Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
yarayankana Tarafından Yapılan Yorumlar
Genel olarak güzel, faydalı bir sayı olmuş. Keyifle okunuyor.
İçe kapalı, anlaması zor gerçekten de... Şair diyor ama: "Çünkü bir serçenin diliyle gelmiyordu düşünce [...] Geliyordu düşünce/Ateş kuşunun gagasında" Kendine dönük yanları çok: "Benden beni çıkar bakalım kalacak mıyım" , "Artık aşk insan kalbine sığmıyor" derken toplumu da gözetiyor bir yandan: "Halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur" Ya da belki daha çok ümmeti demeli: "Ümmeti gözetmen gerekli/Ben seni beyaz haber ustası/Olasın diye boğmadım -doğurdum" , "Öpebiliyorsek uzanıp kaderlerimizden öpmeli"
Bir şeyler anlatmanın anlamsızlığını bile bile yine de "peki anlatmayı deneyeyim" tavrıdır Vüs'at O. Bener'inki. Dolayısıyla Nurdan Gürbilek'in ifadesiyle kitaplıkta kaybolmak isteyen incelikte eserler çıkar ortaya; ince ama etkili. "Nereye varılacak? Varılamayacak bir yere, demiştim ben de. Yeniden, ta baştan başlansa da, kendi istencimizle yaşayamayacağımızı ben de iyice biliyorum. Yaşam bir deha işi değil. Bir sürgün, köle düzeni. Kurtuluşu ummak safdillik. İntihar seçimi bu yüzden gerekli. Ne ki yürek isteyen bir eylem."
Öykülerin hepsi muazzam. Onun yanında Gogol'un yazdıklarının bugün atasözü olarak yerleşmesi, karakterlerinin özellikleri dolayısıyla gündelik dilde kullanılan kelimelere dönüşmesi... Daha bugün E.H.Carr'ın Sovyet Rusya Tarihi'nde böyle bir kelimeye rast geldim: klestakovşina. Müfettiş adlı eserindeki sahtekar Klestakov'a istinaden kullanılıyormuş. Velhasıl Dostoyevski sonuna kadar haklı.
Ying-yang felsefesi ya da diyalektik bundan güzel anlatılamazdı herhalde: her şey zıddıyla kaimdir. Birini çekersen, ikisi birden yok olur. Bu yüzden kişi, en temelde yokluğuyla var, varlığıyla yok olmayı bilmelidir. Konfiçyüs, Laozi'nin önünde diz çökmüş, tövbe istemiştir.