Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kitapkokuluhatun Tarafından Yapılan Yorumlar

30.03.2017

Aylar önce okumuştum Ermişi ve şimdi de devam kitabı olan ermişinbahçesini okudum, Ermişin sonunda Orphalese şehrinden ayrılıp denize açılıyordu El Mustafa bu kitapta doğduğu adaya yani anne ve babasının bahçesine dönüyor. Ve yine verdiği öğütler hayata, zamana, yalnızlığa ve en önemlisi insana dairdir. Öyle güzel cümlelerle anlatıyor ki kalemine hayran olmamak elde değil.
27.03.2017

Sierva Maria isimli bir kızı kuduz bir köpeğin ısırması ile başlıyor hikaye. O kız hep başka karakter üzerinden anlatılıyor, ne istediğine, ne hissettiğine yer verilmiyor. Anlatılan dönemde sınıfsal ayrışma, sevgisizlik, mistik inanışlar, cehalet, kilisenin toplum üzerindeki etkisi o kadar vurgulanmış ki sadece aşk anlatıyor demek yanlış olur fakat oldukça hüzünlü bir hikaye. Okurken en çok Sierva Maria'ya üzüldüm.
23.03.2017

Çarpıcı bir çöküş öyküsü... XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanıyor oluşu bende merak uyandırmıştı genelde yaşanmış yani gerçek hikayeleri severim. Madame de Prie iktidar sahibi olduğu dönemden sonra yaşanan bir olaydan dolayı sürgün edilir ve kendiyle baş başa kalır. Yalnızlıktan delirecek gibi olur ve rol yapmaya başlar. Eski ihtişamlı hayatını gösterişli eğlenceler düzenleyerek canlandırmaya çalışır, amacı yeniden tüm dikkatleri üzerine çekebilmektir ama ne yaparsa yapsın çöküşe karşı koyamaz. Kısacası bir Zweig güzelliği daha.
20.03.2017

Bir gün hiç tanımadığınız zengin birinin devasa bir 'kitap evi' ni size miras bırakmış olduğunu öğrenseniz ne hissederdiniz? Tam da böyle başlıyor kitap anlam veremiyorsunuz çünkü kim olduğunu öğrenemiyorsunuz ve bu yapı tam da sizin hayal ettiğiniz şekilde yapılmışsa merakınız ikiye katlanırdı sanırım yani benim öyle olurdu. Çok güzel bir kitap okudum ve iyi ki de okumuşum. Her kitap severin okuması gerektiğine inandığım bu kitapta; kitaplara, kitaplıklara, kütüphanelere, ve biz kitap tutkunlarına değinmiş yazar. Okuyun, okutun.
13.03.2017

1944'de 650 kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı'na gönderilmiş Primo Levi. Nazi zulmünü, orada geçen korku ve acı dolu günleri, insanın insana uyguladığı fiziksel ve manevi şiddeti, her gün ölüme bir adım daha nasıl yaklaştıklarını gözler önüne sermiş. O toplama ve ölüm kamplarından kurtulmayı başarabilen 20 kişiden biri ve hayatının geri kalanını ise orada yaşananları aktarmaya adamıştır. Etkileyici bir o kadar da sarsıcı bir kitap. Acı olan şu ki tüm bunlar yaşandı. Keşke sadece kurgudan ibaret olsaydı bu kitap.