Mehmet Akif Ersoy diyor ki: “Kur’an’da geçen “kanaat”i, “tevekkül”ü, “sabır”ı, hepsini yanlış anladık. “Sabır” nedir?.. Bize göre “sabır”, ne olursa olsun “katlanmak” demektir. Neye katlanmak? Her şeye. Daha doğrusu katlanılmayacak şeylere. Mesela aşağılanmaya, hakaret görmeye, döğülmeye, söğülmeye; özetle insanlık onurumuzu lekeleyecek kötülüklerin hepsine. Aman yarabbi!.. Kur’an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz!.. “Sabır” katlanmak değil, göğüs germektir. Neye göğüs germek? Sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ıztırabına mahkum olmamak için, önceden her türlü zorbalıklara, her türlü sıkıntılara, mertcesine, insancasına göğüs germek. Hele Kur’an’daki “tevekkül” hiç bizim anladığımız mahiyette mi? “Tevekkül”, Kur’an’ın gösterdiği, Hadis’in gösterdiği “tevekkül”, tüm yolları denedikten sonra olan tevekküldür. Biz cehaletimiz yüzünden dini bu hale getirdik. Din de bizi bu hale getirdi. İslam dini bir miskinlik dini oldu...” Mehmet Akif, bu sözleriyle Kur’an’ın temel kavramlarının yanlış yorumlanarak topluma yanlış belletilmesinin yıkıcı sonuçlarını çok doğru bir biçimde saptamıştır. Müslüman toplumlar “dinsel aydınlanma” olmaksızın geri kalmışlık zincirini kıramayacaktır. Dinsel Aydınlanma; insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen, usdışı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık, boş inançların tutsaklığından kurtarıp; gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen, çalışkan bireylere dönüştürme çabasıdır. Çağlar boyu yığınların beynine kazınan yanlış kavramlar öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunların kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Başka ulusların dinsel aydınlanma deneyimlerinden dersler çıkararak, aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Toplumsal aydınlanmanın geçilmesi zorunlu en önemli evrelerinden biriyse, dinsel düşünce üretiminin ulusallaştırılması ve ulusal dilin olabildiğince özleştirilip sağlığına kavuşturularak yaşamın her alanında egemen kılınmasıdır. Bu kitabında, dil ve din ilişkilerini Müslüman Aydınlanmasının odağına yerleştiren Cengiz Özakıncı, dilin düşünce üretimiyle, dinsel ve toplumsal aydınlanmayla bağlarını gözler önüne sererek, dilimizin bin yıldan bu yana dinsel kaygılarla bozulmuş olmasının, anlama yetimiz ve düşünsel üretimimiz üzerinde nasıl onarılması güç yıkımlara yol açtığını örneklerle gösteriyor ve çözümler öneriyor.
%16
indirimli
Liste Fiyatı: 29,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 24,51 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün
Kazanacağınız puan: 50
Yayın Yılı: 2004 608 sayfa İthal Kağıt 14x23 cm Karton Kapak ISBN:9758410121 Dili: TÜRKÇE
Güzel bir konu , güzel bir kitap ve güzel bir yazar. Bazı vurgular çok fazla tekrarlanarak kitap sıkıcılaştırılsada okunması gereken bir kitap.
KatılıyorumKatılmıyorum
arapçanın dile girdiğini biliyordum ama bu kitabı okuyunca bazı gerçekleri daha iyi anlamaya başladım.daha önce kullandığımız bazı kelimelerin meğerse arapça olmadığını da öğrenmiş oldum.gerçi bazı yerlerde bazı yazarların yaptığı gibi bu kitabın yazarı da aynı cümleleri çok kullanıldığı görülüyor yinede okunacak bir kitap
teşekkür ederim.
Sayın hocam elinize sağlık,bu kitapta dilini bilemeyenin, dinini de bilemeyeceğini çok güzel yalın bir Türkçe ile anlatmışsınız.
Dini zorlaştıran Arap zihniyetlilerin sözde bilim adına dinimizi nasıl korkunç şekilde tanınmayacak hale getirdiklerini bu kitabınızı okuyarak çok daha iyi anladım, yolunuz açık olsun bizleri aydınlattığınız için Yüce Yaratıcı sizlerden razı olsun.
Mehmet Galip
dilimizn nasıl kirlendiğini nasıl tahrip edildiğini anlatan ve bu hususta yazılmış çok güzel bir kitap. Konvükçüş dediği gibi " Bir milleti yok etmek istiyorsan önce o milletin Dilinden başlayın" diye dilin millet için ne kadar önemli olduğunu açıklamış bir şekilde. Lütfen TÜRKÇE konuşalım bu kitabı okulayım
KatılıyorumKatılmıyorum
cengiz özakıncı'nın dil sorununa bakış açısı herkesten farklı, kimileri sadece batıya saldırırken, kimileri görmezden gelirken, kimileri araplara küfrederken, cengiz özakıncı soruna çok farklı bir açıdan yaklaşmış.
eğer dinimii yaşatmak istiyorsak dilimiz yaşatmalıyız, dinimizi anlamak istiyorsak dilimizi yabancı kelimelerin istilasından kurtarmalıyız gibi bir ders çıkıyor kitaptan.
cengiz özakıncı'nın kaleminden kanıtsız ve kaynaksız çıkan bir tane kelime yok.
bu kitap bir başvuru kitabı niteliğinde. kütüphanemin en üst rafına koydum. herkesin dikkatini ilk bu kitap çekiyor. ve bence cengiz bey bunu hak ediyor.
"biz dini bu hale getirdik, din de bizi bu hale getirdi." demiş M.Akif ERSOY. o hal neymiş okuyun da görün.
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitap boyunca Allah mı Tanrı mı dememiz gerektiği sorgulanıyor. Özakıncı kendisini büyük bir dilci gibi gösterse de kendisi bu konuda bir şey bilmediğini gösteriyor. Dilimizin inceliklerini bilmeden bu işe atıldığından kendisini de pek takan yok herhalde.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com