Ümit ederim bu kitapta aktarılanlar, "Hakların ihlali, bu hakların başka haklar üzerinde oluşturabileceği 'muhtemel tehdit' ile meşruiyet kazanır mı?" sorusuna cevap bulmaya da bir nebze vesile olur. Zira Türkiye'deki başörtüsü yasağı, kendilerini "başörtüsü mağduru" olarak tanımlayan sosyal bir sınıfın doğmasına sebep olmuş, son on senede bu konu kanserleşmiş bir yara halini almıştır. Sağlıklı bir şekilde istatistiklere yansıtılsa, acilen müdahale gerektiren bu yaranın belki de dolaylı veya dolaysız olarak her Türk ailesinin sorunu olduğu ortaya çıkacaktır. Bu zaman ve çağda, insanca muamele görmek herkesin hakkı olmalıdır.SİTE:www.kitapyurdu.com
%26
indirimli
Liste Fiyatı: 12,50 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 9,28 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 2 gün
Kazanacağınız puan: 18
Yayın Yılı: 2004 280 sayfa 3. Hm. Kağıt 13,5x21 cm Karton Kapak ISBN:9753629656 Dili: TÜRKÇE
Yeni bir bin yıla adım atmanın arefesindeki Türkiye'de (Malum, olay 1999'un Mayıs'ında gerçekleşti.) demokrasinin nasıl işle(me)diğini çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyan "acı ama gerçek bir Türkiye" kitabı.
Demokrasinin beşiği olan mecliste namuslar üzerine yemin edilen demokrasinin, insan haklarının bile nasıl ayaklar altına alındığını, Merve Kavakçı'nın şahsında millete nasıl "haddinin bildirildiği"nin acı mı acı öyküsü.
Kitap, Türkiye'de siyasetin nasıl yürütüldüğüne dair ilginç bilgiler de veriyor. Bir partinin nezdinde siyasilerin nasıl plansız, kitapsız işler yaptıklarını ve sonra da "zor"u görünce nasıl olup da yan çizdiklerini.
"Tükiye'de ne kadar demokrasi var ve siyaset ne kadar etkili, basının bu oyundaki rolü ne?" gibi soruların cevaplarını merak edenlerin, bu ülkeyi biraz daha yakından tanımak isteyenlerin mutlaka okumaları gereken bir kitap.
"Zorla güzellik olmaz." derler ya, zorlama demokrasi de ancak bu kadar olabiliyor.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hukuk sadece yazılı kaynaklardan ibaret midir değil midir. Bence öyledir ama malum şahıslar ve örgütlerce öyle değildir. o zamanı iyi hatırlayan ve de yaşayan biri olrak o mecliste o an bulunanlara kocaman bir yazıklarr olsun o anda orada olmamak için köşe bucak saklananlara da kocaman bir etek.
Hayatlarımızın artık kısıtlanmaya nereden başlandığını ve demokrasimizin kara bir leke ile donatıldığı zamanı anlatan çalışmada okumanız gerek ve de dikkat etmeniz geren tek şey artık neyin ne kadar hayaımızdan çalındığı.
KatılıyorumKatılmıyorum
Merve Kavakçı olayı, Türkiye’de işleyen hukukun sadece yazılı hukuktan ibaret olmadığını gösterdi. Çünkü, herhangi bir metinde Meclis’te döpiyes giyme mecburiyeti dışında şöyle ya da böyle bir kıyafet giyileceğine dair kural yokken, Merve Kavakçı’nın başörtüsüyle Meclis’e girmesi büyük bir hadise oldu. Kavakçı vatandaşlıktan çıkartılıncaya kadar da sular durulmadı. Fazilet Partisi’nin kapatılmasına kadar giden bir sürecin önemli aktörü Merve Kavakçı, şimdi de yazdığı anılarıyla gündemde.
Milletvekilliği önerisini, 1999 yılında Fazilet Partisi Hanımlar Komisyonu’nda Dış İlişkiler Başkanlığı yaptığı bir sırada Necmettin Erbakan’ın kızı Elif Erbakan vasıtasıyla alır. O günden itibaren seçim döneminde ve sonrasında ilgi odağına oturacaktır. Çünkü adaylığı ile birlikte ilk defa Meclis’e başörtülü bir milletvekilinin girmesi gündeme gelmiştir.
Merve Kavakçı, başından geçenleri anlatıyor. Medyanın üzerinde kurduğu tahakkümü, sadece yabancı basına konuşmayı tercih etmesini ve Fazilet Partisi’nin zor zamanlara yönelik A, B, C planlarının olmayışını, milletvekili seçilme aşamasından yemin törenine uzanan zaman diliminde partisinin tepe yöneticileriyle yaşadığı güven bunalımını ve pek çok olayı anlatıyor. Hüsamettin Özkan’dan gelen yurtdışına kaçma planı bunlardan biri. Bir döneme aktörün kendi ağzından tanıklık etmek için önemli bir kitap. Ancak...
Merve Kavakçı, kendi başından geçenleri yer yer sanki üçüncü kişiden bahsediyormuş gibi anlatıyor. Kendisinin de konuşulacağını tahmin ettiği bir toplantıyla ilgili birine bir şey sorarken ‘Benimle ilgili’ demiyor da “Merve Kavakçı ile ilgili bir şey konuşuldu mu?” diye soruyor. Benin yerini Merve Kavakçı alıyor; ‘ben’ değil bir davanın temsilcisi Merve Kavakçı var artık. “Merve Kavakçı aday olmayı kabul ettiği zaman başı örtülü bir milletvekili olacağını düşünüyordu seçimleri kazanırsa.” Sanki bir tür markadan bahseder gibi. Ağırlıklı olarak insani duygularını yansıtan bir anlatımı değil, özellikle siyasi olaylardan söz ederken Merve Kavakçı fenomenini ele alan bir araştırmacı edasıyla yaklaşmayı tercih ediyor.
Bunun dışında meramını iyi anlatan, bütün hadiseler olup biterken neler düşündüğünü tafsilatıyla veren, hislerinden çok düşünceleri ve yapıp ettikleri üzerinde duran, yer yer karşı tarafa haklı eleştiriler getiren, kolay okunan bir metin ortaya koymuş. Bu yakın geçmişin —kısa dönemli de olsa— önemli figürünü tanımak isteyenlere...
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com