Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Hıfsullah Altaçlı Tarafından Yapılan Yorumlar
“İnsan bir fabrika olsaydı, ne üretiyor olurdu? Mazeret...” İbrahim Tenekeci’ye katılmamak mümkün mü? Bu kitabı okumamak için, hiçbir mazeretimiz olamaz.
Sıkılmadan okunacak hikâyeler. “Oysa ki, nice rüyalardan uyandım ben; sen rüyalarda aranmayacak kadar gerçektin yanı başımda. Ama hangi yanımdaydın. Nice yolculuklardan vazgeçtim ben, çünkü sen çoktan menzile varmıştın. Ama hangi menzildeydin.” (s. 109) Diye soruyor, Adem Özbay "Yorgunluğum İçin Nice Kelimeler Aradım Lügatlerde" hikâyesinde. “Kuyutaşı Nuri” hikayesi de güzel.
“Gül dedi ki,
— Benim yüzüm kadar güzel bir başka yüz olmadığı halde, gülyağı çıkaranların bana çektirdikleri azab nedendir, bir bilsem...
Bülbül de cevaben dedi ki:
— Dünyada yalnızca bir gün güldüğü için bir yıl azab çekmeyen kim vardır?
Biz olsak şöyle derdik:
— Dünyada bir gül kendisine gülümsesin diye bin azab çekmeyen bülbül mü olur... (s. 140) Bu satırlar, "Güle Dair" başlıklı bölümden. İskender Pala, okurun, okuma zevkini zirveye çıkarıyor.
Arızalı Kalpler’in ilk öyküsünü -Tamamlama Rotasındaki Uçaklar- okuduğumda mükemmel bir öykücü intibaına varmıştım. “Deniz Gören Odalar”, “Geniş, Ferah Alanlar”, “Mazi Taşıyan Trenler”, “Eski, Yalan Zamanlar” öyküleri de güzeldi. Ancak, bütün öykülerde cinselliğin abartılı bir şekilde işlenmesi, bu öyküleri okuma zevkini yok ediyor.
"Bir vakitler, kısa bacaklı bir köpek vardı. Boyu öyle uzundu ki, hislerini kuyruğuna ne kadar zamanda haber verebildiğinin farkında bile değildi.
Onun içindir ki, bir defasında gözleri hüzün ve kederle dolu iken, kuyruğu sallanmakta devam ediyordu. Kuyruk hâlâ az önceki sevincin etkisindeydi." (s. 111) Bu anlatım tarzı, bu edebiyat; Posta Kutusundaki Mızıka'yı okuma çağrısı olmalıdır.