Toplam yorum: 2333798
Bu ayki yorum: 3527

E-Dergi

eryılmaz tarafından yapılan yorumlar

27.04.2020

Kitap içinde “Burun” ve “Bir Mayıs Gecesi veya Boğulan Kız” adında iki tane hikâye var. Hikâyelerin her ikisi de de o dönemki Rus toplumunda ki, yanlışların, ruh sıkıntılarının ve ezilmişliğin trajikomik bir simgesi olarak ele alınmış. Bir de bizde “her işe burnunu sokmak” diye bir deyim var. Burun yenilen ekmeğin içine girmiş ise gerisini artık siz düşünün. 27.04.2020 Ankara
26.04.2020

1866-1946) yaşamış olduğu (1895) yılından binlerce yıl sonrasına (802.701) yılına zaman makinesi ile yapmış olduğu zaman yolculuğunda görmüş ve yaşamış olduğu olayları anlatır evinde toplanmış bulunan eş ve dostlarına. Gördükleri beklentilerinden çok farklıdır. İlk fark ettiği bildiği ırmak yatağının bir buçuk kilometre değişmiş olmasıdır. Binalar yıkık dökük, viran halde, insanlar hepsi aynı yapıda hem fiziki hem anlayışı çocuk yapısında, özel aile yaşantı yok olmuş, toplu olarak yemek yiyip, yatıp uyuyorlar. İş güç, çalışma yok. Bu yeryüzünün hali, yani anlayacağınınız bir zamanların elit yapısı, bir de yer altı dünyası var. O’nu da sizin hayalinize bırakıyorum. Kurun kurabildiğiniz kadar. 26.04.2020 Ankara
24.04.2020

Birinci Dünya savaşı sonrasında Yeşil Amerika Rüyası içerisinde yaşanan bunalım, kargaşa ve ahlaki çöküntülerin kurgulandığı bir roman. Tahvil işlerinde çalışmak üzere kasabasından gelmiş olduğu Nevyork’un bir kenar mahallesine yerleşen Nick, yaşadıklarını ve daha çokta şahit olduklarını gizemli bir şekilde anlatır bizlere. Kahramanın kısa sürede zengin oluşu, katilin, maktul oluşu. 24.04.2020 Ankara
23.04.2020

Yazar bize kendisine, kendinden habersiz aşık olan bir kadının yazmış olduğu uzun sayılabilecek mektubunu kitap olarak sunmuş, desem de inanmayın, üç hikayeden oluşan hatırı sayılır hikayeler...
18.04.2020

Bildiğiniz tüm doğrular yanlış, yanlışlar da doğru bu kitaba göre. Mesela cırcır böceği ile karıncanın hikâyesi henüz ilkokulda iken bizlere niçin öğretilmişti? Az çalışıp, çok eğlenmek, içki içip tembellik yapmak varken neden çok çalışılsın? Çalışma hakkı olabiliyorsa, tembellik hakkı neden olmasın, gibi! Her ne kadar ilk bakışta böyle anlaşılıyorsa da, işin aslı öyle değil.aslında... 17.04.2020 Ankara