Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
OkurYazar_YazarOkur Tarafından Yapılan Yorumlar
Bruno'nun dialogları keyifliydi. Benim böyle bir ortamda, böyle devlerin karşılıklı akıl yürüttüğü bir sahnede olma imkanım yok. Kitap beni bu entellektüel heyecan ile cezbetti. Rönasansın cins kafalarını tanımak ve yad etmek istedim. Engizisyon 1600 yılında Bruno'yu yakarak idam etmiş. O ne dedi, ne demedi bunu merak ettim. O çağda bilim yapma derdinde bu büyük düşünürü anlamaya çalıştım. Altını çizdiğim çok da cümle vardı. Tavsiye ediyorum.
Anı kitabı arıyordum. Hasan Ali Yücel ismini görünce bu kitabı aldım.Hasan Ali Yücel'in hayatı demek, sadece bir insanın değil, bir ailenin ve bir dönemin portresi demek. Küçük kızı Gülümser Yücel, aileyi dedelerinden başlayarak anlatmış. Söyleşi formatında, soru cevaplarla sohbet çok kontrollü yönlendirilmiş. Arda Kural söyleşi için çok iyi hazırlanmış. Görsellerle zenginleştirilmiş. Ayrıca soru cevap şeklinde olduğundan kolay okunan bir kitap.
Uzun bir kitap ama Mario Vargas Llosa gerçekten güçlü bir kalem. 19. yy başı, Brezilya kırsalındayız. Kitapta bir çok karakter var. Ana konu iç savaş ve taraflar. Vaiz diye biri ortaya çıkıyor: tüm suçlular, dışlananlar, ezilenler, yoksullar bu adamın peşine takılıyor. Vaizin müritleri Canudos yerleşiminde alternatif bir dünya kuruyorlar, kendi düzenlerini oluşturuyorlar. Cumhuriyet ise bu insanları düşman ilan ediyor ve yok etmek için var gücüyle üzerilerine yürüyor. Kesin İnançlılar kitabını bilir misiniz? İşte bu kitapta her iki taraf kesin inançlı ve fanatik. Bu fanatizmle, kendilerine ve karşıt gördükleri tarafa dair algılarını resmetmiş Llosa. Her türden şiddeti sonuna kadar okuyoruz ki, beni yer yer rahatsız etti bu detaylı anlatımlar. Kıran kırana bir mücadele, farklı karakterlerin hikayelerine gire çıka, her yönden anlatılıyor. Yoğun karamsarlığı ve şiddet sahnelerini düşünerek her okura hitap etmeyeceğini belirteyim; ben yine de yazarın kalemine ve emeğine şapka çıkarıyorum.
Murakami nevi şahsına münhasır bir adammış. Bu kitapta hayatını, kişiliğini, yazarlığını epeyce şeffaf, kusursuz göstermeye çalışmadan, egosunu belli ederek yazmış. Dilinde bariz bir güven ve alaycılık var, samimiyet var, "ben böyleyim" havası da var; öte yandan "bende böyle işledi, sizin işinize de yarayabilir," yardımseverliği ve bilgeliği de var. Yaşadığı döneme, toplumuna, dahil olduğu edebiyat/yazar sosyo-kültürel ortamına, yeteneği ve mesleki tecrübesine dair tahmin etmediğim detaylar var. Bunları sunuşundaki akıcı ve özgün üsluptan hoşlandım. Murakami'yi hayat duruşuyla ve şahsiyetiyle gerçekten tanınası buldum. Kendini sansasyon ve magazin nesnesi haline getirmeden açmış. Kendini açışı bir cesaret değil; bir feraset, hakimiyet, denge göstergesi oldu benim nezdimde. Yazarlıkla ilgili teknik kitapların çoğundan daha faydalı bence. Biyografi ve anı kitabı sevenler de çok sevecektir bu kitabı. Murakami okuru ve hayranıysanız zaten çoktan okumuş olmanız lazım.
Semmelweis dâhi bir tıp bilim insanı. Bu kısacık kitap onun hayat hikayesi. Lohusa humması ve doğumlarda enfeksiyona dayalı ölümleri araştırmış. Çalışmaları zamanında çok az destek, misli misli köstek görmüş. Bu açıdan kitap bir iade-i itibar. İnsanlık, bilim ve medeniyet yolunda çok acılar çekildi, çok dönemeçler yaşandı. Bu yola hayırlı bir taş koymuş her insan eli öpülesi, adı anılasıdır benim için. Semmelweis'ın akademi ve tıp camiasında yaşadığı müddetçe kabul görmeyen keşfi, bugün nice hayatları kurtardığı bilinen çığır açıcı bir adımdı. Malesef o gün tepkiler bambaşka olmuş. Çok etkileyici bir yaşam öyküsü, şairane cümlelerle karşımızda. Tıp ve bilim dünyasına uzak olduğum için ben onu tanımıyordum. Sonunu da bilmeyerek okudum. İyi ki okudum, iyi ki tanıdım diyorum ben. Not: Bazı yerlerde cümle içinde büyük harf kullanımı hataları var. Sonraki baskılarda tekrar bir redaksiyon görse iyi olur @jaguarkitap