Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ali Kamran Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabı da eleştirmeden evvel yapılan diğer eleştirileri tek tek okudum. Bir çok eleştiride Ahmet ALTAN göklere çıkartılıyor (her halde eleştirileri bölümünü en çok Ahmet ALTAN fanatikleri kullanmış). Bir yazara bu kadar bağlı olmak ne kadar iyi bir şey bilemiyorum ama bu arkadaşların objektif olarak bir eleştiri yapabileceklerini pek sanmam...
Başka farkettiğim konu ise bir çok eleştirmen kitabı fazla açık hatta kimileri pornografik sahneler ile dolu olduğu belirtmiş... Bir dakika lütfen... Bu kitabın adı "İsyan günlerinde AŞK". Yani ana teması "AŞK". Haliyle AŞK her yönüyle işlenebilir, ki Ahmet ALTAN da bunu yapmış. Platonik aşktan tutun, şehvet dolu aşk ve sevişmelere kadar her yönüyle işlenmiş. Yazar bilinçli olarak izlediği bu yol ile okuyucuya kendine yakıştıranı seçme olanağı tanıyor.
Tabi bu aşk dolu satırlar dışında yazarın değinmiş olduğu "ahlak, din, insanın iç kavgası ve çekişmesi, tarihi olaylar" konuları da kitapta geçer. Ancak bu konular kitabı daha cazip bir hale getirmek için kullanılmış, "AŞK" sahneleri arasına serpiştirilmiş, hiç bir zaman ana tema "AŞK"'ın önüne geçmemiştir.
Kitaptaki tek olumsuz yan ise; kimi uzun anlatımlar ile okuyucunun konudan kopup ilgisinin dağılması olduğunu diyebiliriz..
Diğer eleştirileri de okursanız herkes kitabın akıcı olduğunu söyler. Ben de buna katılıyorum. Kitabın nasıl sona erdiğini anlamadım. Ancak yine de kimi zaman sıkıcı bulduğum da oldu. BAna göre yazar konuyu işlerken fazlasıyla asıl konudan "yani yüzüncü ad kitabını bulmak" temasından uzaklaşmış. Kitabta nerdeyse kahramanın tüm duygularını, hissetiklerini yaptığı ve yapmayı düşündüğü tüm şeyleri ayrıntılarıyla görürüz. "Kitap bulmak" teması ise tamamen tesadüfler sonucunda işleniyor.
Öte yandan kitapta bol bol Osmanlı'daki düzensizlik ve rüşvet teması işlenmiş. Kahraman gittiği her yerde Osmanlı'daki bu düzenisizliği yerden yere vurur (bir yer dışında Izmir'deki dürüst çalışan görevli dışında) ve sanki özel bir zevk alarak bu konuya dikkat çekiyor. Bana göre yazarın Arap kökenli olmasından dolayı Osmanlı'dan büyük bir kuyruk acısı var ve bu kitabıyla özellikle buna dikkat çekiyor.
Son olarak bütün bu olumsuzluklara rağmen kitabın akıcı bir dili olmasından dolayı - ki bunda çevrimenin büyük bir rolü olduğunu inanıyorum- okunmaya değer.