Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Rint_Rint Tarafından Yapılan Yorumlar
Proust ilk kitapta Swann'la o kadar yakınlaştırıyor ki insanı Sodom ve Gomorra'da baş karakterimizin yaşadıklarını sürekli Swann'ın yaşadıklarıyla karşılaştırıp durdum.İkisi de sosyete tarafından sevilen kişiler,tutkuları doğrultusunda sürekli kafalarını kurcalayan sorularla kendilerine ızdırap çektiriyorlar(Swann bu konuda haklı olduğunu görüyoruz zaten) ve en çok benzerlikleriyse ikisi de arzuladığı kadınların kendilerini en baştan onlara verebileceklerini ima ederken uzun süre boyunca bu arzularını karşılarındaki kadınlara söylememiş olmaları.
Olayların gelişme hızlarından mıdır(?), yoksa seriyi tam anlamıyla hissettiğimden midir(?) bilinmez.Serinin en rahat okuması oldu.
İnsana ait, insanca duyguların hepsini derinlemesine inceler ve anlatır. çok iyi bilinçaltı işler. o yüzden hiç bulaşmayın derim.
"Bir kadına aşık olduğumuzda aslında yaptığımız şey, bir ruh halimizi ona yansıtmaktır; dolayısıyla önemli olan kadının değeri değil, ruh halinin derinliğidir." sözüyle bir çok erkeğin kabul edemeyeceği bir gerçeği açığa çıkarmıştır.
Proust'un gözlem gücüne ve yaşadığı olayları anlatışındaki o naif derinliğe hayran kalırken kendinizi bütün kitabın altını çizerken bulabilirsiniz.
Marcel Proust'un dev yapıtı "Kayıp Zamanın İzinde" serisinin ilk kitabı olan Swann'ların Tarafı'yla birlikte Proust'un yaşamında derin bir yolculuğun ilk adımını atmış bulunuyoruz. Çocukluğundan başlayarak gözlemlerini; gerek kendisinin gerekse çevresindeki insanların hislerini, düşüncelerini okuyucuya oldukça başarılı bir biçimde aktardığını fark ediyoruz okudukça. Edebi haz yoğunluğu zirveye ulaşıyor, adeta beraber oturup annesinin iyi geceler öpücüğü vermeye gelmesini kaygıyla bekliyoruz.
Hayır, kendi kendini sen çekip ayıracaksın, kimse sana yardım etmeyecek. Kendi elinle sağ gözünü oyacaksın. Kendi elinle sağ elini keseceksin. Kendi yüreğini kendin deşeceksin.”
O kadar guzel bir kitapsin ki bittiğin icin ağlamak istiyorum... Bazen insanların benim delicesine sevdiğim şeylerin farkında olmamaları çok güzel, sanki o şeyle benim aramda kimsenin fark edemediği, hissedemediği bir bağ varmış gibi. Ömür, insanlara adapte olmaya yetmeyecek gibi görmüş olduk, tutunmanın ön koşulu adaptasyonken ve tutmanın arayışına da bir kez girildiyse eğer, insan devrikleşir. Eylemlerini sıraya koyamaz. İnsan, nasıl ayak uyduracağını bilememenin tökezidir artık başka ne söylenebilir
Öyle bir kitap düşünün ki okuyorsunuz, sizi çekiyor anlamlandiramıyorsunuz başta ama bir yerden yakalanıyor oyle bir kitap düşünün ki yakaladınız mı bırakmadan 1 haftada bitiriyorsunuz bilinçaltının etkilerini gördüm. Bloom'la gezip görme hissi uyanıyor içinizde , pişmanlığı karamsarlığı sayfalarca anlatılan Molly'de anlıyorsunuz. Haklı mı haksız mı bize bırakanlar bir kitap anlatım teknikleri geçmişe dönüşleriyle bizleri içine çeken harika bir eser.