Editörden
Her insan, felaketzededir. Felaketin ne olduğu ise değişken, şahsi ve görecelidir.
Hârût ve Mârût’un felaketi büyük konuşmak, kimi toplumların ay ve güneş tutulması veya kuyruklu yıldız görünmesi. “Kara duman”, Türklerde bir felaket habercisi.
Öte yandan “Amel defterinin sol veya arka taraftan, kara olarak verilmesi, bizce, insanoğlunun başına gelen/getirdiği en büyük felakettir. Bu felaketzedeler artık cehennemlik olmuşlardır.”
Felaketzedeler, felaketin kelime anlamı itibarıyla, gökle irtibatlı bir şekilde felakete uğrayanlardır. Peki, felaketin neden gökle irtibatlı olduğuna inanılır? Felaketin, feleklerin çoğulu (felekât) olması, bir rastlantı mıdır? ve en önemlisi
bizim,
felaketi karşılamamız
nasıldır?
dünbilim yazarları olarak üçüncü sayımızda bu soruların peşine düşüp toplumsal, kültürel ve manevi hayatımızın felaketlerini, felaketzedelerini aradık. Aramaya çalıştık. Umuyoruz ki, siz kıymetli okura faydalı olur.
İÇİNDEKİLER
Afetlerden Ders Almak
Prof. Dr. Sefa Saygılı
Hârût ve Mârût’tan Felakete Bakış
Prof. Dr. Dursun Ali Tökel
Felâketi Hoş Görmek: Felâketi Selâmete Dönüştürmek
Ayşe Kübra Bilgin
Bazı Kültürlerde ve Melhamelerde Güneş ve Ay Tutulmaları
Leyla Melis Çetin
Divan Şiirinde Kara Amel Defteri
İbrahim Cirit
Bir Felaket Tellalı Olarak Kuyruklu Yıldız
Rümeysa Keleş
Türk Kültüründe Bir Felaket Habercisi Olarak “Kara Duman”
Münevver Demirci
Mustafa Kutlu’nun Bazı Eserlerinde Felaket Bir Şey Yap, Felaket Olmasın!
Safiye H. Önal
Felâketlerimizin Esbâbı: Maarifimiz ve Servet-i İlmiyyemiz
Sultan Özbay
Türk Hayat ve Şiirinde Besmele
Yazı İşleri
Aydos Kalesi, Abdurrahman Gazi ve Rapunzel
Ömer Fatih Andı