Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ali.sir.nevai Tarafından Yapılan Yorumlar

10.07.2011

İçinde çok güzel tespitler olan, tek tek her bir paragrafı dahi sizi bilgilendirecek harika bir çalışma. Yılların birikimi olduğu besbelli. Herkesin okuması, annelerin mutlaka okuması gerkir. Bana bir çok şeyi farkettiren, görüşümü, bakışımı değiştiren; gerçekleri daha iyi görmemi sağlayan yazarına burdan teşekkür ediyorum. Kitabı henüz bitiremedim ama.
10.07.2011

Bir röportajında; romanlarımı çalışarak, bu kitabı ise ruhumla yazdım; diyor Emrah Serbes. Öykülerindeki gerçeklik, samimiyet, ve bir çırpıda okunabilirlik de buradan geliyor sanırım. Bazı teknik aksaklıkların görmezden gelinmesini de buna bağlıyorum. İçerik ve biçim karşılaştırıldığında anlatılmak istenenler, nasıl anlatıldığının önüne geçiyor.

Herkesin çocukluğundan; elbette ağırlıklı olarak erkek ergenlerin dünyasından- izler taşıyan bir sırlar kitabı adeta. Sırlar insanın üzerinde ağırlık yapar hani, candan bir dosta anlattığınızda biraz olsun rahatlarsınız.Yazar bunu sırf kendi adına değil, isminizi vermeden sırrınızı anlatan bir dost gibi, sizin için yapıyor. Var olmak için çabalanılan, anlatılmayan, özlenen; acının en büyüğünün çekildiği sanılan yılları, arayışları, kayboluşları yalın bir dille kaleme alıyor.

Olması gereken tipler yaratmak yerine, olanı yazıyor. Bu şekilde gerçekliğe sıkı sıkıya bağlanıyor. Küfürleri ön plana çıkarıp, yaşattığı duygulanımları geri plana itmek haksızlık olur. Bir şekilde sert olmaya zorlanan çocuklar öpüşlerin, dokunuşların, bakışların sıcaklığıyla tanışıyor. En büyük korkuları yok sayılmak bu sebeple de gürültüleri bitmek bilmiyorÿ; onlar hiçlikten uzak durmak istiyor.

Erken Kaybedenler'i okumak kadınsanız, ergenlik dönemindeki erkeklerin dünyasına aralık duran kapıdan bakmakÿ; erkekseniz, her sayfayı iliklerinizde hissetmek gibi...

Toplamda sekiz öyküden oluşan kitabın ilk öyküsü olan "Anneannemin Son Ölümü", seksen dört yaşındaki anneannesine sıkı sıkıya bağlı bir çocuğun hayatla mücadelesini konu alıyor. Öykü, iç burkan bir isyanın izlerini taşıyan sözcüklerle dolu. Yok sayılmışlığı, kimsesizliği ört bas etme çabasındaki bir ergenin çocukluğuyla bugünü arasında gidip geliyor.

Son olarak, -ilk öyküden- altı çizilmeye kıyılamayıp, sayfa numaraları not düşülerek bir kenara yazılmış birkaç cümle:

Bu hayatta rastgele çevirdiği telefon numaralarında karşısına çıkan seslerden başka kimsesi kalmamış biriyim;

Sevgi budur, gözlerini kapadığında oradadır ve bir milyon sene sonra bir milyon insan arasında da görsen, ha işte o dersin;

Sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır;

Münakaşa edemeyecek kadar kırılmıştı kalbim.
10.07.2011

TOL, hem naif hem de ince ince işlenmiş bir kitap.
Roman karakterlerinin uzun tren seyahati ile geçmişlerine yaptıkları seyahat içiçe geçiyor.
Bezgin, üzgün, yenik ve yıkık, ama bir o kadar da hevesli ve aslında neşelenmek isteyen (güzel birşeyler olsun isteyen)insanların öyküsü.
Roman karakterleri için "intikam" yaşamayı sürdürmelerini sağlayan güç, "devrim" ise terkedip gitmiş bir ilk aşkın adı gibi sanki.
Romanı gerçekten beğendim. Bildiğim kadarıyla yazarın ilk kitabıymış. Umarım yeni kitaplarını da okuruz.
10.07.2011

Bu kitabı tavsiyelerine güvendiğim kitapçımdan aldım. Ama nedense genel eleştirilerin aksine kitaptan çok hoşlanmadım. Kitabı çok geç bitirdim. Genelde kitabı elimden bıraktığımda tekrar alınca bir kopukluk yaşardım. Çünkü olaylar bir bütündü. Ama bu kitapta o kadar farklı olaylar var ki. Durum hikayesi gibi betimlemelerle dolu ve takip edilmesi gereken ve hatırlanması gereken bir olay örgüsü yok. Bu yüzden kitaptan çok zevk almadım. Beni içine çeken ve çabuk bitirebildiğim kitaplardan daha çok zevk alıyorum. Kısacası çabucak kitabı okuyup bir günde bitirmeyi sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap değil..
10.07.2011

Çok çabuk okunabilen, gayet akıcı denemelerden oluşan bir kitap. Denemelerdeki fikir kalitesi çok iyi değil. Öylesine, konuşur gibi, o an içinden nasıl geldiyse yazılmış gibi geldi bana. Olabilir elbette. Ancak ben kitaplığımda seviyesi daha yüksek kitaplar bulundurmak isterim. Bir daha Ece Temelkuran ancak edebi eser (öykü, roman vb.) yazarsa alırım.

Ben beğenmedim arkadaş...