Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Berrin GÜNDOĞDU Tarafından Yapılan Yorumlar

19.11.2003

Karakterleri, olayların geçtiği yerleri öylesine güzel anlatıyor ki, Alice’in harikalar diyarını dolaştığı gibi, siz de kitabın içine giriveriyor, tüm karakterlerle burun buruna geliyor, tüm olayları Poul ile yaşıyorsunuz.. Kitabın sonuna kadar sürekli heyecan ve merakla çarpan kalbiniz, kitabın sonunda avucunuza iki kristal damlası verebiliyor!! Kesinlikle okuyun derim. Okumayı sevmeyenler mutlaka filmini seyretsinler, çünkü kitabın aslına sadık kalınarak bu güzellikte film nadir çekilir..
19.11.2003

Hayatım boyunca belki yüzlerce kitap okudum ama sadece ikisi beni ağlatmıştır. İlki de bu kitap. Belki de o zamanlar henüz 17 yaşında olmam bunda etkili olmuştur. Balzac’ın dünya klasikleri arasına girmiş bu kitabı acıklı olmasına rağmen, hem sürükleyici hem de alınacak çok dersleri olan olayları anlatan bir eser. Kesinlikle okunması gereken klasikler arasında bence..
19.11.2003

Öğrenmek ; zaten bildiğini ortaya çıkarmaktır.
Yapmak ; bildiğini göstermektir.
Öğretmek ; diğerlerine senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. Diyor Richard BACH Mavi Tüy adlı kitabında.
Doğan CÜCELOĞLU’nun yaptığı da bu değil mi!! Bize (belki de) bildiklerimizi anımsatıyor. Bu durumdan da birçok arkadaş şikayetçi olmuş. Ancak, bizler bildiklerimizin bize anımsatılmasına ihtiyaç duymayacak hale gelirsek yani bildiklerimizi eyleme dökersek ve bunu toplum bazında yansıtırsak iletişim eksikliği olmayacak, Doğan CÜCELOĞLU ve O’nun gibiler, gönül rahatlığı içinde başka işlerle ilgileneceklerdir. Ancak bu memlekette, bu toplumda hâlâ iletişim eksikliğinden kaynaklanan problemler, ciddi problemler (intiharlar, cinayetler v.b.) olduğu müddetçe de daha nice Doğan CÜCELOĞLU yetişsin diye dua edeceğiz. Teşekkürler Doğan Bey, yüreğinize, kaleminize sağlık!!...
18.11.2003

Bence Richard Bach’ın en güzel kitabı. Richard BACH hayranlığım Mavi Tüy ile başladı ve diğer kitaplarıyla sürdü ama bu kitabıyla doruğa ulaştı diyebilirim. Biraz mistik, biraz romantik, biraz realitik değişik bir kitap. Mutlaka kendinizden veya kendinize birşeyler bulabileceğiniz bir kitap. Hele ki benim gibi hoşunuza giden yerleri çiziyor, aklınıza takılanlara soru işareti koyuyor veya açıkça soruyu soruyor hatta yazara laf atıyorsanız eliniz bayağı işleyecek demektir. Sevgi Şener kardeşimizin de dediği gibi; zevk meselesi, ben şiddetle tavsiye ediyorum..
18.11.2003

Yaşadığı sosyal çatışma sonucunda hırsla kendine bir zirve tayin eden, “inandırıcı olmayan bir hayal koca bir yalandır” diyerek hayaline sonuna kadar inanan ve bu sayede tayin ettiği zirveye ulaşan bir adamın öyküsü. Çıkarılacak çok ders var bu öyküden. Zirve yoluna çıkmadan önce, zirvedekilere; “Öldüğünüzde siz de benim gibi çürüyeceksiniz. Öyleyse nasıl yaşadığınızın ne önemi kalıyor!!??” diye sorabilen bir insan niye yine de o zirveye çıkmak ister, zirvedekiler gibi olmak ister anlayamıyorum!! Zirve yolculuğu sırasında da “her duygusal davranışın kılavuzluğunu mantık yapmalı” derken sanırım yanına kılavuzunu almayı unutmuş bir insandı. Zirvedeki hayal kırıklığını ise şu itiraf gibi cümle çok güzel anlatıyor; “herzaman olanın tersini arzulamak insanların, özellikle yolculukta olan insanların yaradılışında vardır.”