Herşey bitti artık dediğimiz zamanlar olmuştur; aşktan elimizi eteğimizi çektiğimiz, her gün aynı gökyüzüne bakıp iç geçirdiğimiz dar vakitler yorgunuyuzdur mutlaka hayatımızın bir bölümünde. Herşey birbirinin aynısıdır: Deniz bildiğimiz maviliktedir, güneş artık ısıtmaz içimizi temmuz sıcağında bile. Hergün bildik yüzlere aynı selamlar verilir ve her sabah üşenmeden taktığımız maskelerle yeni bir güne daha başlarız. Yeniden, yeniden, yeniden... Oysa hiçbir şey yeni değildir: hatta aksine hergün hayatımız bir parça daha eskimektedir. Heyecansız, dingin, suspus bir hayatın sürgününde geçmektedir artık günlerimiz ve içimizden kimseye ne şikayet etmek gelir ne de buralardan çekip gitmek...
El ele tutuşmuş her sevgili bir parça daha içimizi burkar, her ayrılık şarkısı içimizi bir kez daha kanatır...Biten aşklarımızın hepsine bir türkü yakarız, artık geçmiş oldu hepsi diyerek...
Ve tam da herşeyden ümidi kesmişken çıkageliverirsin, özür dilerim geç kaldım dersin. Başlarsın anlatmaya kendini. Hiçbirşey ses vermez olur, zaman durur; ama sen akmaya başlarsın içime doğru bir çağlayan gibi...SİTE:www.kitapyurdu.com
%30
indirimli
Liste Fiyatı: 7,50 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 5,25 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 2 gün
Kazanacağınız puan: 10
Yayın Yılı: 2008 174 sayfa İthal Kağıt 10,5x17 cm Karton Kapak ISBN:9752540058 Dili: TÜRKÇE
Mehmet Coşkundeniz'in okuduğum ilk kitabı.Bir solukta okudum derler ya, bende işte öyle okudum. Sıkıldığım noktalar oldu ama genel anlamda akıcı bir kitaptı. İkili ilişkilerde şimdi ne yapacağım? sorularına cevap vermiş yazar. Çokta güzel olmuş bence..
KatılıyorumKatılmıyorum
Aşk mı?
Lütfen hepsini okuyun!
Şuh bir bahar sabahı, şuh ama düşman... Gülümseyişleri nispet verir gibi... Şuh bir bahar sabahı... Saadet mevsimlerin dışında yaşamak... Mevsimler, meçhule giden kuşlar gibi seni uzaktan selamlayıp geçecek...
Her kadında yalnız seni aradım, kiminde saçların vardı, kiminde tenin, kiminde kahkahanın bir parçası. Bütün yazdıklarım bir davetti, bir arayıştı. Sana açılan bir kucaktı, her kitabım. Ders verirken senin için konuşuyordum. Seni seviyorum dediğim her kadında sevdiğim sendin. Ve yoktun ortada.
Asırlara değil, sana seslenmek istiyorum. İstiyorum ki, bütün yazdıklarımı ve bütün yazacaklarımı yalnız sen okuyasın. Ben, bütün ilhamlarım, bütün rüyalarım, bütün vecitlerimde yalnız seni terennüm etmek, şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum. Seni tanıdıktan sonra bütün insanlar küçük geliyor bana. Bütün sesleri çirkin buluyorum. Bütün kadınlar tenekeden, tahtadan, topraktanmış gibi geliyor.
Sana kavuşmak için senden ayrılmak zorundayım.
Dışarıda kuş sesleri. Yine şuh bir bahar sabahı. Kaçta kaçın benim? Kanımda, kafamda sen varsın. Sesin yetmiyor bana. Seni bütün olarak istiyorum, etinle iskeletinle rüyalarınla bütün. Ve yalnız benim olarak.
Mazini kıskanıyorum. Halini kıskanıyorum. Kendini rahat hissetmen beni kudurtuyor? Anlarsan anla, ben anlayamıyorum. Acı duymaman için derimi yüzdürtürüm, ama ayrılığın seni üzmediğini, yaralamadığını düşünmek kanımı tepeme çıkartıyor. Üstelik buna imkan olmadığını da biliyorum. Biliyorum ki, benimsin, yalnız benim, ebediyen benim. Dudaklarım, dudaklarına, tenim tenine, ruhum ruhuna alevden harflerle damgasını vurmuştur. Bu damgayı ancak ölüm silebilir.
Vaham benim. Yine susuzum, eskiden daha susuzum. Belki uzviyetin isyanı bu, korkunç bir isyan.
Bir akşamın için ruhumu mefisto'ya verirdim. Fakat sen yalnız bir akşam değilsin. Keşke binlerce ruhum olsa, her akşamın için birini verebilsem. Seni, kadınların en güzeli, bütün ruhumla seviyorum. Hem on sekiz yaşının çılgınlığı, hem 30 yaşının susuzluğu ile seviyorum.
Kelimeler yalnız senden bahsettikleri zaman, yalnız sana hitap ettikleri zaman munis ve dilber.
Ben senin hem efendinim, hem kölen...
İnsanları ikiye ayırıyorum. Seni tanıyanlar, seni tanımayanlar. Seni tanıyanları ikiye ayırıyorum. Anlayanlar, anlamayanlar. Seni tanımayanlara yabancıyım. Seni anlamayanlara düşman. Garip rüzgarlar esiyor başımda...
Her çağın, her milletin kendine göre bir güzel anlayışı var. Barbarın, derebeyinin, ortaçağ şövalyesinin, Türk’ün, Arab’ın, Hint’linin... Bütün bu güzellikleri tatmağa çalışalım. Genişletelim ufkumuzu. Geçen devirlerde yaşamak, yani derinleşmek ve ömrü olabildiğine uzatmak. Başka ülkelerde yaşamak, başka insanlarla acı çekmek, başka insanlarla gülmek. Damlayken denizleşmek. Ve ana ebediyeti sığdırmak.
İşte bu satırlar Cemil Meriç'in, büyük üstadın satırları... Ama oda sadece yazabilmiş dilediği gibi yaşayamamış aşkını...
Vasıf, " o gül endam bir al şale bürünsün yürüsün/ ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün. " diyerek iki mısraıyla anlatmış aşkını... Evet, aşık olmak ve peşi sıra sürünmek...
Bir başka yazar adını hatırlayamadığım için affetsin... "yarab belayı aşk ile kıl aşna beni/ bir dem bile belayı aşktan etme cüda beni " diyerek aşkın gerçek anlamını anlatmış...
Ve divan edebiyatının en ünlü yazarlarından, hayatı zevk ve eğlence içinde geçen nedim "gülelim, oynayalım, kam(zevk) alalım dünyadan/ mai tesnim suyu içelim nev peydadan. " diyerek hayatın anlamını düşünmemeyle eşleştirmiş...
Hatta bir yazarımız daha da ileri giderek, "meyhane kutsi gözükür uzaktan amma bir başka letafet, bir başka feragat var içinde " diyerek yaşamı hatta aşkını kadehlerde aramış...
Ve yakın çağın yine ünlü ve tanınmış yazarlarından Orhan Veli "düşünme, arzu et sade/ bak, böceklerde öyle yapıyor" diyerek insanı böcekleştirmiş yani hayvanlaştırmış...
Lütfen okumaya devam edin...
Leyla ile Mecnun’un Fuzuli tarafından kaleme alınmış aşk hikayesi...
1. Kısım
Mecnun'un köyünde, köy meydanında köyün bütün köpekleri bir olmuş yabancı bir köpeği boğmaya, parçalamaya çalışıyorlarmış... Köylüler merak ve korku içinde köpeklerin bu kavgasını seyrederken mecnun gelmiş ve kendini köpeklerin içine atarak yabancı köpeği kurtarmaya çalışmış ve her tarafı kan içinde bunu başarmış... Köylüler, mecnun a manyak mısın sen kendini neden köpeklerin içine atıp bu köpeği kurtarmak için her tarafını parçalattın demişler... Mecnun da siz karışmayın bu köpek benim Leyla'mın köyünün köpeği demiş... Eh aşk bu bütün tehlikeleri göze aldırıyor...
2. Kısım
Leyla bir gün Mecnun'un köyünden geçerken pınardan su içmek için mola vermiş... Ve bütün köylüler malum ya Mecnun'u delirten bu güzelliği görmek için pınar başına koşmuşlar... Bakmışlar ki kupkuru, zayıf, esmer bir kız... Kendi kendilerine, ya bu kız hiç güzel değil ki neyine aşık olmuş mecnun bunun demişler... Ve Mecnun'un yanına gitmişler... Leyla, Leyla diyordun uğruna öldüğün, delirdiğin Leyla bu mu demişler... Mecnun kafasını kaldırmış ve siz mecnun değilsiniz ki demiş...
3. Kısım
Mecnun, Leyla’nın aşkından hasta olmuş, yatağa düşmüş... Ateş son haddine vurmuş... Aşkından zayıfta düşmüş... Öldü ölecek... Doktorlar Leyla'yı getirip göstermezseniz bu ölür demişler... Biz de bunun çaresi yok demişler... Mecnun'u çok seven ve kaybetmek istemeyen köylüler toplanmışlar ve Leyla'nın köyüne gidip, babasından rica minnet Leyla'yı götürüp gösterip geri getirmek için söz almışlar... Ve Leyla'yı Mecnun'un yanına getirmişler... Mecnun, ateşler içinde, gözler kapalı, alnında boncuk boncuk ter ve köylüler aç gözlerini
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitapta 100 soruluk bir test verdı, bir soru dikkatimi çrekmişti. Onun varlığı bile size yaşama sevinci veriyor mu? Çoğu kişi buna evet der, neden versin ki, O var ama seninle değil, Sen hep onunlasın fakat O kiminle ya da nerede?
KatılıyorumKatılmıyorum
AŞK BİZE YAKIŞTI,SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ KİTAPLARIYLA BEREBER YİNE AYNI ÇİZGİDE COŞKUNDENİZ KİTABI.MUTLU AŞKIN PROFİLİNİ ÇİZİYOR.BEN COŞKUNDENİZ YERİNE ARGON'UN BAKIŞ AÇISINI DAHA DOĞRU BULUYORUM.NE DEMİŞTİ"MUTLU AŞK YOKTUR"
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com