"Boğazdaki Aşiret" başlığı ister istemez "Boğaz Neresi" ve "Aşiret Kim" sorularını akla getiriyor. Evet Boğaz, bildiğimiz Boğaziçi. Genelde kırsal kesimle alakalı bir kavram olan aşiret kelimesi ise Boğaziçi'nde bir kast oluşturan büyükçe bir ailenintarihini anlatırken hassaten seçildi. Bir sülale tarihi diyebileceğimiz Boğaz'daki Aşiret yer yer Türk Solu tarihi yer yer de Batılılaşma Tarihi'nin belirli dönemlerini resmediyor. Aileler arasında evliliklerle kurulan bağların, sanata, ticarete, eğitime, bürokrasiye ve giderek bir yabancılaşma zihniyeti şeklinde hayata nasıl yansıdığı eserdeki ipuçları yardımıyla daha iyi görülecektir zannediyoruz.
Boğaz'daki Aşiret, dört büyük ailenin birbirleriyle irtibatından oluşur. Eser bu sebeple dört bölüm olmuştur. Aile büyüklerinin asıl isimleri seçilerek de Konstantin'in Çocukları, Detrois'in Çocukları, Sotori'nin Çocukları, Topal Osman Paşa - Namık Kemal kanadı bölümleri ortaya çıktı.
Boğaz'daki Aşiret! Şenlikli bir kitap. Ali Fuat Cebesoy'dan Nazım Hikmet'e, Oktay Rifat'tan Refik Erduran'a, Rasih Nuri İleri'den Ali Ekrem Bolayır'a, Zeki Baştımar'dan Sabahattin Ali'ye, Numan Menemencioğlu'ndan Abidin Dino'ya uzanan ilginç akrabalık zinciri.
Plonez, Hırvat, Alman, Macar ve Rum kökenli meşhurların, yerlilerle evliliklerinden oluşan "Boğaz'daki Aşiret"in, batılılaşma tarihinde oynadığı roller..
Kimlerin kimlikleri. Çıldırtan çizelgelerle soyağaçları. Ve dipnotlar!
Onlar hiç bu kadar sevimli olmamışlardı.SİTE:www.kitapyurdu.com
%35
indirimli
Liste Fiyatı: 11,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 7,15 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün
Kazanacağınız puan: 14
Yayın Yılı: 2008 224 sayfa İthal Kağıt 13,5x19 cm Karton Kapak ISBN:9758204410 Dili: Türkçe
Kitabın son derece başarısız bir anlatıma sahip olduğunu düşünüyorum.Aileler anlatılırken sadece soyağacı şeklinde anlatılmış ve kafa karışıtılmış.Ama ailekerin neden önemli olduğu vurgulanamamış.
KatılıyorumKatılmıyorum
Farklı meşreplerden, farklı dünya görüşlerinden olduğunu düşündüğünüz insanlar aslında yakın akrabaymış da bizim haberimiz yokmuş. Bu kitabı okuyunca olaylara, kişiler daha sorgulayıcı bakmanız gerektiğini düşünmeden edemiyorsunuz.
KatılıyorumKatılmıyorum
kitabı okuyunca insanın aklına yenişüpheler geliyor.bir arkadaşımın dediği gibi:galiba boğaz da müslüman türke ait bir yalı bulmanın imkanı yok.biz savaşalım.onlar yaşasınlar.bu ülkeye sığınarak canlarını kurtaranlar, onların çocukları, torunları,torunlarının çocukları ve torunları,bu ülkede eniyi makamlara geldiler. hep iyi yaşadılar. işadamı oldular.ticaret yaptılar. yabancıların ticari temsilcisioldular.bu halkı sömürdüler.rahatpara kazanmak için yerliüretimin,sanayileşmenin,gelişmenin önüne engeller koydular.devletin köşe başlarını ele geçirdiler. gariban anadolu insanının eğitimini engellediler.bu yolla gerçeklerigörmesinin önüne geçtiler. bütün bunların yanında benim en çpk zoruma giden şeylerden birisi bu ülkede kazandıkları (pardon:çaldıkları) parayı batı bankalarına servet olarak götürdüler.her konu açıldığnda bu ülkeyi sevdiğinisöyleyenler; bu halk aç ve çaresizlik içinde kıvranırken ,onlar paralarını isviçre bankalarına yatırıyorlar.KAHREDİCİBİR DURUM...
KatılıyorumKatılmıyorum
Aslında faydalı bir kitap ama takip etmesi zor. Dur durak bilmeden habire isimler,aileler ve birbirleriyle bağlantıları şecerelerle sıralanıyor. Sanki telefon rehberi okudum. Bittiğinde aklımda sadece birkaç isim ve olay kaldı. Bilgileri daha yavaş ve alıştırarak verseydi belki biraz daha anlaşılır olurdu.Fırsat bulursam tekrar okuyacağım.Herkesin de okumasını tavsiye ederim.
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitap; Mustafa Celaleddin Paşa, Müşir Ali Paşa, Hekim İsmail Paşa ve Siyavuş Paşa’nın soyundan gelen dört aileyi ve bu dört aile arasındaki sıra dışı ve karmaşık ilişleri inceliyor. Bu karmaşık ilişkiler ağında kimler yok ki: Nazım Hikmet, Oktay Rıfat, Mehmet Ali Aybar, Abidin Dino… Kitap, Marksist düşüncenin Türkiye’ye hangi kanallarla girdiğinin, toplumsal yozlaşmanın nerede başlayıp yayıldığının, toplumumuzun kimlerce yönlendirildiğinin bir vesikası niteliğinde.
Gazetelerde ki ölüm ilanlarının ne kadar öğretici olabileceğini merak edenler mutlaka alıp okumalı. Eser Türk tarihinin pek dikkat çekmeyen bir yönüne ufak bir dokunuş yapıyor…
AŞİRET KAVRAMINI MAHMUT ÇETİN İYİ ANLATMIŞ BEN MAHMUT ÇETİNİ DAHA EVVEL HİÇ OKUMADIM AMA SOSYAL YÖNÜ AĞIR BASAN BU KİTABI BEĞENDİM OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM
KatılıyorumKatılmıyorum
gerçekten çok güzel kitap okunması gerkli bir kitap aşiret bu kitapta çok güzel bir şekilde işlenmiş herkesin okumasını isterim
KatılıyorumKatılmıyorum
Sayfalar arasında dolaştıkça, Türkiye'de solun ve hatta edebiyat dünyasının ne denli örgün akrabalık bağlarıyla birbirlerine tutunduğunu görüp hayretler içinde kalacaksınız. Ve hemen sonrasında, eğer siz de Türkiye'yi saran "balık hafızası" hastalığından muzdarip değilseniz, körlerin sağırları ağırlaması isimli oyun perdelerini açacak televizyonlarınızda ve gazetelerinizde...
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com