Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hislipalyaco Tarafından Yapılan Yorumlar

30.03.2007

Türkçe üzerine,dilimizin gidişatı üzerine yazılmış pek çok kitaba ilaveten O.Sinanoğlu'nun bu kitabı onun o samimi uslubuyla ve dilini,ülkesini kurtarma çabasıyla yazılmış,çok doğru tesbitlerin olduğu bir kitap.mesela:İngilizce'nin aslında ne kadar yavan bir dil olduğu,mazisinin hiç de köklü olmadığı bir gönül kelimesinin dahi karşılığı olmadığı incelikten yoksun bir dil olduğunu;Japonca ile Türkçe Arasında bir çok benzerlik olduğunu okuyunca göreceksiniz.
O.Sinanoğlu'nun deyişiyle:"Hangi Türkçe?",daha doğrusu "Nasıl bir türkçe?" istediğimize cevabımız şu olacak:
1-Osmanlıca,Öz Türkçe diye bir ayrım yoktur;ikisi de Türkçe'dir.
2-Eğitim dili her aklı başında ülkede olduğu gibi tümüyle resmi dil,yani Türkçe olacaktır.
30.03.2007

Oktay Sinanoğlu bu kitabında çocukluğundan başlayarak, okuduğu okulları,Amerika'daki eğitimini genç yaşta nasıl profesör oluşunu,bilime kattığı pek çok şeyi bunların yanısıra kişiliğini,özel zevklerini,Türkiye ve Türkçe için olan uğraşlarını anlatmış;Emine Çaykara sormuş,O.Sinanoğlu yanıtlamış.Tam bir zeka ve çalışmanın başarıya ulaştırma hikayesi.Okuması çok zevkli,"Türk Aynştaynı"lakabını fazlasıyla haketmiş bizim topraklarımızdan çıkmış,Türk adını ve Türk'ün zekasını dünyaya tanıtmış,göstermiş bu aydın insanı herkesin tanıması gerek diye düşünüyorum,bilhassa gençlerin.Kendisinin hedefi de gençler zaten.keşke kıymeti daha fazla bilinse...
27.03.2007

Necip Fazıl'ın,şairlerin sultanının bu mükemmel şiir kitabının her evde olmasını düşünüyorum.Kelimelere bu kadar güzel anlamlar yükleyen,duyguyu,düşünceyi,
davayı bu kadar güzel kaleme alan nadide yazar-şairlerden biri.sayfaların anlatamayacağı hisleri O iki dizeyle öyle güzel öyle yalın anlatmış ki kaleminin gücüne,etkisine hayran kalmamak mümkün değil.Meşhur Sakarya şiiri,Kaldırımlar,Zindandan Mehmet'e Mektup,Beklenen,Çile ve daha nicesi...
Büyük şair,Üstad Necip Fazıl'ın her eseri okunmalı,hele Uyumak İstiyorum şiiri ilk ezberlediğim şiirlerden,öyle güzel yazılmış ki..
Herkese tavsiye ederim.
27.03.2007

Öncelikle fiyatı çok makul olan bu kitaptan birkaç tane alınıp eşe,dosta hediye edilmesini tavsiye ederim.Yusuf'un Üç Gömleği Kuran-ı Kerim'de Ahsen'ül-Kasas yani kıssaların en güzeli olarak geçen Hz.Yusuf kıssasının tamamen Kur'an ve sünnet ışığında açıklamalı ve açık bir dille anlatıldığı hoş bir eser.Okuyup da Hz.Yakub'un sabrına,Hz.Yusuf'un erdemine hayran olmamak mümkün değil.Tanıtımda kitap zaten kendini anlatmış;Hz.Yusuf'un hayatındaki üç döneme yer verilmiş.Pek çoğumuzun aklında soru işareti uyandırdığını düşündüğüm bir alıntı:
"Biz adının Züleyha veya Rail olduğu söylenen 'Azizin Hanımı' için Kur'ani ifadeyle hep "O/Kadın" diyeceğiz.Yeri gelmişken,ayrıca,"o/kadın" hakkında çeşitli kaynaklarda ve -maalesef- bazı İslami kaynaklarda abartılarak anlatılan ve onu 'zavallı,masum bir aşk tutkunu ve mağduru' gibi takdim eden,ayet ve hadislerde asla söz edilmediği halde,onu 'Yusuf aşkından gözleri kör olan,ihtiyarlayan ama Yusuf'un bir duasıyla tekrar eski güzelliğine kavuşan,nihayet onunla evlenip muradına eren bir örnek aşık gibi kutsayan yaklaşımları yanlış ve son derece tehlikeli buluyoruz."
...
Hz.Yusuf'un duası:"Ya Rabbi! Benim canımı Müslüman olarak al ve beni salihlerin arasına kat!"
27.03.2007

Şeytan Mephistopheles her insanı günaha sürükleyeceğini iddia ederken Tanrı yalnız Faust kuluna çok güvendiğini,onu hiçbir şeyin doğru yoldan ayıramayacağını söylüyordu.Mefisto Tanrı'nın bu en güvendiği kulunu da kendisinin yanlış yola pekala sürükleyebileceğini söyleyerek bahse girişti.
Mefisto Faust'un zayıf tarafını biliyordu:Kendisini bilime vermiş olan bu delikanlı her şeyi öğrenmek,varlığın sırrını keşfetmek istiyordu.Bu onun için çetin bir savaş,daimi bir huzursuzluk kaynağıydı:Çünkü ruhun sırrına ermek için yücelmeye çalışırken vücudu onu yeryüzüne,maddeye bağlı tutuyordu.
Mefisto karşısına çıkınca Faust onunla seve seve pazarlığa giriti:Kendi kendiyle memnun olur da huzura kavuşursa ruhunu şeytana teslim edecekti.
Şimdi Mefisto ile Faust arasında yaman bir savaşma başlamıştı:Şeytan onu önce hovardalığa sürüklemeye başladı.Yalnız,Faust ince ruhlu,temiz duygulu bir delikanlıydı,bayağı eğlencelerden,basit zevklerden haz etmiyordu.
Mefisto bu sefer başka bir çareye başvurdu.Faust'un karşısına güzel bir kız çıkardı.Faust bu kızı başlangıçta belki saf bir aşkla sevebilecekti ama böyle bir sevgi insanları günaha kadar da sürükleyebilirdi.
........

ve daha pek çok şey yaşadıktan, ağır sınavlardan geçtikten sonra ...

Aradan yıllar,yıllar geçti.Faust artık yaşlanmış,gözlerini kaybetmişti.Yalnız,artık kendinden memnundu,ruhu huzur içindeydi.O zaman Mefisto yeniden karşısına çıktı.Ona sözünü hatırlatıyor,"Huzura eriştiğine göre,ruhunu bana teslim edeceksin"diyordu.
Yalnız,Mefisto'nun unuttuğu bir şey vardı:Faust huzura onun gösterdiği yoldan değil,çeşitli acılardan sonra gene ruhunu yüceltmek için kendisinin bulduğu yolla eişmişti.Asıl şeytan bahsi kaybetmiş,Tanrı'nın güvendiği kulu Faust doğru yoldan ayrılmamıştı....

şeytanla bir bahis ve hesaplaşma...