türkiye Sabetaycılığı" konusunda makaleler yazmaktadır. Müslüman bir yazarın yahudi teolojisine dayanan bir dini akım konusunda yazması yayınevimizin dikkatini çekmiştir. Şunu kabul etmek gerekiyor ki Mehmed Şevket Eygi Bey sabetaycılık sorununun islami platformlarda ve müslümanlar arasında tartışılmasını sağlayan kişidir. Gündelik yazılarında pek çok kez konuya eğilmiş tarafsız bir gözle özellikle siyasi karar alma sürecinde sabeyatcıların davranışlarını incelemiş ve bu konuda eleştiriler yapmıştır.SİTE:www.kitapyurdu.com
köşesinden de takip ettiğim mühim birkaç yazarımızdan biridir.eygi..kitabı ŞİDDET ile TAVSİYE ederim..çünkü meşrutiyetten beri ülkemizin İLİĞİNİ kurutan selanik dönmelerini isim vermeden de olsa ifşa ediyor..bir hatası var o da son sayfalarda ermeni yazarlar etyen mahçupyan ve hırant adlı ermeni yazarlara sevgilerini sunarcasına övmüş..bu yorumuna katılmıyorum..çünkü adı geçen yazarlar..soykırım!!!iddasının gizli en ateşli savunucularından..neyse bu ayrı konu..okuduğum yahudilik üzerine en İYİ KİTAP desem cuk diye oturur..tavsiye ederim..şu baştaki yorum yazan arkadaşlar ülke gündemini takip etmedikleri için..yazarın tekrar tekrar larını tam olarak anlayamamışlar sanırım...
KatılıyorumKatılmıyorum
yazarın basında çıkan yorumları toplanıp önümüze atılmış. hepsini toplasan üç beş sayfa tutar ya da tutmaz. hiç bir şey ortaya koymamış. hiç yeni bir düşünce tarzı geliştirmemiş. bir kurum oluşturulsun, adı da yahudilk üzerine bilgi veren bişeyler konsun diyor. başka da bişey demiyor. verdiğim paraya acıdım açıkcası..
kitabı sadeleştirsen 3-5 sayfa anca kalır. hep aynı şeyler tekrar edilmiş antisemitist olmadığını sıkca söyleyen yazar antisemitizm yapmaktan da kendini alamamış. okumak zaman kaybıydı bence. ayrıca sabetaycı olan önemli görevlerdeki kimselere sık sık atıfta bulunmuş ama kimsenin ismini açıklamamış. yazar cesaretli olmalı ya bu konulara hiç değinmeyeceksin ya da kim olduklarını açıklayacaksın. bunları yazarın bildiğinden de şüpheliyim zaten. Türkiye de beğenmediğimiz, hoşumuza gitmeyen kişilere hemen yadudi damgası vuruyoruz zaten. sanki yahudilik utanılacak birşeymiş gibi. Hep bunlar arap hayranları yüzünden oluyor. ayrıca kitapta Mustafa Kemal Atatürk'e de sabetaycı damgası vurulmuş. kitabı okurken parçalamamak için zor tuttum kendimi. okumaya değmez.
KatılıyorumKatılmıyorum
üniversite yıllarımda aldığım bir kitaptı ve okuduğumda çok şaşırmıştım.Sabatay Sevi yi ve onun gizli cemaatini ilk kez duymuştum.Bilgilendirici bir kitap oldu benim açımdan ama bazı isimleri açıklasaydı daha iyi olurdu.
KatılıyorumKatılmıyorum
Yazarın 1993-1999 yıllarında dergi ve gazetelerde yayınladığı Sabetaycılar hakkındaki yazılarından derlenmiş bir kitap olan elimizdeki eser bu yüzden pek çok yerde tekrara düşmüş olmasına rağmen ilgi ile okunabilecek bir kitap. Yazarın özellikle üzerinde durduğu konu ise Sabetaycıların gizlilikten çıkıp açıkça kendilerini belli etmeleridir. Sabetaycıların Türk ve Müslüman gibi görünüp gerçekte Yahudi olarak yaşadıklarını, Türk ve müslüman kimlikleri ile islama saldırıp ağır hakaretlerde bulunduklarını ve bunun kabul edilemez olduğunu yazıyor. Özellikle Muiz Kohen’in Tekin Alp takma ismiyle has Türk ve Müslaman gibi ortaya çıkıp "kahrolsun şeriat" diye kitap yazmasının hiç bir iyi niyet ile bağdaşamayacağını ilave ediyor. Atatürk’ün öğretmeni Şemsi Efendinin de bir Sabeytacı olduğu da kitapta bulabileceğimiz konulardan. Yakın tarihimizin çok önemli bir şahsiyetinin Sabetay cemaatinden olduğunu fakat bunun kimliğini yazmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Sabetaycılıkla ilgili okuduğum diğer kaynaklarda da yazarların aynı ifadelerine rastlamıştım. Yazar kitabında ayrıca Sabetaycıların kısa tarihinden bahdediyor. Buna göre; Sabetay Sevi adlı Haham 1667 yılında Selanik’te mesihliğini ilan ediyor ve tüm Yahudileri buyruğunda topluyor. Yahudiler kendisini kurtarıcı olarak tanıyor. Padişaha yapılan şikayet üzerine huzura çağrılıp cezasının idam olduğu, Müslüman olması şartıyla affedilebileceği söyleniyor. Bunun üzerine idamdan kurtulmak için müslümanlığı kabul ediyor fakat Yahudi cemaati bu yüzden kendisine yüz çeviriyor. Gerçek mesihin göstermelik de olsa dininden dönmesini kabul edemiyorlar. Fakat sadece ikiyüz aile Sabetay Sevi’ye hak veriyor ve yaptığının doğru olduğunu kabul edip kendileri de Sabetay Sevi gibi dinlerini değiştirmiş gibi yapıp görünürde Müslüman gerçekte Yahudi olarak yaşamaya başlıyorlar. Bugünkü Sabetaycılar da bu ikiyüz aileden gelen nesiller oluyor.
SÜREKLİ HASIR ALTINA İTİLMİŞ BİR KONUYU İŞLEDİĞİNDEN YAZARA TEŞEKKÜR EDERİM.SÖYLENENLER ŞİDDETLE DOĞRU ŞAİBELİ AZINLIĞIN GİZLİLİĞİNİN KALKMASI GEREK ,SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMELERİNE , KARDA YÜRÜYÜP İZLERİNİ BELLİ ETMEMELERİNE VE DİNİMİZE SALDIRMALARINA BİR DUR DENİLME ZAMANI GELDİ DE ÇOKDAN GEÇİYOR.YALNIZ YAZAR SÜREKLİ AYNI KONULARA DEĞİNMİŞ GEREKSİZ TEKRARLAR ÇOK FAZLA,KİTABIN BAŞINDAN SONUNA KADAR HEP AYNI AÇIKLAMALAR İNSANI EZBERLEME DURUMUNA GETİRİYOR.BAZI İSLAMİ MEDYA YAYINLARINI,KURUMLARI VE KİŞİLERİ BU SABATAYCILIK KONUSUNU SÜREKLİ ÖRT BAS ETTİKLERİNİ KORKTUKLARINI ÇEKİNDİKLERİNİ YAZIYOR AMA KENDİSİDE AYNI ÇEKİNGENLİĞİ GÖSTERİYOR.YAŞAYAN HİÇBİR SABATAYCININ ADINI VERMİYOR ÖLENLERDEN BİR İKİ İSİM VERMİŞ.SÜREKLİ BU GİZLİ CEMAATIN ADLARININ AÇIKLANMASINI TALEP EDİYOR AMA KENDİSİDE AYNI SUSKUNLUĞU GÖSTERİYOR.AYRICA AÇIKCA YAZMASADA ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARINA ASLINDA LAİKLİĞE DESEM DAHA DOĞRU OLACAK GİZLİ BİR SALDIRI VAR.SABATAYCILARIN ATATÜRKÇÜLÜK VE LAİKLİK ARDINA SIĞINDIKLARINI YAZMIŞ AMA CÜMLENİN YANINA PARANTEZ AÇARAK BUNUN DOĞRU OLMADIĞINI DAİR DETAYLI BİR AÇIKLAMA YAPMAMIŞ BU DA SANKİ YAZARIN DA BU DÜŞÜNCEYİ ONAYLIYORMUŞ ANLAMINA GELİYOR.
KatılıyorumKatılmıyorum
Sabetaycılar hakkında yazılmış az sayıda önemli kaynaktan biri. Mehmet Şevket Eygi'yi fırsat buldukça köşe yazılarından da takip ediyorum. Kitapta Sabetaycılık'ın tarihine iniyor. Türkiye'ye nasıl geldiklerini, çocuklarını bugünler için nasıl yetiştirdiklerini, devletin önemli mevkilerini nasıl ele geçirdiklerini, irtica yaygarasını neden çıkardıklarını ve bazı önemli şahsiyetlerin isim vermeden, sabetaycı olduklarını vurguluyor. Bunda da kendisine hak veriyorum. O ismi ya da isimleri bu kitapta açıklasaydı Türkiye de yer yerinden oynardı. Aynı zamanda yazarın da dünyası kararabilirdi.
Anlatımın sadeliği de okuyucuyu sürükleyen bir başka faktör.
Sabetaycılar hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmayan bir kişi için mutlaka okunması gerekli bir kitaptır diye düşünüyorum.
KatılıyorumKatılmıyorum
Çalışmalarını uzun yıllar Sabetaycılar üzerine yoğunlaştıran Şevket Eygi’nin konuyla ilgili ilk eseri. Milli Gazete’de Takvimden Yapraklar ve Sahife başlığı altında kaleme aldığı yazılardan derlenen bu kitapta, ölmüş veya hayatta bulunan bazı ünlü kişiliklerin Sabetaycılığı üzerinde durmuş. Tezi, Türkiye’deki irtica yaygaralarının gerisindeki isimlerin Sabetaycılar olduğu. Bir gazete patronunu versem bütün anlamını bulacağını düşünüyorum tezinin: Dinç Bilgin.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
websrv01.kitapyurdu.com