Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-113829 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın ürün tanıtımı kitabı abartmış, öyle hazine falan değil. Hele hele Oscar ödüllü "Lawrence of Arabia" filmini izlediyseniz bu kitabın size vereceği pek bir şey de yok. Yayıncılar orjinali tek bir kitap olan kitabı üç cilde ayırıp ilk cildini yayınlamışlar, geri kalan ciltler de henüz basılmadı. Bu cildin 40-50 sayfası hoş ama gerisi boş...
Ben kitabın orjinalini de okumuştum, önsözünde yazarın aslında Türk generali tarafından tecavüze uğramadığını, bunu hem kitaba ek bir fantezi öğesi eklemek için hem de İngiltere kamuoyunda kendisi hakkındaki bazı olumsuz intibalara karşı uydurduğunu itiraf ettiği yazıyordu. (Lawrence homoseksüeldi)
Lawrence ve ingiliz altınıyla satınaldığı Şerif Hüseyin ve adamları dedelerimizi şehit ettiler, bedevilerin yaptığı işkenceler ingiliz subayları bile ürküttü (filmdeki hastane sahnesinde de bu gösterilmiştir). Sonunda Arabistan Şerif Hüseyin'e de yar olmadı, İngilizler ondan desteklerini çekip Vehhabi Suudları desteklediler. Takdir-i ilahi; Şerif Hüseyin'in bildiğim kadarıyla bütün çocukları çeşitli yerlerde öldürüldüler, hiç biri gün yüzü görmedi. Devlet-i Aliyye'ye ihanet etmenin bu dünyadaki cezasını hem kendisi hem de onunla birlikte hareket eden çocukları görmüştür. Kendisi de Arabistan'dan kaçıp oğlunun yanına Ürdün'e gittiğinde çok geç de olsa yaptıklarından pişman olmuştur. Bir gün Amman'da sokakta İzmir marşının çalındığını duyunca oğlu babası üzülmesin diye pencereyi kapattırmak ister. Şerif Hüseyin buna engel olur ve gözleri yaşararak "ben velinimetime ihanet ettim, şimdi bu duruma düştüm, bırak dinleyeyim" der.
Türkiye'de bir süre görev yapan ve konuyla ilgili yaptığı araştırmalarda bizim askeriyeden de kaynak desteği alan yazar kitabında özetle şunları söylüyor:
Osmanlı devletinin insan kaynağı rakiplerine göre daha azdı ki bu genel olarak itilaf devletleri-ittifak devletleri karşılaştırmasında da doğrudur. (Yazar İngiliz ve Fransız sömürgelerinin insan kaynağını dahil etmemiş oysa onlar da savaşa girdiler; Almanya savaşa girerken savaşın çabucak biteceğine güveniyordu ama işte rakiplerin sömürgelerden gelen insan kaynağını da düşünmek lazımdı). Osmanlı ordusunun en büyük sorunu lojistikti. Ölen askerlerin büyük kısmı muharebe neticesi değil hastalıktan öldü. Osmanlı cephelerindeki savaşlarda Avrupa cephesindeki kadar kanlı muhabereler olmadığı için kayıplar daha az oldu. Ordu Yakup Şevki Paşa, Vehip Paşa, Halil Paşa gibi iyi komutanlarca yönetildiği sürece oldukça iyi savaştı ve Galiçya, Çanakkale gibi cephelerde bunu fazlasıyla ispatladı. Osmanlı ordusunda Alman kurmay subayları sanıldığı kadar etkin konumda değildi. Yazar Sarıkamış faciasında bizim kamuoyunda ifade edilen 90,000'den çok daha az şehit verdiğimizi söylüyor ki Ramazan Balcı'nın çalışması Ericksson'ınkinden bile az bir rakam vermektedir...
Batı dünyasında Türk kaynaklarını da değerlendiren bu tür objektif çalışmaların artmasını dilerim. Umarım bizim yazarlarımız da bu konuda daha çok eser verirler; bu konuda bizde de bir boşluk var.
Yazar kitabın önsözünü çok uzun tutmuş, belki hatıratın gerçekliği konusunda olabilecek şüpheleri ortadan kaldırmak için; ama bu kadarı da okurken rahatsızlık verdi, daha kısa tutmalıydı. Hatıratı okumak güzeldi, II. Abdülhamid'in hadiselere bakışını anlamak bakımından faydalı oldu.
"The Özal", Özal hakkında CNNTurk'te yayınlanan 10 bölümlük belgeselin kitap hali... Hemen hemen baştan sona röportajlardan oluşuyor. Özal'ın portresini vermek açısından Yavuz Gökmen'in "Özal sendromu" eserine yetişemez fakat kamuoyuna çok yansımamış bilgileri ona yakın insanların ağzından vermesi bakımından güzel bir eser. Belgesel olarak izlemek elbette daha güzeldi ama onun sürekli erişilebilirliği yok, bununsa var.
Yazarın arkadaşı Profesör Snow tarafından yazılmış ve Hardy'nin hayatından sözeden uzun önsöz kitabın en güzel bölümü. Kitabın kendisi de fena sayılmaz, matematiğe estetik açıdan yaklaşıyor ve yazarın pür matematiği uygulamalı matematiğe tercih edişini anlatıyor.