Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

İşbaraalp Tarafından Yapılan Yorumlar

27.05.2005

Bu kitapta Abdias ve Hristiyanlığı işlendiği bölümlerde Aytmatov'un tarzından farklı bir tarz sezdim, daha çok Rus Edebiyatının izlerini taşıyor izlenimi verdi bana. Adbias'ın sevgisini, sevgilisini tanımlaması bence eşsiz bir tasvir örneği. Kitabı okurken keşke Abdias sevgilisine kavuşsa diye içimde geçirdim, ama Aytmatov'un tüm eserlerini okuyan birisi olarak yine hüzünlü bir son bulacağımın da farkındaydım. Dişi kurt Akbar ile Çoban Boston arasında ki gelişen olaylar, daha doğrusu trajedi çok etkileyici, Akbar'ın doğurduğu tüm yavrularını insanalr yüzünden yitirmesi, yaşadığı bunalımlı günler ve tabiatının verdiği vahşilik... Kitabın sonunda yine hüzün var ve yine göz yaşı var...
16.05.2005

Kitabı üniversitede öğrenciyken edebiyat hocamız tavsiye etmişti. Kitabı okumadan önce biraz tereddüt etmiştim, acaba okumaya değer mi diye. Kitabı okuduktan sonra beni ne kadar etkilediğini sanıyorum kitabı tavsiye ettiğim herkes fark etmiştir. Bir şehir bu kadar mı güzel anlatılır? Kitabı geçtiğimiz günlerde yeniden okudum, sanırım daha da pek çok kez okuyacağım. İlk kez okuduğumda Sivasta üniversite eğitimini tamamlamış bir arkadaşıma kitapta okuduğum yerleri ve mekanları anlattıktan sonra arkadaşım benim Sivasa gittiğimi ve oraları gezdiğimi düşünmüştü, kitabı kendisine verene kadar da inanmamıştı bana:) Ahmet Turan Alkan'ın bugüne kadar okuduğum tek eseri, fakat artık diğerlerini de okumanın vakti geldide geçiyor sanırım...
16.05.2005

Aytmatov’un bu eserinde diğerler eserlerinde de olduğu gibi savaşta ezilen Halk ve çektikleri sıkıntılar, bir annenin gözünden yansıtılarak farklı bir zaviyeden ele alınmış. Kocası Suvankul, Oğulları Kasım, Maysalbek ve Caynak’ı savaşta kaybeden bir anne, oğlu Kasım’ın karısı Aliman ile birlikte yiğitlerini yitirdikten sonra çektikleri katmerli acılar…İnsanların zirai üretim kooperatifinde canlarını dişlerine takarak cepheye nasıl buğday yetiştirdikleri, kendi milletinden bile olsa insanların ne kadar çirkefleştiği, öksüz ve yetimlerin lokmalarına kadar çaldığını, savaşın insanın iyisi ve kötüsü ortaya çıkardığını bir çoğunu kitapta okuyorsunuz. Aytmatov’un bir tarzı var o savaşı, melankoliyi eserlerinin bütününde işleyebilen, ve bunu sizi gözyaşlarına boğarak yapabilen bir usta. Savaşı cephe gerisinde, yiğitlerini ateş hattına gönderen,ezilen, bütün işleri omuzlayan insanların penceresinden öyle sanıyorum ki Aytmatov kadar iyi betimleyebilecek bir yazar daha yoktur…
11.05.2005

Kitabı işim gereği aldım ve beklediğimden çok daha akademik bir kitap olarak karşıma çıktı. Banka ve Finans piyasasında faaliyet gösteren herkese tavsiye edilen bir kitap ama bence çok bilimsel kalmış. İşin daha ziyade pratiğe yönelik kısmını arayanlar bence yazarın Kredi taleplerinin değerlendirilmesi kitabının baskısını bulabilirlerse alsınlar. Kitabın baskısı çıktıktan kısa bir süre sonra tükeniyor diye duymuştum.
10.05.2005

Cemile Aytmatov'un alışılageldik tarzında bir kitap, yazarın her kitabında Savaş,ezilen halk, yaşanan yokluk ve sıkıntılar dile getiriliyor. Burada da benzer betimlemeler var, Cemile ve küçük kaynı ve akserden yeni dönmüş yaralı bir adam. Bence aşk hikayesi olarak nitelendirilebilir, fakat çok kısa olması nedeniyle yorumlayanlardan bazıları aşk hikayesi olamayacağı kanısına varmış olabilirler.Buğday taşımaya giden insanlar, daha sonra türküler, hayata gönül gözünden bakabilmeyi yaşadığı acılar ile öğrenmiş bir adam ve onun bu ince ruhunu türkülerinde keşfeden Cemile, mutlu sonda uzaklara birlikte kaçış... Unutmadan bir de tüm bu olup biteni izleyen ve hayata farklı bir pencereden bakma imkanı bulan, küçük çocuk ve onun sanata olan yönelimi. Cemile sevebilme arzusunu taşıyan, sevilebilmeyi bekleyen, naif bir kişilik olarak çıkıyor karşımıza. Güzel bir kitap...