Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kaan Yırtımcı Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar'ın, henüz darbecilere dokunulamayan zamanlarda dokunmaya çalışarak elinin yanmasının hikayesi... O günler için büyük bir cesaret örneği gösterdikten sonra başına gelenleri ve hele de savcının işlemlerinin nasıl ortadan kaldırıldığını, buna rağmen ortadan kaldırılan işlemler için ne tür cezalar aldığını merak ediyorsanız okuyun. Tavsiye ederim.
Kitabın adı merak uyandırdığı için aldım. Kitap "hukuki sorunlara çözüm bulma" amacıyla yazılmış ancak bir hukukçu için bilgiler zaten çok yetersiz, hukukçu olmayanların da bu bilgilerle yetinerek sorunlarını çözmesi imkansızdır. Tıpkı, özet bir tıp kitabıyla cerrahlık yapılamayacağı gibi...
Özellikle çevre hukuku davaları üzerine çalışan bir avukatın bazıları meşhur olmuş (Bergama davası gibi) davalara ilişkin anılarını konu alıyor. Seçilen üslup yazarlıktan ziyade konuşma üslubu... Davalara ilişkin doyurucu bilgi yerine yazılmış dilekçeler veya davanın magazin yönü anlatılmış. Benzer (hukukçu anıları) kitaplarına kıyasla çok sıkıcı buldum.
Yorumlara baktım tereddüt ettim, tavsiye üzerine şüphe ile aldım, içindekilere bakınca rahatladım, lezzetle okuyorum, şiddetle tavsiye ediyorum.
Kitabın nasılını yine yazardan dinleyelim: "Ben bu kitabı, Adem alehhisselamdan bu vakte kadar(hicri 3.asır) gelmiş tüm peygamberleri, ümmetlerini, padişahları, her birinin devrini, siyret ve ahlakının ne yolda olduğunu anlatmak için yazdım. Bunlardan kim şükretti, kim nankörlük etti, şükredenlere ve nankörlere ne oldu bildirmekteyim".
190 sayfalık kitap 5 farklı isimli makalelerden oluşuyor. İç sayfalar ksımında bu makalelerin isimleri bulunmakta. İlk 3 makale birbirinin aynısı denecek kadar benzer konuya ilişkin. Anlatım aynı, ifadeler benzer. 4. makale kitabın okunmaya değer tek makalesi.
Beni asıl şaşırtan ise sanıldığnın aksine yazar Osmanlı'nın adalet düzenini övmüyor; bilakis yeriyor. Bunu da farkettirmeden yapmayı başarıyor. Övgü dolu cümlenin sebep ya da sonuç cümlesinde yergisini ifade etmiş oluyor. Kısaca Osmanlı'nın adalet düzeninin iyi yönlerinin eski Hint- İran ve Moğol devletlerine dayandığını, tıpkı onlar gibi Osmanlı'nın adil olmayı seçmesinin sebebinin halktan daha çok vergi toplayarak daha güçlü bir devlet olmayı hedeflemesi olduğunu, hukukunun Adaletnameler yoluyla İslam Hukuku'ndan ayrıldığını vs hususları ilk 3 makalede tekrar tekrar ve farklı cümlelerle zihne işledikten sonra son Makale ile de Osmanlı'da halkın nasıl inim inim inlediğini uzun uzun anlatarak Osmanlı'nın pek de adil olmayı başaramadığını anlatmış oluyor.
Bu anlatılanların doğruluğu-yanlışlığı tartışılabilir. Sorun şu ki; bu görüşler açıkça yazılsa ve belge/delilleri bir tarih kitabına uygun şekilde ortaya konsa o zaman tartışılabilirdi. Şu halde kitaptaki önermeler tartışılmadan, incelenmeden ve farkında olmadan zihinlere işlenmiş oluyor. Bu türlü bilgiler ezber bilgiler olup araştırma ve gelişmeye en büyük engeldir.
Kitabın yaklaşık 80 sayfası Osmanlıca metinlerden/belgelerden oluşuyor. Kitabı aldığıma pişman olmamamın tek sebebi ise yazarı tanımış olmamdır.