Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
cagla0606 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabı bir günde okudum. Çok beğendim. Daha çok Nilgün Marmara gibi düşünen bir kadın hayal ettim kitabı okurken ancak daha sonradan anladım ki iş hiç öyle değilmiş. Kitap öncelikle ölmek isteyen bir genç kızı konu alıyor. Buraya kadar okuyan arkadaşlar eğer kitabı okumadiysa bundan sonraki cümleleri okumasınlar. Veronika her gün aynı hayatı yaşamaktan, monotonluktan sıkılmış bir karakter, aslında okudukça hayallerini gerçekleştirememiş, ailesinin beklentisine göre hareket etmiş bir kadın göreceksiniz. Başkalarına göre yaşamayın, başarılı bir kimlik oluşturabilmeniz için öncelikle siz ne istiyorsanız, nasıl yaşamak istiyorsaniz öyle hareket edin' mesajı veriyor kitap. Okuyun , bir daha okuyun. Tımarhane hayatını da okuyun.
Daha guzel kitaplar okumuştum. Beğendim ama çerez niyetine geldi biraz. Ergen bir çocuğun bir kaç gününü anlatıyor bu eser. Amerika'da geçtiği de üslubundan epeyce belli oluyor ancak çok 'filan' kelimesi kullanılmış. O biraz dikkatimi dağıttı. İç dünyası karmakarışık bir çocuk. İç dünyasında evet/hayır , siyah / beyaz hep birbirine girmiş. Bir insanı hem seviyor hem yeriyor bu Holden. Okuyabilirsiniz. Zaten bir günde biter, akıcı.
Tezer Özlü merak ettiğim ve kitaplarını okuduğum bir yazardır. Sıradışı bir kadındır. Varolma sancısı çekmektedir.. Kitap içerisinde gençlik ve ihtiyarlık kavramlarına inanmadığını belirtmektedir...
Merhabalar, ilk defa Hasan Ali Toptaş kitabı okudum. Öncelikle kullanmış olduğu dil çok betimsel bana göre. Beğendim. Bu kitap öykülerden oluşuyor. Her öykü birbirinden güzel, birşeyler çağrıştırıyor aslında. Geçmişimizden, belki geleceğimizden. Ancak ben en çok "Fotoğraf'' adlı öyküyü beğendim. Bir ogretmen, bir resim öğretmeni , yorgan iğnesi ve kağıtla ogrencilerine defter yaptıran bir öğretmen düşünün. Ve sonra yaşlanan. 30 sene sonra öğrencisiyle olan sohbeti. Ölümü beklemesi , hesaplaması. Güzeldi. Okunasi. Her öykü okunasi. Aslında ''Yatak'' adlı öyküde bana biraz çocukluğumu hatırlattı. Bizim evde hiç yer yatağı olmadı ama babaannemlere misafir olarak gidip kaldığımızda hep yer yatağında uyurduk. Onu animsadim.
İrfan Degirmenciyi bir gazeteci ve televizyoncu olarak çok severek takip ediyordum ancak bu kadar kuvvetli bir dili olduğunu açıkçası tahmin edemezdim. Çok güzel bir Türkçe ile yazılmış akıcı bir roman. Tabi ki geçmişten günümüze olan olaylarla ilgili dokundurmalar eşliğinde gidiyor kitap. Bu kitabım kendisinden bizzat imzalı okumaya kiyamiyordum bile ama kiydim