Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Şarih Tarafından Yapılan Yorumlar

26.10.2024

Hem önemli bir filozof hem okuması zevkli bir yazar olan Nermi Uygur'un felsefenin mahiyetine dair beş denemesinin yer aldığı kitaptır. Buradaki her bir deneme çok kıymetlidir fakat daha sonra yabancı dillerde de yayınladığı ilk üç deneme ayrıca önemlidir. (İlkini İngilizce, ikincisini Almanca ve üçüncüyü de Fransızca). Bu üçünden de ilki olan "Bir Felsefe Sorusu Nedir?" denemesi, felsefeyle ilgilenen herkesin muhakkak okuması gereken metinlerden birisidir. Bütün felsefeye giriş derslerinde ve meta-felsefe derslerinde başvurulabilecek bir kaynak kitaptır.
26.10.2024

Ömer Türker, 2007 yılında yayınladığı bir makaleyi, genişletip kitap haline getirmiş. Bu eserde, Tanrı - Alem ilişkisindeki sorunsal olan nedenselliğin (ki kelamcılar ile filozoflar arasındaki temel ayrışma noktalarından birisidir) bir cüzü olarak Tanrı'nın fiillerinin bir nedeni (gai neden) olup olmadığını, üç temel kelam ekolü (Mutezile, Eşari ve Maturidi) üzerinden inceliyor. Meseleye Tanrı cihetinden bakmakla insan cihetinden bakmaktan kaynaklı farklılıkları ortaya koyuyor. Kitapta girişten sonra üç geleneğin fikirlerini temsil gücü yüksek kişilere dayanarak betimliyor ve sonuç kısmında da bunları bir değerlendirmeye tabi tutuyor. Kitabın Sonuna da kendisini bu konuyu düşünmeye sevk eden Cürcani'nin ilgili metinlerinin çevirisi eklemiş.
26.10.2024

Bu kitap ilk olarak Jan Patočka'nın felsefi dünyası için bir giriş metnidir. Bu metinde felsefinin saf entelektüel bir faaliyet olmadığını, bir yaşam biçimi olduğunu vurgulan filozof, felsefi yaşamın ne olduğunu ve diğer yaşam biçimlerinden nasıl ayrıştığını anlatıyor. Yirminci yüzyılda Sokratik bir çağrı sunuyor. Metnin çevirisi güzel, yayına hazırlayan ve sunan kişi de Patočka konusunda nadir çalışmış isimlerden birisi olan Emre Şan.

“Felsefe içinde yaşamak zor olabilir çünkü felsefe, yaşamın doğal akışına karşı asla bitmeyen bir mücadeledir.”

"Felsefe reçete yazmaz, emir vermez. Felsefe, yaşamda, önünde olup bitenleri işaret eder, onların önemini netleştirmekle yetinir."

"İde, insan özgürlüğüdür; insan idesi, insan özgürlüğü idesidir"

"Filozof, diğer insanlardan dünyanın ona aşikar olmamasıyla ayrılır."
25.10.2024

Koyre, bilim tarihini felsefi bir derinlikle ele alan ve bu alanı dönüştüren, metinleriyle okuyucunun kavrayışını derinleştiren bir düşünürdür. Kurtuluş Dinçer de felsefi olarak iyi bir çeviri sunmasının yanı sıra diğer çevirilerinde olduğu gibi burada da mümkün olduğu kadar çeviri hissi vermeyen bir çeviri yapmış.

Metinin Platon bölümünün birinci kısmında Platon ve diyalog meselesini ele alıyor ve Platon'a göre felsefenin yazılı metinler de dahil olmak üzere dışarıdan kavranamayacağını, felsefi bilginin içeriden elde edilmesi gerektiğini anlatıyor. Daha sonra üç diyalogtan (Menon, Protogaras ve Theaitetos) hareketle bilgi meselesini, ikinci kısımda ise siyaset meselesini yorumluyor. Kitabın Descartes bölümünde ise Yöntem Üzerine Konuşma kitabını merkeze almakla birlikte Descartes'ın genel projesini de ortaya koyan üç konuşma vardır.

Kitap her ne kadar felsefe tarihi metni olsa da her iyi felsefe tarihi metni gibi ele aldığı filozofların bizim çağdaşımız olduğunu gösteriyor.
25.10.2024

Türkçeye çok sayıda eseri çevrilen Roger Scruton'un ayırıcı özelliklerinden birisi, burada da yaptığı gibi meseleleri ve argümanları açık bir biçimde sunmasıdır. Yazar bu kitapta felsefe tarihi ile düşünce tarihi arasında bir ayrım yapmaktadır. Ona göre felsefe tarihi, bugün hala felsefi olarak önemini koruyan düşüncelere odaklanırken, düşünce tarihi geçmişte üretilmiş her türlü düşünceyle ilgilenir. Bu sebeple felsefe tarihi felsefenin bir alt dalıyken düşünce tarihi, tarihin bir parçasıdır. Bu kitap da felsefe tarihi çalışması olduğu için, tarihi bağlamdan ziyade, felsefi argümanlara odaklanmıştır. Hem ders kitabı veya yardımcı kitap olarak kullanmak için hem de modern batı felsefesindeki önemli filozofların fikirlerine aşina olmak isteyen okur için faydalı bir eserdir. Kitabın son bölümü, Çağdaş Felsefe kısmında ise Wittgenstein fikirleri üzerinden bir tavır almakta ve tarihsel ve mantıki kökleri itibariyle fenomenoloji eleştirisi yapmaktadır.