Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Suat Sungur Tarafından Yapılan Yorumlar

04.02.2005

Bu kitabın tanıtımında, aslında bu eserin John Stuart Mill’in 1860 yılında yayınlanan “Hürriyet Üstüne” adlı eserinin ikinci bölümü olduğu söyleniyordu. Hiçte öyle değil!
Bu kitap, Hürriyet Üstüne adlı eserin başlangıç bölümünde yer alan ve “Basın Özgürlüğü” kelimeleriyle başlayan bölümün aynısı... Kelimesi kelimesine aynısı... O nedenle bu kitabı alacağınıza Liberte Yayınları’ndan çıkan Hürriyet Üstüne adlı eseri alın. (Hem çevirisi daha güzel, hem de daha kolay anlaşılır bir tarzı var.) Böylece hem “Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üstüne”yi hem de ondan sonraki bölümleri ve de Mill’in çok önemli bir eserini tam olarak okumuş olursunuz.
04.02.2005

Kitap hakkındaki yorumumu yapmadan önce bu kitapla ilgilenenlere boynumun borcu olarak söylemek istediğim bir şey var: “Liberte Yayınları”ndan çıkan John Stuart Mill’in “Hürriyet Üstüne” isimli eseri bugüne kadar günümüz Türkçesi’nde yayınlanan en anlaşılır ve en kolay okunan eser... Belge Yayınları’ndan yayınlanan “Özgürlük Üstüne” ise, bu kitabın 1955 yılında yapılan çevirisi ile birebirdir ve o kitabın cümleleri hem daha uzun hem de anlaşılması, sindirilmesi kolay değil.

Kitaba gelince; “giriş”, “düşünce ve tartışma özgürlüğüne dair”, “mutluluğun unsurlarından biri olarak bireycilik”, “toplumun birey üzerindeki otoritesinin sınırları” ve “uygulamalar” başlıklarından oluşan eser yayınlandığı günden beri tazeliğini, güncelliğini koruyan bir eser... Hatta Mill, bu eser için anlatmak istediklerinin yıllar sonra daha iyi anlaşılacağını söylemiş ve haklı da çıkmıştır.

Mill’e göre, tek bir kişinin hakikat iddiası bile dinlenmeye ve özgürce ifade edilmeye değerdir. Serbest tartışmanın düşünce zenginliğini getirebileceği düşüncelerinden hareket eden Mill, tüm insanlık bir araya gelse bile onların tek bir kişiyi susturma hakkına sahip olmadığına inanır. Eylem özgürlüğümüzün sınırı, başkasının özgürlüğünün tehlikeye düştüğü noktadır. Mill’e göre, bu tehdit ancak somut bir hale dönüştüğü zaman sınırlanabilir.Demokrasi, Mill’e göre, hem mutluluk hem de zenginlik ortamı yaratabilen tek sistemdir.

Mutlaka okunması gereken ve üzerinde çokça konuşulması gereken bir eser... Mill bu satırlarıyla sadece geçmiş yüzyıllara ışık tutmadı, içinde bulunduğumuz yüzyıla da, gelecek yüzyıllara da ışık tutuyor. Okuyun ne dediğimi anlayacaksınız.
04.02.2005

Bu kitap tüm Batı demokrasilerinde kaygı verecek ölçüde çoğalan sorumsuz “derin devlet” uygulamasına yeniden ışık tutuyor ve yurttaşlar arasında kanı üretimi ve dağıtımını güçlü bir biçimde düzenleyen ve çarpıtan yeni devlet mekanizmalarının sınırlanması için yeni yollar öneriyor. Aynı zamanda, kamu hizmeti yapan medyanın uzun süredir devam eden ve geri dönülmez görünen gerileyişini gözler önüne seriyor.

Ayrıca bu eser, iletişim medyasının demokratik olmayan devletler ve demokratik olmayan pazar güçleri tarafından yönetilen yurttaşlar çoğunluğuna güç kazandırması ve medyanın, siyasi ya da ekonomik iktidar sahiplerinin kişisel kazancı ya da karı için değil, tüm yurttaşların kamusal yararı ve eğlencesi için kullanılması gerektiğini öne sürüyor. Kitap, demokrasi ve medya arasındaki ilişki konusunda şimdiki yapılardan farklı ve yeni bir bakış öneriyor.

Özellikle medya ya da iletişim dünyası içinde olanlar ve bu konuda akademik eğitim görenlerin okurken neredeyse kitabın %80’inin altını çizeceğine adım gibi eminim. Bu kitap bir başucu kitabı... Mutlaka okuyun. Hatta üniversitede ders kitabı olarak okutun!!!
16.01.2005

Bu kitaba ilişkin her türlü basında daha kitap yayınlanmadan başlayan tanıtım furyasında bu isim oldukça dikkatimi çekti. Öyle sanıyorum ki, yazar (ya da yayınevi), ilgi çeksin, dikkat toplasın diye böyle bir ismi uygun bulmuşlar. Bana göre bu yaklaşım kendi içinde bir başka ve anlaşılması kolay bir mantığa dayanıyor. Yazar, bu başlıkla, son zamanlarda süren aşk yazıları, kitapları kervanına katılmak, kitabının çok, daha da çok satmasını amaçlıyor.

Bunları alt alta, yan yana koyunca kafamda popüler kültür denilen şeyin nasıl korkunç bir sarmal olduğunu düşündüm. Çünkü popüler kültür dediğimiz şey son kertede kapitalizmle doğrudan ilintili bir olgu. Onun özünü de satış ve kar meydana getiriyor. Her şey bir sanayi mantığı içinde düşünülmeye başlanıyor. Bu kitapta öyle...

Bu nedenle Ahmet Ümit’in bu kitabının başlığı huzursuz etti beni... Eğer yazar kendini edebiyatçı olarak kabul ediyorsa, bence bir edebiyatçının aşka köpekliktir demesi düpedüz yanlış ve hatta ayıptır.
16.01.2005

Kendi yorumuma başlamadan önce Taflan Kandemir'in yorumuna katılmadığımı belirtmek istiyorum. Pek çok bilim adamının kitapları daha ucuza satılıyorken, bu kitabın neden böyle yüksek bir fiyata satıldığını anlayamadığını söylemiş. Bir kitap, ister bilimsel bilgiyi, ister sağduyu bilgisini, isterse de yoruma dayalı bilgiyi içersin uzunca bir sürenin sonucudur ve bence her türlü övgüye layıktır. Yani bir kitabı sadece “eder”i olarak nitelendirmek en kısa tanımla “insafsızlık” olur.

Kitaba gelince; “çorbalar, sebze yemekleri, beyaz et, kırmızı et ve balık, salatalar ve mezeler, pilavlar ve makarnalar, tatlılar, hamur işleri” başlıkları altında toplanan tariflerin kolay anlaşılır ve uygulanabilir oldukları kanaatindeyim. Yalnızca çorbalar ve balıklar kısmının daha fazla tarifle desteklenebileceği kanaatindeyim. Bu başlıklara ilişkin tarifler ne yazık ki zayıf kalmış. Kitabın benim elimdeki Mart 2004 tarihli 5. baskısı. (Kitabın ilk baskısı Mayıs 2003. Bu kadar kısa süre içinde 5. baskıyı yapması zaten kitabın başarısını gösteriyor!) Umarım ve dilerim yeni baskılarda kitabın içeriğindeki tariflerde çorbalar ve balıklar kısmındaki tarifler diğer başlıklar altında verilen tarifler gibi bol ve zengin olur.

Kitabın bir olumsuz yönü, kitapta verilen resimler yemek tarifleriyle çoğu kez uyumlu değil! Örneğin “soğan pilaki” tarifi (sf. 48) için verilen resimde bezelye var. Oysa ki, insan soğan pilaki deyince en azından soğan görmeyi bekliyor. Bu ve buna benzer bazı hatalar var. Ama genel olarak oldukça güzel, modern ve yapılması, hazırlanması kolay tarifler içeriyor. Yemek pişirmeye meraklı olan herkese tavsiye ederim.