Armstrong ismindeki meşhur bir Türk düşmanının yazdığı kitapta, Atatürk'ün aleyhinde bazı kısımlar vardı ve bunun için de hükümet tarafından memlekete sokulması men edilmişti.
Atatürk merak etti. Kitabı getirtti. Bir gece sofrada geç vakte kadar tercüme ettirerek okuttu, dinledi. Armstrong, Atatürk'ün herkesçe malûm içkisinden bahsediyor ve bunlara garazkârâne mütalâalarını da ilave ediyordu. Fakat bunları sayıp dökerken de, memleketin herhangi bir felâketi veyahut memleketini ve milletini alâkadar edecek herhangi mühim bir hadise zuhur etti mi, onun içkisini de, eğlencesini de bir tarafa bırakıp pençesini hadiselerin üzerine atarak arslan gibi kükrediğıni de belirtip yazmayı ihmal etmiyordu. Atatürk kitabı sonuna kadar dinledikten sonra; 'Bunun ithalini menetmekle hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız sefahati eksik yazmış, bu eksiklerini ben ikmal edeyim de kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun!' diye latife etmişlerdi.
Atatürk'e yabancı bir gözden bakarak farklı bir izlenim edinirim diye düşündüm ama Amstrong düşüncelerini delillerle ispatlamaya hiç gitmemiş.İkna etme çabası hiç yok.Sadece duşmanca görüşlerini yazmakla yetinmiş.Atatürk'e çok iltifatta bulunuyor ama onu bir diktatör olarak sunuyor.Ve bu düşüncesini kanıtlayacak ne bir belge,ne bir olay anlatıyor bize.İlmi bir kitap değil.
KatılıyorumKatılmıyorum
Devletin resmi görüşünün dışında, Atatürk'ü anlatan yabancı kaynakları okumak her zaman önemlidir. Onlar bizim görmediklerimizi, görsek bile yazamadıklarımızı, bütün açıklığıyla yazabiliyorlar. Ancak bunu yaparken de tarafsız olmak, gerçekleri kişisel yorumlardan ayırmak gerekir.
Armstrong'un kitabında çizdiği Atatürk portresi, bizim bildiğimiz Atatürk portresinden çok farklı. O'nu her yönüyle bir diktatör olarak görüyor; kinci, zalim, bencil, farklı görüşlere tahammülsüz ve koltuğuna düşkün bir lider olarak tanımlıyor. Biz bunların çoğunun doğru olmadığını biliyoruz. Ayrıca yazarın, sanki Atatürk'ün özel yaşamındaki münasebetlerini, an ve an izliyormuşçasına yaptığı tasvirler, kendi ülkesi olan İngiltere'de bile eleştiri konusu olmuştu. Armstrong, Atatürk'ün ülkesi için yaptığı fedakarlıkları, kazandığı başarıları, liderlik konusundaki üstün yeteneklerini sürekli övüyor. Ancak her nedense, sürekli Atatürk'ün özel yaşamına, dinsel inançlarına veya bazı alışkanlıklarına gönderme yapma ihtiyacı hissediyor. Atatürk de hepimiz gibi bir insandır; onun da iyi veya kötü alışkanlıkları, zaafları, zevkleri olabilir. Bu özellikleri, Atatürk'ün bulunduğu mevkileri ve giriştiği işleri etkilemediği sürece de, kimseyi ilgilendirmez. Zaten Armstrong'un kendisi de, kitabın sonuna eklediği bölümde bazı yanlışlarını geri almış, kendi kendini düzeltmiş. Ancak kitabın içindeki bazı cümleler karartılmaktan kurtulamamış. Ben sansürsüz bir şekilde yayınlanmasını tercih ederdim.
Ben bütün yanlışlarına ve haksız ithamlarına karşın, bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Biz, Atatürk'ü hep insanüstü bir varlık olarak görüyoruz; okullarda ve resmi törenlerde onu hep bu şekilde tanıtıyoruz. Onu bir insan gibi değil, bir heykel gibi gösteriyoruz. Onun insani yönlerini, olumlu veya olumsuz, anlatan kitapları da okursak, Atatürk'ün de hepimiz gibi bir insan olduğunu anlayabilriz. Böylece onu daha da çok sevebiliriz.
KatılıyorumKatılmıyorum
Atatürk'ün sürekli ve yalnızca doğruları yaptığını anlatan kitaplar ne kadar taraflıysa, bu kitap da o kadar olmasa da taraflı. Lakin yazar, o kadar da insafsız değilmiş. Siz de, eğer ilk sınıfa giren kitapları okumaktan sıkıldıysanız bence mutlaka okuyun bu kitabı. Zaten insan bir kitap okuyup ne Atatürk düşmanı olabilir, ne de Atatürkçü...
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitapta tarihî, daha doğrusu tarihlendirme ile ilgili yanlışlar ve yanlı yorumlar bulunmasına rağmen kitabın asıl önemli özelliği, Atatürk’ün kişilik yapısına, psikolojisine ışık düşüren çarpıcı tespitlerde bulunması. Atatürk’ü, O’nun kişiliğini, O’nu lider yapan özellikleri ve pek tabi ki dönemin şartlarını bir arada öğrenmek isteyenler için tavsiyeye değer bir kitap.
Atatürk’ün şimdiye kadar pek bilinmeyen, öğretilmeyen özelliklerini öğrenmek insanda ilk anda şaşkınlık yaratıyor. Normal insanlara göre sıradışı, hatta agresif ve kendinden başkasını çekemeyecek kadar geçimsiz ve kendisinden fazlasıyla emin bir insan portresi karşımıza çıkıyor. Liderlerin ortak özelliği olsa gerek. Fakat bence Atatürk’ün en önemli özelliği, devrinin şartlarına göre, yani siyasi davranabilmesi. Mesela 19 Mayıs 1919’a kadar haksız gördüğü her şeyi acımasızca her yerde eleştiren, bu uğurda üstleriyle bile oldukça açık ve acı konuşan, bunun için de genelde dışlanan Mustaf Kemal’in İstiklal Harbi yıllarında gerektiğinde Meclis’i ikna etmek için çok dil döktüğünü, alttan aldığını kitaptan öğreniyoruz.
Atatürk’ün liderlik özellikleri kadar iyi bir siyasetçi olduğuna da dair pek çok özelliği ve olayı, kitaptaki tespitlerden yola çıkarak öğreniyorsunuz. Farklı bir Atatürk, daha doğrusu Atatürk’ü Atatürk yapan özellilkleri ve şartları öğrenmek isteyenler için tavsiye ederim.
KatılıyorumKatılmıyorum
Herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Ne kadar düşmanca yazılırsa yazılsın o zamanın şartlarını güzel tasfir edebilmiş. Sonuç kısmında bulunan " o, türkiye bir daha diktatör ortaya çıkmasın diye diktatör olmuştur" sözü yazarın kendi kendini tekzib etmesi gibi. Birçok noktayı düzgün araştırmamış. Özet olarak eğer Atatürk'ü en çok kötüleyebilen, küçültmeye çalışan kitap buysa o bile benim gözümde onun ne kadar büyük bir deha ve vatansever olduğunu bir kere daha pekiştirmiştir.
KatılıyorumKatılmıyorum
yıllarca yasaklı kalmış bir kitap.Yazar atatürke ulaşılamazlığın altında ezilmiş. ve bu durumu duygularına yansıtmış.Armstrong zaten işgal döneminde istanbulda bulunan bir ingiliz yüzbaşısı. ve Atatürkün ona vermiş olduğu ızdırap her cümlesinde hissediliyor. yinde yiğidi öldürmüş fakat hakkını yememiş. Farklı bir bakış açısından atatürk. tavsiye ederim.
KatılıyorumKatılmıyorum
Atatürk hakkında devamlı türk yazarlardan okuyoruz. Bu gerekli fakat yabancıların ve özellikle önyargısız yabancıların Atatürk hakkında ne düşündüklerini ne yazdıklarını okumamız lazım. Bu kitap Ata sağken yazılmış hükümet Türkiye'de satılmasını yasaklamış ancak Atatürk kitabı türkçeye çevirterek okuyunca hükümetin bunu boşu boşuna sansürlediğini belirtmiştir. Bu sebeble okunmaya değerdir.
KatılıyorumKatılmıyorum
yazarlık gibi bence kutsal sayılabilecek bir görevi yer yer mahkeme kararıyla çıkartılmış olsada başta atatürk olmak üzere türk düşmanı olduğunu düşündüğüm bu yazar gerçek anlamda bir yazar olmaktan çok subjektif yaklaşımıyla belirli amaçlara hizmet eden bir kişi tipinde karşımıza çıkıyor
zaten yzar ajan olduğu için atatürkle ilgili bütün ayrıntıları almış kitap..çok fazla objektif olmasa da atatürkle ilgili olarak okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum...
KatılıyorumKatılmıyorum
kitap bir ingilizin gözünden atatürk ve kurtuluş savaşını anlatıyor ve zamanın düşman ülkesinin bir vatandaşı tarafından yazıldığı düşünülürse çok da kötü değil. eğer sansürsüz haliyle yayımlandıysa bence kitabın yasaklanacak hiçbir tarafı yok. kitapta atatürkle ilgili karalayıcı bölümlerin kat kat fazlası övücü sayılabilecek vasıfta. ayrıca eğer yazarın hangi tarafta olduğunu biliyorsanız ona göre okuduğunuzdan etkisi nispeten azalıyor. bana göre bu kitap atatürk'ü yücelttiği söylenen lord kinross'un atatürk adlı kitabından çok daha objektif.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
www.kitapyurdu.com