Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Muhafazakar Demokrat Tarafından Yapılan Yorumlar
'Türkiye İşçi Partisi, 27 Mayıs askeri müdahalesini izleyen dönemde, 1961 Anayasası'nın sağladığı yeni siyasal güvencelerin ışığında kurulan ve Cumhuriyet döneminde TBMM'ye girebilen ilk sol parti olma özelliğini taşıyan Türkiye İşçi Partisi'nin ilk on yıllık öyküsünü anlatıyor.
Şubat 1961'de 12 sendikacı tarafından kurulan
TİP'in, kuruluşunu izleyen yıllarda Mehmet Ali Aybar, Behice Boran ve Sadun Aren gibi aydınların katılımıyla geniş bir alana yayılması da ele alınıyor. 12 Mart Muhtırasıyla kapatılışına kadar partinin geçirdiği dönemler ve Türk sol hayatındaki yeri de bir bilançoyla yer alıyor
'Görüldü' şeklinde bir ibareyle karşılaştığınız zaman bilirsiniz ki, elinizdeki mektup hapishaneden gelmiştir. Acıların, hüzünlerin ve sevinçlerin kağıtlara işlediği mektubu okurken çoğu zaman kendinizi yazanın yerine koyar ve içlenirsiniz. Şimdi hiçbir yerinde 'Görüldü' ibaresi bulunmayan ancak sayfalarında oldukça
hüzünlü dizeleri bulunduran bir kitap
'Hapishane Şiirleri' okurlarına bu duyguları yaşatıyor. Kitap, dünyadan ve Türkiye'den 14. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar insanlığın aydınlanma mücadelesi içerisindeki şiirsel tarihi anlatıyor
Dünya düzeni eleştirilerine, küfürlere ve sevgi sözcüklerine aynı anda sahip olan tek yer duvarlardır herhalde. Kimi zaman gülümsemeyle karşılık verdiğimiz kimi zamanda öfkemize hakim olamadığımız sözler şimdi hiç duyulmamışlarıyla karşımıza çıkıyor. Metin Üstündağ'ın nam - ı diğer MetÜst'ün hazırladığı 'Hasar Tespit Çalışmaları' adlı kitap, tespitlerin, saptamaların, tökezlemelerin ve yürek çarpıntılarının bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. 'Hasar Tespit Çalışmaları'nda, Metin Üstündağ'ın duvar yazılarının yanı sıra karikatürlerinin bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kitabın bir tek kapağı çizim o da içerisindeki bir sözün resmedilmesiyle oluşmuş. Kapak Vincent Van Gogh'un ünlü Arles'teki odası. Ancak bu odada misafir çizer olarak Metin Üstündağ yer alıyor. İçerisindeki duvar yazıları ise birbirinden komik öğeler içeriyor. Bazen 'Artık en ufak sorunlar bile gözümde memleket kadar büyüyor' diyen Üstündağ, bazen de
'Memlekette fikirlerden ziyade mizaçlar çarpışıyor' diyor. Umutsuzluğun kol gezdiği kimi anlarda bize de bir fikir veriyor.
Beynindeki damar tıkanıklığı nedeniyle hayatını kaybeden Aykut Barka ve Ali Er'in birlikte çalışmaları sonucu ortaya çıkan
'Depremini Bekleyen Şehir', İstanbul'un
birkaç kilometre güneyinde, Marmara Denizi içinde beklenen deprem tehlikesini her boyutuyla gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Son 236 yıldır yaklaşık 4.7 metrelik bir yer değiştirme birikiminin söz konusu olduğunun belirtildiği kitap, 30 yıl içinde 7'den büyük bir depremle hareket etme olasılığının % 62 olarak hesaplandığının üzerinde duruyor. Kitapta, İstanbul'da alınması gereken önlemler, bunun için bulunabilecek finans kaynakları ve riski azaltmak gibi konulara yer veriliyor. Hükümet ve ilgililerin eleştirildiği kitapta, büyük can kaybının yaşandığı Avcılar'da bile yeterli çalışma yapılamadığı anlatılıyor. 17 Ağustos depreminin ardından risk belirleyici çalışmaların dahi tamamlanmadığı belirtiliyor
'Güven', 'Komünist', 'Vedat Türkali: Niçin Komünist Oldum' kitaplarıyla tanınan Vedat Türkali'nin 'Özgürlük İçin Kürt Yazıları' adlı kitabında Kürt sorunu çözülmeden dekmokrasi sorunun da çözülemeyeceği vurgulanıyor. Türkali kitapta "Kavgaları kavgamız, özgürlükleri özgürlüğümüzdür. Devlet zulmuyle acılara batmış kardeş Kürt halkından, bir Türk yazarı olarak, özürler dileyerek..." diyor. Vedat Türkali bu kitaptan elde edeceği bütün geliri, köyleri yakılarak göçe zorlanmış Kürt köylülerinin hasta çocuklarına bırakıyor