Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Berkay Şenlik Tarafından Yapılan Yorumlar

28.05.2025

İlkokul 5. sınıftayken öğretmenimizin tavsiyesiyle tanıştım Oz Büyücüsü ile. Babama söylediğimde, kütüphaneye gidip yaşımı sorarak bu kitabı almıştı. O andan itibaren kitaplarla kurduğum bağın ilk halkası oldu. Akıcı dili, renkli karakterleri ve sürükleyici hikâyesiyle çocukluğumda en çok iz bırakan kitap hâlâ bu. Yıllar sonra tekrar okumak istedim ve alanında en güvenilir yayınevlerinden biri olan İş Bankası Yayınları’ndan sipariş verdim. Bir solukta bitirdim. Her yaştan okuyucuya hitap eden bu klasik, hem eğlenceli hem de hayal gücünü besleyici. Oz Büyücüsü, kitap okumaya başlamak isteyen herkes için mükemmel bir ilk adım olabilir. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
27.05.2025

Az önce bitirdiğim ve çocukken neden okumadığımı sorguladığım bir eser oldu. İki çocuk grubun hiyerarşik bir düzene sahip tarlayı yönetmesi ve karşılıklı savaşın teşekkülünü konu alan her çocuğun da aynı zamanda mutlaka okumasını istediğim bir eser.
En çok beğendiğim yeri söylersem, spoiler vermiş sayılırım. 1.5 saat içerisinde elinize aldığınız an bitecektir. Yayınevine gelince, müteşekkir olduğum ve basımını beğendiğimi söyleyebilirim.
26.05.2025

Sabahattin Ali'nin kaleminden okuduğum üçüncü eser olan Sırça Köşk, yazarın diğer popüler eserleriyle kıyaslandığında beni pek etkileyemedi. Kitapta duygu yoğunluğunun az olması ve anlatımda hiciv ögelerine ağırlık verilmesi, kişisel olarak ilgimi çekmedi. Bu nedenle eserin beni fazla sarmadığını ve okuma sürecimin beklediğimden uzun sürdüğünü belirtmeliyim.

İçeriğinde yer alan üç kısa masal, anlatım bakımından daha akıcı ve ilgi çekici olsa da genel olarak kitabın beni tatmin ettiğini söyleyemem. Eğer Sabahattin Ali’yi daha önce hiç okumadıysanız, Kürk Mantolu Madonna veya Kuyucaklı Yusuf gibi eserleriyle başlamanızı öneririm.

Yine de farklı türlerde edebi denemeler okumayı sevenler için Sırça Köşk, yazarın mizahi ve eleştirel yönünü görmek açısından değerlendirilebilir. Ancak yüksek beklentilerle başlanmaması gerektiğini belirtmek isterim.
17.05.2025

Toprak Ana – Cengiz Aytmatov

Cengiz Aytmatov’un Toprak Ana romanı, II. Dünya Savaşı’nın yıkımını Tolgonay adlı bir annenin gözünden aktarır. Savaşta üç oğlunu, kocasını ve torununu cepheye gönderen Tolgonay, yıllarca süren umutsuz bir bekleyişe mahkûm olur. Savaşın sadece cephede değil, geride kalanların yüreğinde açtığı yaraları sade ama etkileyici bir dille anlatan eser, aynı zamanda toprağın verimsizliğe mahkûm oluşunu da işler.
Yalnızca 135 sayfada, bir halkın açlık ve yoksullukla sınanışını, insanî duyguların nasıl törpülendiğini yalın bir üslupla sunar. Akıcı dili sayesinde bir solukta okunur. Tolgonay’ın oğlunu fötr şapkasıyla tren üzerinde selamlayıp kaybolduğunu gördüğü an, gelininin çobanla yaşadığı yasak aşk ve doğumda yaşanan trajedi, romanın unutulmaz sahnelerindendir. Toprak Ana, savaşın insan ruhunda açtığı en derin yaraları edebi dille yanstımıştır. Daha önce benim gibi okumamış olan varsa kesinlikle tavsiye ederim, mutlaka okuyun.
25.04.2025

Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna’dan sonra okuduğum ve “keşke daha önce okusaydım” dediğim Sabahattin Ali’nin bir diğer başyapıtı. Roman ilk bakışta klasik bir Anadolu hikâyesi gibi görünse de, aslında derin toplumsal eleştiriler barındırıyor. Osmanlı’nın şer’i hükümlere dayandığı bir dönemde bile torpil, rüşvet, adam kayırma gibi etik dışı uygulamaların nasıl sıradanlaştığını ustalıkla yansıtıyor. Rakı sofralarında memurların, subayların bulunması ve kadın-erkek ilişkilerinin, dönemin dinî yapısıyla çelişen biçimde ele alınması şu soruyu sorduruyor: “Şeriat bile gelse, içinde iman olmayan insanı ne değiştirebilir?” Romanı bu yönüyle sadece edebi değil, ahlaki ve sosyolojik bir metin olarak da değerlendirmek gerekir. Özellikle dinle şekilsel bir bağ kurmuş gençlerin bu kitabı okuması, düşünsel dünyalarında ciddi kırılmalar yaratabilir. Kuyucaklı Yusuf, hâlâ yaşadığımız pek çok sorunun köküne ışık tutan güçlü bir eser.