1950’li yılların başında, Kahire’de geçen Dilenci’de Mahfuz, gençliğinde ateşli bir devrimci olan, ama orta yaşlarında toplumsal gelişmenin gerisinde kalmış, aklın gelgitleri içinde bunalmış, vicdanı kararmış Ömer’in yaşadığı psikolojik işkenceyi konu alıyor. Hayatını yenilemeye çalışan Ömer, çözümü bir dizi gönül serüvenlerinde ararken işini ve ailesini ihmal eder. Ama böylesine bir yaşam tarzı onu kurtarmaktan çok; giderek, kendisine ve yaşama yabancılaşmasını getirir. Mahfuz, okuru yalnızca ana karakterin psikolojisine yöneltmekle kalmıyor; sanat ile bilim, idealizm ile gerçekçilik arasında yolunu bulmaya çalışan bir ulusun vicdanını da irdeliyor.
Kendisine NobelEdebiyat Ödülü’nün verildiğini duyan Mahfuz, "Mısırlıları kutlarım, onların küçük bir adamı büyük bir ödül kazandı," demiştir.SİTE:www.kitapyurdu.com
Bu kitabın Nobel ödülü almasına hiç şaşırmamak gerekiyor. Orhan Pamuk gibi kişilerin bile Nobel aldığı dünyada Necip Mahfuz'un almaması ayıp olurdu.
Bu kitaba ödül verenler acaba bu kitabı okudular mı diye de sormaktan alamıyorum kendimi.
Şair Ömer gerçekten çok garip bir karakter ve okurken beni de bunalttı. Ömer'in psikolojisi gerçekten bozulmuş bir durumda ve karısı Zeynep'e yaptıkları Zeynep'in haketmeyeceği şeyler.
Kısacası bana göre sıkıcı ve vasatın altında bir roman.
KatılıyorumKatılmıyorum
hayattan hayat dilenen,anlamını göstermesini bekleyen Ömer'in çektiği psikolojik işkenceleri ve yaptığı felsefi yorumları...Tipik bir Necip Mahfuz anlatımı;psikoloji ve felsefe ve tabi siyaset içiçe...Ömer hayatı iyice anlamsız bulmaya başlar,hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelir.doktor arkadaşı ona kilo vermesini tavsiye eder.kilo vermiştir ama iç sıkıntıları da gitgide artmaktadır.artık eşi bile ona yabancı gelmektedir. önceleri bu halden kurtulmak için başka gönül ilişkilerine girer.ailesini terkeder.ama aradığı şeyi bu iişkilerde de bulamaz insanlardan uzağa gider,inzivaya çekilir...Yazarın okuduğum iki kitabında da bir anlam arayışı var,her ne kadar ortada bir olay olsa da,bu olaylar sanki yazarın felsefi düşüncelerini aktarabilmesi için birer aracı gibi.yani olaylar feslefeden beslenmiyor da felsefe olaylardan besleniyor gibi.ayrıca bir adamın kurulu düzenini bozup, günübirlik ilişkilere girmesinde nasıl bir anlam arayışı olur,bunu da anlamış değilim.bence bu arayışı gönül ilişkilerinde değil de başka bir mecrada yapsaydı kitap,daha özgün ve ilginç olurdu, daha lezzet alınarak okunabilirdi.
KatılıyorumKatılmıyorum
Necip Mahfuz geçenlerde vefat etti. Allah rahmet eylesin.
Dilenci kitabını yarısına kadar okuyabildim. Methini duymuş, merak edip okumaya çalıştımtım. ı, ıh!... Gitmiyor.
Necip Mahfuz bu kadar övülünce insan daha bir akıcılık bekliyor. Ne yalan söyliyeyim, Bunu ondan bulamadım.
KatılıyorumKatılmıyorum
Ben kitabı bir iki yıl once okumustum.Kitap bazen gercekten sıkıcılasabiliyor.Ancak o donemi bi atlayabilirseniz gerisi geliyor.çok büyütülecek bir eser olmasa da bence okunması gerekiyor.......
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitabın konusu biraz karmaşık melankoli bir hafası var kitabın okurken bu nereden çıktı şimdi ne olduda bu konuya değindi demekten kendinizi alamıyorsunuz. Karışık bir anlatımı var aşaırı sıkıcı bir kitap 10-15 sayfadan sonra anlaşılması bir hayli zorlaşıyor.Anlaşılmaz,karışık,kitabın ismiyle bağdaşmayan (garip bir) yapıt... Anlatımı çok havada, tavsiye etmiyorum.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com