Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-1061604 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapların yasak olduğu, evlerinde kitap olanların suçlu sayılarak evlerinin yakıldığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı ve insanların tektipleştirildiği bir dünyayı hayal edebiliyor musunuz? Düşüncesi bile korkunç öyle değil mi? İşte Roy Bradbury Fahrenheit 451 kitabında böyle bir dünyanın olduğu totaliter bir rejimi anlatmış. Distopya severler için oldukça güzel ve düşündürücü bir kitap...
Ülkemizdeki ezilmiş insanların hakları için mücadele eden, eşitlik ve özgürlük için hayatını feda eden devrimci Deniz Gezmiş'in hikayesini, insanın içini ürpertircesine anlatıyor bu kitap. Ülkemizde 60’lı yıllarda yaşanan özgürlük mücadelesini, gittikçe daha baskıcı hale gelen devlet faşizmini, 3 gencin idam edilerek öldürülmesi ve daha adını bilmediğimiz nice gencin devlet tarafından nasıl katledildiğini, faşizm gemisini yürütmek için onca çabayı hem çok kızarak hem de üzülerek okuyacaksınız. Ülke gerçeklerinin yanı sıra bir de evlatlarının katledilmesini engellemeye çalışan acılı ailenin yaşadığı travma da sizi derinden sarsacak. Can Dündar, Hamdi Gezmiş'in anılarıyla harika bir kitap ortaya çıkarmış. Mutlaka okumalısınız.
Yıllarca kabuğundan çıkmamış, kitaplarından ve öğrencilerinden başka bir dünyası olmayan Gregorius, eline geçen bir kitabın etkisiyle yaşamı ve kendi hayatını sorgulamaya başlar. Gregorius yıllar önce Portekiz'de gerçekleşen devrimde yer alan doktor Prado'nun hikayesinin peşinden gittikçe, kitap okuyucuyu yaşamı farklı açılardan sorgulamaya itiyor. Kitapta Prado'nun ağzından anlatılan hayatla ilgili anektodlar okuyanı derinden etkilerken, düşünmek istemediğimiz belki de bu sebeple beynimizin açılmasını istemeyeceğimiz noktalarına itelediğimiz hayatın gerçeklerini acımasızca yüzümüze vuruyor. Bir hikaye hayat felsefesinin içerisine ancak bu kadar güzel yerleştirilebilirdi.Kendi hayatınızı ve hayatınızda gerçekten durmak istediğiniz noktada olup olmadığınızı sorgulamak istiyorsanız mutlaka okuyun derim.
Saramago kitabında harika bir sistem eleştirisi yapmış. Aniden ortaya çıkan körlük salgınıyla, insanoğlunun ne noktaya geldiğini, medeniyet ve ahlak denen kavramların ufak bir darbeyle nasıl yerle bir olabileceğini, insanların hayvani güdülerinin ve çıkarların hangi durumda olunursa olunsun ortaya çıktığını güzel bir şekilde anlatmış. Kitapta isimlerin, ünvanların, toplumdaki statünün ne kadar önemsiz olduğunu, bir hastalıkla dahi yerle bir olacağını en acı şekliyle okurlarının yüzüne vurmuş. Çok güzel ve zamanın ötesinde bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ederim.
Camus'un tüm kitapları müthiş bir zeka ürünü. Bu kitap toplumun kalıpsal davranışlardan farklı davranışlar sergileyen, bu tutumuyla da toplumdan dışlanan ve bunun sonuçlarını da en ağır şekilde ödeyen bir adamın hikayesini anlatıyor. Çok başarılı ve okunması gereken bir kitap.