Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar
Sonunda üçüncü kitapta bitti. Şimdi son kitap ‘Splender’ ı bekleme süreci başlıyor, bakalım bu kaç ay sonra yayınlanacak. Bu kitapta diğer ikisi gibiydi ; kısa kısa bölümler halinde olduğundan ve her bölüm farklı bir karakter hakkındaki gelişmeyi içerdiğinden ‘şimdi ona ne olacak, buna ne olacak’ merakıyla sayfalar son sürat ilerliyordu. Anlatım yine sade, sizi sıkmayacak detaylar içeriyordu. Şuan Elizabeth ile Carolina cephesi kafamda net ama Teddy’e, Henry ile Diana’ya ne olacak bunlarda artık dördüncü kitaba kalıyor.
Hiç bitmesini istemediğim bir kitaptı bu... Sanki Adele ve Zach’ın sizin yanıbaşınızda bunları yaşadığını izliyormuşunuz gibi ilerliyor satırlar, hiç bir zorlama - sizi sıkabilecek ayrıntı - gereksiz tekrarlar filan yok.Kendinizi kaptırmış giderken birden kitabın sonuna geliveriyorsunuz. Bazı yerlerdeki cümleler o kadar eğlenceli ki birden bir gülümseme sizi esir alıveriyor.
Zach’ ın sorumluluk duygusuyla evlendiği Devon’un ölmesi ile başlıyor olaylar. Ama Devon, öldükten sonra bile, Zach’ın bir dönem aşkı olan Adele’ in hayatını mahvetmekten alıkoyamıyor kendini. Gelgör ki kötü olsun diye yaptığı herşey sadece Zach ile Adele’in arasındaki bağı daha da güçlendirmeye yarıyor. Yazarın ilk kitabındaki tek olumsuz düşüncem sonunun bir kaç satıra sıkıştırılması idi ve bunda da öyle olur diye sonlarda biraz tedirgindim ama bu kitapta kusur yok, gerçekten güzeldi, kesinlikle çok seveceksiniz...
Bu kitapta sihrin, kaderin ve aşkın tam bir karışımı var. Çünkü bir gece Felicity kendine bir yıldız seçer ve ondan macera dolu bir hayat diler ve bu dilek Nigel’in o sırada Onun balkonuna tırmanmasıyla da gerçekleşmeye başlar. Felicity daha ilk anda aradığının Nigel olduğunu anlayıp her adımını birgün evleneceklerini bilerek atar, tam bir evlilik karşıtı olan Nigel’in ise aşkı ve evlilik fikrini kabul edişi o kadar da kolay olmaz. Felicity’ nin ısrarla “nasıl olsa bir gün evleneceğiz” , Nigel’in ise “hayatta da olmaz, ben halimden memnunum” tavırlarını okumak oldukça eğlenceli, konu güzel, anlatım ise çok akıcı... Kesinlikle tavsiye ederim...
Severek okuyacağım bir serinin ilk kitabı bu.
Mariah, içinde bulunduğu çıkmaz için kara kara ne yapacağını düşünürken ,bir gece evinin yakınlarındaki denizden bir yabancıyı kurtarır. Hafızasını kaybeden Adam’a “kocası” olduğunu söylemek Mariah için tüm sorunların çözümü olmuştur. Olaylar zinciri bu küçük yalanla başlar . Aslında Adam kazadan önce bile kapalı bir kutudur, içindeki “gerçek Adam” ı bulma sürecinde Mariah Onun güvendiği / sığındığı bir liman gibidir.
Bu arada devam kitaplarının baş karakterleri olacak arkadaşları konuya o kadar güzel dahil oluyor ki, onları da ayrılmaz bir bütün olarak kabul ediyorsunuz. Bu durumda bundan sonrada sık sık Adam ve Mariah’ın hayatlarından kesitlerle karşılaşacağız demektir. Gerçekten güzel, sıkılmadan okunacak bir kitap/seri bu...
Osmanlı İmparatorluğunun 2.padişahı Orhan’ın, oğlu 3.padişah I.Murat’ın ve arada Mesembria Hükümdarı İskender’in karısı olan Teodora (Adora) nın hayatı oldukça detaylı bir şekilde bu kitapla karşımızda. Kitap kesinlikle tarihe yön veren bu insanlara en yakın olan eşleri Teodora’nın penceresinden aktarıldığı için oldukça detaylı bir tarih ziyafeti gibi. Bu arada anlatım akıcı ve basım hataları da yok, bu da kitabın okunabilirliğini iyice arttırıyor. Sadece ben tarihi bir kitap okuduğumda elimde değil, vikipedi’nin ilgili sayfasıda bana eşlik eder. İşte bu nokta hayal kırıklığı... Tamam temel tarihi gerçeklere sadık kalınmış ancak baş karakterimiz Adora bir türlü tarihin sayfalarına oturmuyor. İskender’le evli bir Teodora gerçekten var ama ne birlikte oldukları dönem ne çocukları ne akıbetleri kitapta aktarılanla uyumlu değil. Bu kitaba göre 4.padişah Murat’ın oğlu Beyazıd’ın annesi Gülçiçek Hatun, bu durumda bu kişi Teodora olmalı. Vikipedi’ de Orhan’ın gelini Teodora olarak geçiyor, İskender'de bir Teodora ile evli ama Murat'ın gelini Teodora değil Gülçiçek Hatun...Kitaptaki Teodora'nın rolü Muart'ın hayatında Gülçiçek Hatun'a ait, yani bunlar farklı kişiler gibi…Dolayısı ile bu kitaptaki temel aktarımın tarihi gerçeklerle uyuşmayıp daha çok kurgu gibi olması beni doğrusu hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü tarihi bir kitapta heyecen katmak için olmayanın aktarılması yerine tam tarihi gerçekleri okumayı her zaman tercih ederim…