Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Byecush Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk kitabı sayesinde serisine devam ettiğim yazarın bu kitabı beklentimin çok çok altında kaldı. Hayal kırıklığının tüm kütürtülerini duydum son sayfasını bitirdiğimde... Böyle bir devam yakışmadı. Yine de seriye devam edeceğim. Başladık bir kere!
Her seferinde bir başka vücutta yoğun ilgi oluşturmasını iyi biliyor, Sinan YAĞMUR... Bu kezde Hallac ile yola düştüm. Konu serinin ana temasını sürdürüyor. Yazım dili yine aynı. Bir çırpıda tüketiliyor kitap. Okurken yine etkileyici satırlarda duruluyor. Şems içinde oldukça her kitabını okurum zaten. Hele ki Kimya Hatun... Seri okunmasa bile okunacaklardandır. Sağda solda yazar hakkında atıp tutuluyor fakat bu beni pek alakadar etmiyor. Okudum beğendim. Yazar öyleymiş böyleymiş... Gereksizlik sadece!
Bir başyapıt diye aldığım ''Benim Üniversitelerim.'' Yazarının farklı yazım ve anlatımından dolayı bir yapıt olabilir. Ancak bundan daha başta duran yapıtlar olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Bana bir şey kattığını yada okurken zevk aldığımıda söyleyemem. Son paragraflarından birine ait şu cümlesini okumak kitap için yeterli geldi:''Kötü insan var, doğru. Ama iyi insan nerede? İyi insan daha anasının karnından doğmadı herhalde!''
Büyük bir beklenti ile sipariş ettim. Ancak sıra geldi ve okudum. Başlarda çok tatlı girişlerle ölüm ve anksiyetesi hakkında genel geçer oluşumlar yazarken ''Aynen işte bende onu diyorum. Aynen bende de oluyor.'' diye diye okuyordum. Ancak bir anda rüya tabirlerine dönüyor iş. Hayal kırıklığı yaşadım ve bazen zorlanarak okudum. İçinden beklediğim tavşan çıkmadı yani bu şapkanın...
Beklemekten yorulmuşken "Daha" beklememem gerektiğini sayfalarla anlattı Hakan GÜNDAY! Bitecek diye kitap okumamak... Kitap okumaktan daha zormuş anladım. Çünkü ben Hakan GÜNDAY' ın israf edilmeden sindire sindire okunması taraftarıyım. Yine kendisine özgü yazım şekli ve yine vurucu aforizmaları ile bezenmiş hikayesi alıp götürdü sarımtırak hayallere... Kinyas' tan sonra Azil' den sonra Derda' dan sonra Gaza, oldum.
"Daha" ilk cümlesi ne denli büyük bir serüvene adım attığımın garantisini veriyordu: "Babam bir katil olmasaydı, ben doğmayacaktım..."
İnanması çok güç gelecek belki ama 254. sayfasına kadar oradan oraya savrulup tekme tokat dayak yedim. Fakat, işte o 255. sayfadan sonra GÜNDAY, kendisinden hiç beklemediğim biçimde frene asılmış... Bir düşüş yaşıyor eser. Elbette kendi içerisinde kabul görülebilir bir düşüş olsa da ben ve benim gibi Hakan GÜNDAY' cılar aç kalktı sofradan diyebilirim.
Küçük bir çocuğun büyürken delirmesinden ibarettir Gaza... Ama yine de şöyle derdi beni duysa: "O kadar da deli değildim. O kadar da değil..." OKUNMALI... HATTA YENİP YUTULMALI !