Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Afrasyap1 Tarafından Yapılan Yorumlar

19.05.2021

Aleksandr Puşkin’in tarihsel olaylar üzerine inşa ettiği ünlü romanı Yüzbaşının Kızı, romantizmle başlar. Daha sonra okur, Rusya’nın çarlık döneminde yaşadığı çalkantıları izlerken bulur kendisini. Akıcı dili, toplumcu gerçekçi yaklaşımıyla eser, mutlak iyi yada kötünün neden var olamayacağını hatırlatır:
19.05.2021

“Gatsby’yi muhakkak tanıyor olmanız lazım.”
“Gatsby mi?” diye sordu Daisy. “Hangi Gatsby?”
F. Scott Fitzgerald, şaheseri olarak kabul edilen bu kitabında Caz Çağı’nın Kayıp Kuşak’ını muazzam bir şeffaflıkla ve fevkalade nükteli bir dille tasvir ederken, aynı zamanda bu kuşağın kendini kaptırdığı malum Amerikan Rüyası’nı ustalıkla eleştirir. Dönemi en iyi yansıtan özellikleri bu romanda, Bay Gatsby’nin her hafta sonu düzenlediği partilerde bulabilirsiniz
19.05.2021

Anton Çehov insanların birbirleriyle ilişkilerini, bu ilişkilerdeki incelikleri, aksaklıkları, karakterlerin sevgi ya da sevgisizlikleriyle yol açtıkları insanlık durumlarını olanca gerçekliğiyle gözlemlemiş, sonra da bir ressam titizliğiyle tiyatro eserlerine yansıtmayı başarmış bir yazar. Çehov bu oyununda, imzasını “Martı” diye atan Nina’dan, Konstantin Treplev’in vurduğu ölü martıya; göl üzerinde özgür uçan martılardan, ikide bir martı olduğunu söyleyen Nina’nın oyunculuk tutkusuna kadar her şeyi gizemli bir martı imgesinin etrafında örmüştür.
19.05.2021

Oscar Wilde’ın, kendisinin roman yazamayacağına dair eleştirilere adeta bir cevap olarak kaleme aldığı Dorian Gray’in Portresi, yazarın en tanınmış eseridir. Bu eserinde Wilde, kendi dünyasını şekillendiren estetizmi en yalın hâliyle kurguya aktarır. Saflığı ve iyiliği temsil eden Dorian Gray’in, bir karşılaşma sonucu bütün hayatı değişir.
19.05.2021

Bir Delinin Anıları, Flaubert’in çağının ötesinde kaleminin ve edebî derinliğinin habercisi gençlik eserlerinden. Flaubert’in henüz on yedi yaşındayken kaleme aldığı roman, kimilerine göre aşka adanmıştır. Kimileriyse “anomali” hayat tarzının manifestosu olarak görür onun satırlarını. Fransızca aslından çevrilen bu otobiyografik kurgu, onun çalkantılı duygu dünyasının da bir tezahürü: “Daha gençken, yaşlanmıştım. Yüreğim kırışıklıklarla kaplanmıştı.