Toplam yorum: 2320368
Bu ayki yorum: 106

E-Dergi

niluferin kitapligi tarafından yapılan yorumlar

12.08.2016

Öyle bir kitap ki;insan yorum yazmaya çalışırken bile sözcüklerinden utanıyor.Eksik kalacağından;ne yazsa hakkında,yine yazılanın-yazanın hakkını veremeyeceğinden.
Ahmet...Ağrı Dağı'nın yiğidi Ahmet,dağlı Ahmet...Kır yağız bir at kapısına gelip duruyor bi gün.Bütün heybetiyle.Kimi hayır diyor,kimi şer.İşte Ahmet'in kapısına,bu atın gelip durmasıyla başlıyor herşey.Mahmut Han'a,kızı Gülbahar'a kadar uzanıyor Ağrı Dağı'nın yeli.Sevda mı yok,emek mi yok,hırs mı yok,kötülük mü yok,birlikten doğan güç mü yok,ihanet mi yok,bütün duygular selama duruyor kitapta.Yaşar KEMAL'in kaleminin ucunda...
İnsan kitabı açtığı andan sonra kendi gerçekliğiyle bağlantısı kopuyor sanki.Yaşar KEMAL'in muhteşem anlatımı tatlı bir esarete dönüşüyor.Abidin Dino'nun çizimleri sayfalar arasında o masalı parmaklarına değdiriyor sanki okuyanın.Son,hele o son!Doyamadım.Şu an bile etkisindeyim.Mutlulukla ve içimden gele gele,sine sine tavsiye ederim...
12.08.2016

''Çocuk''diye bahseder kitap boyu Ondan AYTMATOV.Belki de kasıtlı olarak;bütün masumiyetleri -çocuk-isminin altında onurlandırmak için.Çocuk annesiz babasızdır,anne ve babası hayatta olduğu halde.Biri o yüzden,biri bu yüzden;küçükken bırakmışlardır çocuğu.İkisinin de ayrı yerlerde yeni eşleri,yeni çocukları vardır.Dedesi ve anneannesiyle yaşamaktadır çocuk.Engin yürekli ama yumuşak başlı olduğu için damadı ve karısı tarafından bile tartaklanan dedesi ve huysuz kalpsiz anneannesiyle.
Hangisiyse biri demiş baban şu beyaz gemide diye,o günden sonra balık olup o gemiye yüzmek tüm hayali çocuğun.Dedesi bir efsane anlatıyor üzgün bir anında çocuğa,soylarının maral soyundan geldiğine dair.Kitap boyu o efsaneye tutunuyor bizim çocuk.Büyüklerin kirlerinin içinde bembeyaz kalan çocuk.Sonra ne mi oluyor,kitabın son sayfasında dökülüyor gözlerden yaşlar.AYTMATOV.Kesinlikle okunmalı...
12.08.2016

Kitap;ilk sayfasından itibaren okuyanı,o naif dili ile kucaklıyor.Betimlemeler,sözcükleri kullanma ustalığı;ana kahraman ile okuyanı birbirine bağlıyor.O kadar bağlıyor ki;''Ne yaptın Ömer'' derken yakalıyorsunuz kendinizi sayfaların içinde...
Sonra durup,içinizdeki Ömer'leri düşünüyorsunuz.Kişiliğinizdeki bölünmüş tarafları.Ya da kimbilir hangi insanın Ömer'liğine kurban vermiş olduğunuz güven kayıplarını,yıktıkları inançları.Veznedarın başkasını kurtarmak uğruna kendini yakan tarafınızla,Nihat gibilerin akbabalığı arasında bölünüyor fikirlerinizin yamaçları.
Macide'nin ''seni seviyorum,neden sevdiğimi bilmeden''cümlesi ile,hüzünle yad ediyorsunuz masumiyetinizden geçen şeytanları.
İçimizdeki şeytan...Unutmayacağım kitaplardan...
12.08.2016

Bir seyahatteyken otelde kocasını ve çocuklarını bırakıp Paris'li genç bir adamla kaçan Henrıette'nin;oteldeki insanların kimi zaman haklı,kimi zaman acımasızca eleştirileri esnasında genç bir adamın-bir kadının hayatını değiştirmeye karar vermesi için 24 saat hiç de kısa değildir-empatisine kapılıp;kendi hayatından çarpıcı bir 24 saati bu yabancıya anlatmak istemesi ile başlıyor kısa roman.
İngiliz kökenli kadının,kocasının vefatından sonra 40 yaşlarındayken;24 saat içinde ruh dünyasındaki önce heyecan,sonra yıkımlarla dolu kesitleri.
Yazım dili su gibi,betimlemeler doyurucu.Yazarı tanımaya 'Satranç'' kitabı ile başlanması tavsiyemi de ekleyerek,okunmasını öneririm.
12.08.2016

İnci ARAL'ın 2011-2014 yılları arasında kaleme aldığı,3 yıllık yazım sürecinin ürünü "Kendi Gecesinde" adlı kitabı.
Annesinin verdiği isimle Hayal,babasının seslenişi ile Hayati diye sunulan ana erkek kahramanımız,tıp fakültesini bitiren ama çalışmayan bir doktor.Aile şirketinde çalışıyor babasının arzusu üzerine.8 yaşında annesinin babasıyla kendisini terkedip gittiği günden beri,otuzlu yaşlarını çoktan devirmesine rağmen o boşluk ve kaybolmuşluk hissinden hiç kurtulamıyor.
Günübirlik ilişkilere,farklı cinsel eğilimlere saklanıyor.Kendinden ve geçmişinden kaçmak için bütün yozlaşmışlığın içinde gönüllü yoğruluyor.
Kitap;annesinin terkedişinden sonra bütün hayatı -neden?- soruları ile geçmiş Hayal'in,babasının ölümünden sonra günlüğüne ulaşması ve cevaplarını bulması bölümleri ile devam ediyor.Tadı,konusu itibariyle olmasını her harfiyle hak ettiği ihtişamdan eksik.