Toplam yorum: 1773373
Bu ayki yorum: 20413

E-Dergi

rehber02 tarafından yapılan yorumlar

01.03.2017

Sait Altın'ın kaleminden çıkan bu kitap, insanı duygular arası bir yolculuğa çıkarıyor. Hüznün, sevginin, acının, aşkın tüm renklerinin bir arada yer aldığı bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
20.03.2008

Selam,
Küçük beyinler, kürtlerin Çanakkale'de niçin savaştıklarını anlayamazlar. Sadece kürtler değil Anadolu'da yaşauan tüm halkların Çanakkale'de niçin savaştıklarını anlayamaz, dara kafalılar. Yine küçük beyinler, türklerin de o zamanlar diğer milletler gibi Osmanlı'ya bağlı bir millet olduğunu, ya da kendi deyimleriyle bir etnik kesim olduğunu anlayamazlar. Kürtlerin Çanakkale'de niçin savaştıklarını anlayabilmek için Türk Nurettin Mahmud Zengi ve Kürt Selahatin'in Haçlılara karşı niçin savaştıklarını anlayabilmek gerekir. Küçük beyinlerin, dar düşüncelerin, sığ fikirlerin çok üzerinde bir anlamı vardır Çanakkale'nin. Öyle herkes anlayamaz.
14.01.2008

Selam,
İnsanlar artık neyin ne olduğunu anlama telaşına düştüler ve bence bu iyiye işaret. Ancak kitapta yazılanlar uydurma diğerleri sahih diye bir yanılgıya düşülürse, en kötüsü bu olur. Zannımca daha çok böyle çalışmalar yapılması lazım. Sonuçta ortada kaç tane hadis kalır bilemem. Hadi hayırlısı..
Selam.
05.06.2007

Fereç Hüdürü takip etmeye çalışıyorum. Bu kitabında da Kuran dışı oluşumları çok güzel bir şekilde izah etmiş. Gerçekleri görmek isteyenlere duyurulur. Tabiki yazdıklarının tümüne katıldığımı söyleyememem. Ancak katılmadığım taraflarının çok az olduğunu da belirtmeliyim. Bu kitap ve benzeri kitaplardan anladığımız şudur: Tüm dünya müslümanları arasında ortaya çıkan ihtilafların ve kavgaların temel belki de tek nedeni kaynak problemidir. Yani bütün mesele seçilen kaynaklardadır. Yine gösteriyorki bu tür ihtilafların ve kavgaların ortaya çıkmasına sebep rivayetlerdir. İnsanlar ne zaman bizim rivayetler kesin kes doğrudur, başakası yalandır uydurmadır demekten vazgeçerse ve bu rivayetler çok ciddi bir ayıklanmaya tabi tutulursa ortada ihtilaf ve kavga kalmayacaktır. Bunun için de öz kaynağa dönmeli ve onu okumalıyız. Bu okuyuş, mezhebi bağlılıklar da dahil bütün taasuplardan sıyrılarak yapılmalıdır. Yoksa herkes kendi inandığı şekilde anlamaya (daha doğrusu anlamamaya) devam edecektir. Kuran apaçık bir kitaptır ve müslümanların ihtiyaç duyduğu her şeyi kapsamaktadır. Hiçbir şekilde hadis veya başka bir şeyle neshedilemez, hükmü kaldırılamaz. İlginçtir ki; bazı ayetlerin neshedildiğine inanıp söyleyenlerin kaynağı da rivayetlerdir. Neshin var olduğuna dayanarak olarak gösterdikleri ayetin de bu olayla hiçbir alakası yoktur. Hele hele sünnetin veya hadisin Kuranı neshedebileceğini söylemek insanı uzak diyarlara götürebilir.
23.05.2007

Ben insanların gözlerinin önündeki taasup perdelerinden bakarak yaptıkları yorumları okumaktan ve cevaplamaktan yoruldum. İnsanlar ne zaman durup şöyle bir düşünüp "ya biz ne yapıyoruz?" diyecekler, sabırla bekliyorum.

Allah'ın Kuranı korumayı üstlendiği açık bir gerçek. Ancak bu koruma peygamber adına hadis uyduran insanlar tarafından mı yapılacak? Yani Allah bu koruma işini hadis diye uydurulan ve peygambere iftiralarla dolu sözleri rivayet eden insancıklar tarafından mı korunacak? Eğer öyle olsaydı Allah alın size Kuran, onu gözünüz gibi koruyun derdi insanlara. Ama öyle demiyor, onu ben koruyacağım diyor. Bu nedenle bu koruma işinde mutlaka ilahi bir yön olmalıdır. Kendi sözlerini koruyamayanlar, yada kendilerini bizzat koruyamayanlar mı koruyacak bu Kuranı? İŞin aslı bu benim aklıma hiç yatmıyor.

Emevilerle başlayıp Abbasilerle devam eden süreçte dine yapılan ilaveleri ve hadis diye bize yutturulan sözleri bütün tarih kitapları yazar. Herkes mezhebine göre, sevdiği şeylere göre (Kabak örneği), satamadığı mallara göre bir tane hadis uydurmuş ve şimdi de bunları bize yutturmaya çalışıyorlar. Ayrıca koruma altında olan din değil, Kurandır. Allah dini koruyacağını vadetmiyor. Dini insanlar Allahın yardımıyla ve Kuranın rehberliğiyle korumalıdırlar. Böyle akıldan izandan yoksun yorumlara cevap bile verilmez ama gerçekler de bilinmelidir. Edip Yüksel de insandır ve hata yapabilir. Nihayetinde herkese akıl vermiş Allah. Kimisi kullanır, kimisi de onun bunun emrine verir. Ve şüphesiz Allah da pisliği aklını kullanmayanların üzerine yağdırır. (Yunus Suresi-100). Vesselam...