Toplam yorum: 1990707
Bu ayki yorum: 21875

E-Dergi

Okursever61 tarafından yapılan yorumlar

13.10.2019

Mis gibi kokulu bir kitap. Okurken yormayan ,okuruna sık sık empati kurduran olay akışı ile akıcı ve sürükleyici bir romandı. Daha iki aylıkken babası tarafından kaçırılarak 17 yaşına kadar saklanan psikolojik sorunlu bir baba, ve yıllarca evlat hasreti ile içi yanan bir anne. Bu ayrılık sürecinde hiç suçu olmayan, gerçekleri öğrenince yıkılan ve kimseye bir daha güvenemeyeceğini düşünen küçük Gemma. Duygusal içerikli, zaman zaman asi çıkışları olan okunası bir kitaptı.
10.10.2019

592 sayfayı görünce e haliyle önce bi gözünüz korkuyor tabi ki. Ancak okuyup sayfaları cevirdikçe sürükleyici bir hızda akıp gidiyor kitap. Kitabın kapağı ve adına aldanıp dans ile alakası olmayan kitabın aksine adının mecazi hakkını veren konusuyla da görselin hakkını veren bir kitaptı. Ünlü ayakkabı tasarımcısı Alin ve makine mühendisliğini bir tık yukarı taşıyan araba tasarımları yapan Egemen 'i okumakla beraber aslında küçük bir kızın her ne kadar maddi manevi harika bir çocukluğu olsa da annesiz büyümenin vermiş olduğu eksikliği okudum bu kitapta ben. Affetmeyi, dürüstlüğü, yeri geldiğinde kim olursa olsun Hayır diyebilmeyi okudum. Güzeldi, öyle çerezlik gibi gözükse de derin bir kitaptı benim için. Tavsiye ederim.
04.10.2019

Yine muhteşem bir Jennifer Mcmahon kitabını su gibi içip bitirmiş olmanın keyfini yaşıyorum. Bu okuduğum üçüncü kitabıydı ve daha sırada en çok övgü yorumları alan "Şeytanın Eli " var. Özellikle bekletiyorum okumak için, onu kendime ödül kitabı olarak addettim. Şimdilik tabi ki, sıkıcı kitaplar okuyunca böyle kitapları büyük ödül görüyorum ben. Kitabın ilk sayfalarından merak ve heyecan baloncukları resmen çoğalarak dans ediyor kafanızın içinden. Tüm karakterleri şüpheli görüp, tamam ya buldum, çözdüm derken hiç bir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını anlıyorsunuz. Yalnız yazarın okuduğum bu üç kitabında da hikaye hep aynı başladığını fark ettim. Şöyle ki hep çocukları bir arada geçmiş bir gurubun yıllar sonra yine yollarının kesişmesi ile seyreden olaylar şeklinde devam ediyor. Ha bu demek değildir klişe ya da hep aynı tarz sıkıcı. Asla bıkmadan, sıkılmadan, elimden bırakamadan bitirdiğim kitaplardan.
28.09.2019

Kitabı satın alırken komedisi bol bir kitap okuyacağımı düşünerek satın almış ama okumaya başladığım ilk sayfalardan büyük hayal kırıklığı yaşadım. Aşırı espiri amaçlı konudan uzaklaştıracak uzun cümleler, bana göre biraz bile komik olmayan olay akışı ile atlayarak okuduğum bir kitap oldu maalesef. Örnek bir paragraf : "Dünyada ilk çekyat Avustralya 'da yapılmış ve tüm dünyaya buradan gitmişti. Bu koltuk türü özellikle ülkemizde çok begenilmiş , hemen hemen her eve girmiş, her ailenin vazgeçilmezi olmuştu. Ama madem bu ülke Bir Sevdadır Türkiye 'yi içeri buyur etmiyordu, halk olarak çekyatı hayatımızdan çıkarmanın da vakti gelmişti. ....." gibi. Bilmiyorum belki de benim espiri anlayışıma uymadı, o yüzden keyifle okuyamadım.
28.09.2019

Öncelikle yaşanmış gerçek bir hayattan kurgu eklenerek romanlaştırılan sürükleyici bir okuması olan güzel bir kitaptı diyerek başlamak istiyorum yorumuma. Kitabın başları mutluluk , umut ,anlatılan Yeşilçam Filmleri tadında iken ilerleyen sayfalarda tam aksine çaresizlik girdabına sürüklenen Fatma 'nın bundan daha kötü daha ne olabilir dediği noktada, en peterini yaşayacağını bilmemesiydi. Oysaki ne büyük ve güzel umutlarla adım atmıştı evliliğe. Kitabın yazı puntosu da ayrı bir güzel kolay okunabilir. Günümüzde ve öncesinde Anadolu'nun ( belki de neredeyse tüm dünyada ) yaşanması muhtemel bir durum ne yazık ki. Sanırım yazarın diğer kitaplarını da en kısa sürede temin edip okumaya karar vermiş bulunuyorum.