Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

niyanöç Tarafından Yapılan Yorumlar

10.03.2023

'Sinekli Bakkal' okul yıllarımızdan beri adını sıklıkla duyduğumuz bir dönem romanı. Belki o yıllarda okul ile özdeştirdiğim için uzak kaldığım bir eserdi. Yakın zamanda okur dostum olan Başak paylaşımlarında hevesle bahsedince, kitaba başlamadan edemedim. Aslında şunu belirtmek isterim tam bir İstanbul romanı. İstanbul'u bilen veya ikamet eden kim varsa bence çokça keyif alacaktır. Şimdilerde önünden ya da yakınından geçtiğimiz o konaklara ya da 'Eski İstanbul' adı verilen semtlerde gördüğümüz mahallelere götürüyor okurken. Rabia'nın hikayesi etrafında hem doğu hem batı malzemelerle zenginleştirilmiş, bu iki zıt kültürü bize yansıtacak karakterlerle örülmüş bir konusu var. Osmanlı dönemi, inceden üst kademelerde olanlara göndermeler de var. Tam tadında bir eserdi özellikle ilk bölüm olarak adlandırılmış kısımda ayrı bir keyif aldım. Bu kitaba başlarken hakkında hiç bir şey bilmiyordum. Benim açımdan böylesi daha keyif verici oldu.
10.03.2023

Okurlar tarafından çok bilinen ancak çoğu insana filmleri ile ulaşmış bir kitap bu. Yazarın bizzat savaş deneyimi ve bunu bize anlatırken kullandığı uslup ile savaş ortamını bize yaşatıyor. Okurken duygudan duyguya geçiş yapıyor ve bölümler bittiğinde derin bir nefes alma ihtiyacı hissediyordum. Çok bilinen, çok işlenen konuları bize anlatsa da belki bu konuda kendi halkı tarafından da dışlanması ve eserlerine karşı yasak konulması bu kitabı daha da yukarı çıkarmaya sebep olmuş olabilir. Biliyorsunuz yasak olan her şey daha da ilgi uyandırır. Henüz geleceklerini bile düşünmeye fırsat bulamadan okul sıralarından cepheye gönderilen acemi askerlerin bilmedikleri topraklarda büyük masalarda oturan ve onlar öyle istedi diye savaşın içine çekilen gençlerin hayatta kalma savaşını okuyoruz. Cephe de yaşanılan olaylar ayrı bir de cephe gerisinde olan olaylar da kan dondurucu. Nitekim her okurun başka kitapların içinde bile denk gelebileceği kitaplardan biri bu kitaptır. Mutlaka okunmalı.
10.03.2023

Karakterin (stadigraf olması) gün içerisinde kendi belirlediği bir rutin ile ilgili olaysal bir durum okuyacağım yanılgısı, daha ilk sayfalarda 'ne okuyorum ben şimdi' dedirtti. Mesleki edinimleri, hayat düzenine entegre olmuş bir karakter, günlük planını yaşıyorken, birden beklenmedik bir kaza gerçekleşir ve yarattığı düzen tepetaklak olur. Op Oloop gerçeklik ve boşluk arasında hezeyanlar yaşıyor, böylece akılda kalıcı oldugu kadar saçma bir karakteri okur gibi hissediyorsunuz. Okurken buraya kadar sorun yoktu, ne zaman sevdiği kadını görmeye gitti, işte o noktadan sonra bazı cümleleri iki kez okumaya, bazılarını ise alakasız bulmaya başladım. Evet psikolojik ve felsefi bir alt metin var ama üstüne oturmayan bir durum hissediliyor. Hiç okurken keyif almadım diyemem, özelikle yemek davetinde eleştirilen, hatta farklı bakış açıları ile irdelenen konular oldukça ilgi çekiciydi.
10.03.2023

Bu kitap, yazarın kendi türettiği ve adını 'mantıklı fantezi' koyduğu bir türde yazılmış. 'Okunması gereken 1001 kitaptan biri' ve neden bu türde bir kitabın bu listeye dahil olduğunu ancak okuduğunuzda anlayacaksınız.
İngiltere'de oldukça sıradan sayılabilecek bir köy vardır ve bu köy sakinleri kendi hallerinde yaşam sürmektedir. Ancak bir gün, bu köye kendi evlerine dönmek isteyen bir çiftin karşılaştığı durum ve sonrasında beklenmedik sorunların yaşandığı olaylar konu alınıyor. Önceleri kayıp gün olarak adlandırılan ve hükümet tarafından incelenme altında olan köy halkında, kadınlar arasında beklenmedik bir gebelik ve doğum sonucunda sıradışı özelliklere sahip bebekler olduğu ortaya çıkar. Bu bebekler büyür ve köy halkının bu durumu nasıl yönettiği ile ilgili detayları öğreniriz. Son sayfasına kadar karakterleri ve incelikli olay örgüsü ile okuru canlı tutan bir kitap olduğunu söyleyebilirim.