Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
bilgikolik Tarafından Yapılan Yorumlar
CHP’nin tarihi, Türkiye’nin tarihidir. Atatürk partiyi kurarken "CHP halkımıza siyasal eğitim vermek için bir okul olacaktır" demişti. Öyle de oldu. Çünkü CHP devleti kuran partiydi: Cumhuriyet’i kuran, devrimleri yapan, demokrasiyi getiren. İşte bu yüzden Türkiye’de herkes biraz CHP’li değil midir? Ancak ne olduysa oldu, seksen yıllık CHP kurduğu Meclis'e giremedi. Hikmet Bilâ kitabında bu olgunun nedenlerini irdeliyor.
Bu kitap, eylemi ve düşüncesiyle ekonomik, siyasî ve dinî önyargıları hiçe sayarak kendi inancını kabul ettirmeyi başaran Muhammed Yunus’un öyküsüdür. Yoksulluğu yenmek için çok büyük projeler ortaya atmak yeterli değildir; önemli olan ekonomik zincirin ilk küçük halkası olan "insan"ın yardımına koşmak ve ona yeniden umut vermektir.
Dünyanın en zor ve en kötü koşullarına sahip ülkelerinden biri olan Bangladeş’te, Muhammed Yunus milyonlarca kişinin kaderini belirleyen ve tüm dünyadaki ekonomik ve siyasî sorumluların beğenisini kazanan devrimi sessizce gerçekleştirdi. Bankası Grameen, çok yoksul insanlara, hiçbir geri ödeme garantisi olmayanlara ve geleneksel kurumların tamamen reddettiği kişilere kredi vermektedir.
Doğu ile Batı arasında bir köprü, Balkanlar’da bir istikrar kutbu ve Akdeniz’de bir kavşak olarak Yunanistan, Soğuk Savaş sonrasında dünyada önemli bir rol oynama şansına sahipti. Ama gerek iç politikada gerek uluslararası politikada gösterdiği performans bu şansı değerlendirmesine yetmedi. Kitap, bu durumun nedenlerine eğiliyor ve Yunanistan için siyasî ve iktisadî reform önerilerinde bulunuyor.
"Linz Yahudisi", Hitler’i tarihin en büyük soykırımına yönelten nedenlere açıklık getirmeye çalışarak, Hitler’in Yahudilere karşı beslediği kinin temellerinin, Ludwig Wittgenstein’la 1904 yılında Linz’deki karşılaşmasının ardından atıldığını ileri sürüyor.
Türkiye’de 12 Eylül 1980’le askerî bir dönem yaşandı. Bu tarihten itibaren basına dönük öylesine çok değişken uygulamalar yaşandı ki, haber akımı çeşitli engellere takılıyor, gazete sayfalarına yansımıyordu. Gazeteci, yazabildikleriyle görevini yaptığına inanamadı; yazdıklarıyla mutsuzlaştı. İşte elinizdeki kitap, bu dönemde yazılıyordu; hem de günü gününe. Gazeteci, yazamadıklarını, haberleştiremediklerini bir bir saptadı, defterine not etti; zamanı gelince gün ışığına çıkarmak amacıyla.