Toplam yorum: 1928933
Bu ayki yorum: 22729

E-Dergi

Hüseyin Akgöl tarafından yapılan yorumlar

17.08.2019

kitapyurdu'nun dergi hediyelerini seviyorum.Belli bir fiyat alışverişiyle beraber işaret kalemide hediye olarak gönderilse çok daha güzel olucak.Kitapkurtlarının olmassa olmazı işaret kalemidir.İşaret kalemi fikrini de düşünmeniz temennisiyle ... teşekkürler kitapyurdu ...
11.08.2019

her yayınevinin dergi kataogu göndermesi temennisiyle,kitapyurdu'na derği hediyesi için teşekkürler ...
11.08.2019

Bana hücum edenlerin tek bahanesi “Mustafa Kemal’e itirazım ve dost olmadığım”dır. Hâlbuki o beni taltif etmek (itimat ve itibar göstermek) ve bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya resmi yetkili umumi vaiz olarak göndermek üzere Ankara’ya çağırmıştır” diyerek aleyhindeki iddiaları yalanlamaktadır.
11.08.2019

Üstelik üzerine: “Çok mühim bir mektup” notu düşülerek Cumhurbaşkanlığı arşivinde saklanan bir mektupta, Üstat Bediüzzaman Hz.leri Mustafa Kemal’e: “İslam Âleminin Kahramanı Paşa Hazretlerine! şeklinde hitap etmekte, “Ey Şanlı Gazi, Yüce Şahsiyetiniz hem muzaffer ordunun hem de Yüce Meclisin şahsi manevisini temsil ediyorsunuz” diye övmektedir. Bu mektubunda on maddelik tavsiyelerinin 9. Maddesinde: “Sizin bu başarılarınızı, yüksek hizmet ve fedakârlığınızı takdir ve tasvip eden ve sizi canu gönülden sevenlerin çoğunluğu inançlı insanlardır ve sağlam Müslümanlardır. Öyle ise sizin de Kur’an’ın emirlerine uygun davranmanız, hem Müslüman halkın yararınadır, hem de şerefinizi artıracaktır” sözleri ile Mustafa Kemal’le ilgili kanaatlerini ve ondan samimi beklentilerini dile getirmektedir.
11.08.2019

Milis albayı Gazi Said Nur, 1918 Haziran'ında Sibirya'daki Rus esaretinden dönüşünde, harbin en ateşli günlerinde cephede yazdığı İşârâtü'l-Îcâz ismindeki hârika tefsirini İstanbul matbaalarında bastırırken, şiddetli ısrarla Harbiye Nazırı Enver Paşa kitabın kâğıt masrafını kendisi karşılamıştı. Bu sıralarda yine Bediüzzaman, Enver Paşa ve diğer Osmanlı paşalarının ısrarıyla, orduy-u hümayunun adayı olarak, Dârü'l-Hikmet'l-İslâmiye'ye âza olarak tayin edilmişti. Kendisine harp madalyası ve gazilik beratı verilmişti. Bir gazi olduğu için günlük yemekleri de Ayasofya aşhanesi tarafından karşılanıyordu.