Toplam yorum: 1928933
Bu ayki yorum: 22729

E-Dergi

Cenan tarafından yapılan yorumlar

12.01.2017

Büyük kardeşi Serçe'yi iki yıl önce okumuştum. Dile kolay iki yıl bu kitabın çevrilmesini bekledim. Belki de benden daha fazla bekleyenler de olmuştur. Tek kelimeyle mükemmel, tek kelimeyle kusursuz bir finaldi... Serçe'de bıraktığınız tüm o karakterlerin pozisyonunu altüst edecek, dostu düşman, düşmanı dost edecek; güçlüyü zayıf, zayıfı güçlü düşürecek mükemmel bir kurgu. Tanrıyı arayanların macerası kaldığı yerden devam ediyor. Okuyun, pişman olmayacaksınız...
02.01.2017

İstanbul Kitap Fuarı etkinliğinde Metis standında bir beyefendinin tavsiyesiyle iki yıl önce satın aldığım, okumaya başladığımda elimden bırakamadığım, çeşitli aralıklarla gerek e-posta yoluyla gerek sosyal medyadan Metis Yayınevi'ni sapık gibi taciz edip ikinci kitap Tanrının Çocukları'nı çevirmeleri için adeta yalvardığım muazzam bir bilim kurgu-distopya. Her üç sayfada altı çizilecek bir tasvir, bir analiz bulmanız işten bile değil. İki senenin ardından bu kitabı yeniden okudum. Daha önceden okuduğum ve ana hatlarını bildiğim halde sanki ilk defa okuyormuşçasına sürükleyiciydi bu kitap. Yazarın hayal gücü eğitimi, tecrübesi ve kültürel birikimiyle o kadar güzel harmanlanmış ki yazılan hiçbir şey olamazmış gibi gelmiyor. Bilim kurgu olsa da eserin ayakları yere oldukça sağlam basıyor. Bu kadar muazzam bir eser olmasına rağmen bu kadar az bilinmesi gerçekten üzücü. Dilimize kazandırdıkları için Metis'e minnettarım. Şimdi sırada maceranın devamı, Tanrının Çocukları var.
27.11.2016

Çok ama çok başka bir kitaptı bu benim için... Jodi Picoult'un okuduğum ilk romanı. Dili oldukça akıcı. Sürecin her bir karakterin gözünden farklı bir şekilde anlatılıyor olması her bölümde kullanılan farklı punto çeşidiyle daha da bir vurgulanmış. Bir oturuşta en az yüz sayfa okutturan kitaplardan. Oldukça dikenli bir konuyu ele alması dışında buradaki yorumlarda değinilmediğine fark ettiğim bir diğer özelliği arkaplanda baba - oğul ilişkisini ve zıtlıklarını yoğunlaşmaya gerek duymadan bilinçaltına çok güzel verebilmiş olmasıdır. Jesse ve babası Brian'ın arasındaki yaşanmamışlıklar ve zıtlık gibi görünen şeylerin aslında özünde ikisini de aynı kılan şeyler olması gibi bir ilişkiye de değinmiş olması benim açımdan bu kitabı daha bir özel kıldı. Sonunun aceleye getirildiğini düşünsem de ve böyle bir sonu az çok beklesem de yine de vuruculuğundan bir şey kaybetmedi. Jodi Picoult'un eserleri adına benim için bir referans oldu, kesinlikle tavsiye ediyorum.
09.05.2016

Douglas Adams'ın zekasına hayran bıraktıran muhteşem bir kitap. Hiçbir ayrıntı atlanmıyor, iki kitap önce köşede bıraktığınız mini mini bir olay son kitaba kadar sizi şaşırtıcı bir şekilde takip etmeyi başarıyor. Beşli seri içinde en sevmediğim kitap sanırım dördüncü kitaptı. Çevirmenden mi kaynaklıydı bilmiyorum, ama Arthur odaklı hikaye, Ford'un yapmaya çalıştığı şeylerin anlamsızlığı sıkmadı değil. Ancak son kitapta mükemmel toparlanıyor. Nasıl başladıysa hikaye öyle de bitiyor. Bu beş kitap evrende huzuru arayıp bulamayan insanların, varlıkların öyküsü aslında. Karmakarışık evrende anlamsızca sürüp giden maceraları evrenin karmaşıklığına nazire yapar nitelikte. Kalınlığı ve yazılarının küçüklüğü ilk başta göz korkutsa da sonradan bir bakmışsınız gözleriniz yazılara alışmış, o kalın kitabın sayfalarında onar yüzer ilerlemeye başlamış, son sayfayla kalakalmışsınız. İyi ki okumuşum, iyi ki tanımışım seni Douglas Adams. Marvin daima yüreğimde yaşayacak...
29.04.2016

Hem kardeşi Volkan'ı anlatmak istemiş hem de ondan mümkün olduğu kadar uzak kalmaya çalışmış. Yazar kardeşine dokunmadan kardeşini anlatmaya çalışıyor. Bir yandan kardeşine zarar vermememe, haksızlık etmememe arzusu var; bir yandan da yaşadığı zorlukları anlatmaya çalışıyor. Belki de çocukluğundan bu yana aile hayatında başrolün Volkan olmasından sıkılmış bir Akın'ı anlatıyor yazar bize ve bu sefer başrolü kendisi yapıyor. Okurken "Niye kendini tutuyorsun, yazsana işte, neden içine atıyorsun?" diye çığlık attım içimden. Ama bu onun için büyük bir adım, bunun farkındayım. Volkan'ı hem bir ağabey, hem bir doktor olarak anlatmaya devam etmeli. Volkan ve nice Volkanların aile hayatında istemsizce açtığı yaraları, ailelerin ikilemlerini, insani yönlerini, çaresizliklerini daha derinden anlatmalı. "Onlar bizim engelli kardeşlerimiz, onları daima koruyup kollamalıyız, onlar bizim için bir melek..." yapmacık edebiyatındansa gerçekleri duymaya ihtiyacımız var...