Toplam yorum: 1666343
Bu ayki yorum: 21571

E-Dergi

Okursever61 tarafından yapılan yorumlar

12.10.2018

Ne zamandır okumayı istediğim bir kitaptı. Daha önce buna benzer olan ayrıca bu kitapta da konusu geçen "Kızım Olmadan Asla " adlı Betty Mahmudy 'nın de kitabını okumuştum. Yaşanmış gerçek hayatların etkisi ve anlatımı iyi bir kalemden satırlara dökülünce okuru kendine bağlıyor. Tıpkı kitabın kapağındaki kısa tanıtım cümlesinde anlatıldığı gibi, çocuk denilecek iki kız kardeşin yürek parçalayan acı hikayesi. Yemen ve İngiltere arasında geçen acımasız 13 yıl. Yaşamaya mecbur bırakılan kölelik içeren hayatların dramı.
11.10.2018

Nancy Pickard ' ın okuduğum üçüncü ama en beğenmediğim romanı. Yazım ve anlatım şekli mi yoksa çevirinin hiç akıcı olmaması mı karar veremedim doğrusu. Oysa ki diğer iki kitabını büyük bir heyecanla ve merakla okuyup bitirmiştim. Tıbbi gerilim ve cinayet romanlarının çok okunan bir yazarı, ancak bu olmamış. Sanki sıradan bir cinayet haberini gazeteden okuyormuş hissi uyandırdı. Sonlara doğru neyse ki biraz düzeldi anlatım ( veya çeviri mi desem bilmiyorum ) da bitebildi kitap. Dördüncü kitabı da yeni çıktı "Cinayetin Anatomisi " diye. Ama çevirmen aynı olunca ve bu kitabı da hüsran içinde okuyunca sanırım şimdilik okumayı düşünmüyorum. Yalnız kitabın basım ve ciltlenmesi, yazı puntosu on numaraydı.
07.10.2018

Müthiş bir baba oğul hikayesi Her bir kitabı birbirinden güzel ve okunası bir anlatım. Öncelikle eline, gönlüne ve kalemine sağlık sevgili @fatmaerdek . Son derece muhteşem bir baba oğul hikayesi ve bir o kadar da duygusal coşkulu akışı ile okuru kendine bağlıyor. Bir insan sevdiği için ne kadar fedakarlık yapabilir ya da en fazla neleri feda edebilir.? Kitabı elinize alıyorsunuz ve bir daha bırakamıyorsunuz. Kitaptaki karakterler ile beraber ben de Dağlıca Konağı 'da yaşadım resmen. Çok güzeldi vesselâm.
06.10.2018

Modern kalsiklerden Stefan Zweig, "Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat " kitabı da yazarın daha önce okuduğum bir kaç kitabında olduğu gibi insanın kendi içindeki duyguları, yaşanmışlıkları, pişmanlıklarını, arzularını ve düşüncelerini sorgulaması üzerine kurgulanmış ( veya gerçek yaşamdan alıntı yapılmış bilemiyorum ) kısa bir roman . Daha çok kişinin iç sesinin ön planda olduğu akış çok akıcı olmasa da yine de kendini okutuyor.
29.09.2018

Sevgili Nehir Erdem, her bir sonraki kitabında kendiyle yarışıyor gibi yine kendini adeta dört nala okutan harika ötesi bir kitap yazmış vesselâm. Barut Reis ve Leyla başta olmak üzere, onların dostları ve ailesini her daim olduğu gibi yine samimi ve bir o kadar da doğal kaleme alan gönlü güzel yazara kocaman alkış. Romantik komedinin hakkını veren, aksiyonu tavanda olmakla birlikte Trabzon şivesini birebir satırlara dökmesi yine taktire şayandı. Bol bol gülmek, merak etmek ve heyecan yaşamak isteyenlere gözü kapalı tavsiye ederim. Ayrıca konu gereği hikayenin bir kısmı Sürmene 'de geçmesi gurur vericiydi. Yalnız kitap bitti ancak kitapta Korsan ve Tiryaki 'nin hikâyeleri gizemli olarak kalması devamının geleceğini vurguluyor. Merakla bekliyorum yeni gelecek olan hikâyeleri.