banner
Sorun Olan Avrupa Birliği

Sorun Olan Avrupa Birliği

Türkiye, içinde bulunduğumuz şu günlerde tarihsel bir dönemeçten geçmektedir. Birbirleri ile iç içe geçmiş olan pek çok sorunla boğuşan ülkemiz, küresel politikaların aktörleri tarafından kendisine biçilen rolü mü oynayacak, yoksa kendisi tarihsel, kültürel misyonuna uygun bir rolü üstlenerek bizatihi küresel bir aktör mü olacak? İşte bugün, aydınımızın da, devleti yöneten karar vericilerin de cevaplayacakları soru budur.
Devleti kuran Atatürk ve arkadaşları tercihlerini, o dönemde kendilerine biçilen rolü oynamak şeklinde yapılmalıdır. Oyunu bozarak kendileri yeni bir aktör olarak ortaya çıktılar. Bundan dolayı da onurluydular. Onlar, kendi küllerinden yeniden doğan "zümrüd ü anka kuşu" gibiydiler. Çok milletli, yarı sömürge ve monarşiye dayalı Osmanlı İmparatorluğu yerine merkezi/milli (üniter), tam bağımsız, milli egemenliğe dayalı (laik, demokratik) bir devlet kurdular.
Evet bugünkü sorunlarımızın çözümünde de örnek alınacak olan herhalde Atatürk ve arkadaşlarının tercihleri olmalıdır. Esas, Türkiye Cumhuriyeti Devletini dayandığı, kuruluşunun felsefesini oluşturan değerleri koruyarak küresel bir aktör haline getirmek olmadır. .
Bu çevrede Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini değerlendirdiğimiz zaman; bırakalım küresel bir aktör olma amacını gerçekleştirmeyi, devleti yaşatmanın ve milletimizin birliğinin korumanın bile mümkün olmayabileceği bir geleceğin önümüze serdiğini görüyoruz.
Başlangıçta bir medeniyet, demokrasi, çağdaşlaşma projesi olarak görülen Avrupa Birliğine girme çabalarının, süreç iyi izlendiğinde tam tersi bir istikamette ilerlediği anlaşılmaktadır.
Bir defa ilişkiler eşitler ve iki egemen güç arası ilişkiler değildir. İkinci olarak Avrupanın Türkiyeye yaklaşımı "samimilik" ve "iyi niyet" kavramlarından uzaktır. Üçüncü olarak Türkiyeye karşı "ahlaksız" .bir çifte standart uygulanmaktadır.
Türkiye; Kuzey Irak, Türk Dünyası İle İlişkiler, Kıbrıs, Ege, Ermeni ve Ermenistanla ilişkiler gibi hayati dış politika sorunlarında tek taraflı teslimiyete zorlanmaktadır.
Türkiye içerde de, devletin merkezi/milli (üniter), laik kimliğinden vazgeçmeye, "insan hakları, demokratik haklar" gibi süslü sözlerle yeni etnik gruplar yaratılarak millet yapısını değiştirmeye, adeta kültürel ve siyasi parçalanmaya teşvik edilmektedir.
Bütün bunlar göz önüne getirildiğinde Avrupa Birliği süreci Türkiye için yeni bir "sorun" alanı olarak çıkmaktadır. Öyle bir sorun alanı ki; pek çok büyük sorunu da içinde barındırmaktadır. Bu araştırmada biz özellikle Avrupa Birliği Türkiye ilişkilerinin ana belgeleri olan, fakat üzerinde genellikle hiç durulmayan "İlerleme Raporları" veya "Düzenli Raporlar" olarak bilinen belgelere projektör tuttuk. Bu belgelerdeki ifadeleri virgülüne dahi dokunmadan aynen okuyucunun önüne koyarak, Avrupanın Türkiyeden ne istediğini gösterdik. Bu belgelerde Avrupanın "eksiklikler ve beklentiler" olarak bizden düzeltmemizi ve yapmamızı istedikleri hususların gerçekleştirilmeleri halinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğine de tarihsel süreç izlenerek cevap aranmıştır.
Atatürk, "hakikatleri konuşmaktan korkmayınız" demiştir. Bu eserde biz inandığımız hakikatleri bilimsel ölçüler içinde, belgelere dayanarak ortaya koymaya çalıştık. Kısaca "Kral çıplak" deme cesareti gösterdik. Takdir okuyucunundur.

Liste Fiyatı: 31,50
Yayın Tarihi: 01.01.2005
ISBN: 9789758736485
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 822
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Boyut: 14 x 20 cm
Fiyat Geçmişi: Product Price History Thumb
banner

loading
Bu kitaba link vermek için alttaki html kodu web sayfanıza koyabilirsiniz;

<a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/sorun-olan-avrupa-birligi/94049.html"> <img src="https://img.kitapyurdu.com/v1/getImage/fn:925/wi:85/wh:true" alt="www.kitapyurdu.com'dan satın al" border=0></a>
banner
banner
banner
loading
banner
banner