Toplam yorum: 2027489
Bu ayki yorum: 17690

E-Dergi

bir_okuyucu tarafından yapılan yorumlar

12.08.2019

Kitabın adı ve konusu ilgi çekiciyken kurgusu ve anlatımının yavanlığı okumadaki akıcılığa engel oluyor. Ünlü bir yazarın kitabı olması, okuyanların yorumlarındaki olumsuzlukları siliyor galiba. Daha iyi olabilirdi, yine de iyi okumalar...
13.05.2018

Akıcı, kolay okunan ve anlamlı bir roman. İstanbul ve Kastamonu’da geçen olaylar, 2016 sonbaharında başlayıp 2017 yazına kadar olan bir zaman dilimini kapsıyor. Başkahraman Bedir Tektir, reklam buldukça yayınlanabilen Deryadeniz Gazetesi’nde muhabirdir. Patronun konut projesi üzerinden kentsel dönüşüme ve beklenen büyük İstanbul depremine değinen yazar; işçilerden, sağlık sigortası adaletsizliğinden, ülke insanının umutsuzluk ve bencilliğinden, ataması yapılmayan sosyal bilgiler öğretmenlerinden, her devrin çıkarcılarından ve daha birçok anlamlı konudan samimi duygularla bahsediyor. Yazarın ilk romanı olmasına karşın düzgün, okunaklı ve anlamlı bir eser. Boş vermişliği ilke edinen yeni çıkan ve çok satanlara bakarak namuslu, dürüst bir roman. İyi okumalar.
08.01.2018

Şiire, okumaya ve fotoğraf sanatına meraklı güçlü bir genç adam: Pat Glendon. Yaşadığı kırsal bölgeden boksör babanın tavsiyesi ve bir menajer yardımıyla San Fransisko’ya gider. Gücünü boksta iyi kullanır ve kendisiyle yapılan bir röportaj sırasında boks dünyasındaki şikeyi fark eder. 106 sayfalık bu kısa romanı okurken boksu futbolla kıyasladım. Bahisin, biletin ve reklamın olduğu bir spor dalında dürüstlük olmayacaktır tespitine vardım.
Kitaptan: “Boks, spor olmaktan çıkarılıp, ticari bir kazanç kaynağına dönüştürülmüştür. Boks A’dan Z’ye danışıklı dövüşten başka bir şey değildir.” Romanın güzel çevirisine, birkaç imla hatası gölge düşürüyor bu da eserin eksisi. İyi okumalar…
03.01.2018

Başkarakter Etienne makinistken şefle tartışmasından ötürü işsiz kalır ve kömür madeninde iş bulur.Madende çalışanların yiyecek ekmeğe ve iyi bir barınağa sahip olamadığını anlatır yazar.Romanın bam teli, Etienne’nin sol fikirlere olan eğilimi sonucunda madenin düşük ücret politikasına karşı işçileri örgütlemeye çalışmasıdır ve uzun süren bir grev başlar.Bu da romanın dramatikliğini artırır.Çalışırken göçükler ve su baskınında ölen işçiler şimdi de açlıktan ölmek üzeredir.Çevirisi akıcı olan romanın gelirinin Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden işçilerin çocuklarına bağışlanması da anlamlıdır.İşçilerin zenginlerin hayatına olan hayranlığı, romanda işçi hareketlerinin önündeki engel olarak vurgulanır.“İnsanların kıyamete kadar, kurtlar gibi birbirlerini yediklerini görmek idiyse istenen, kolları kavuşturup beklemek, gerçekten iyi bir yoldu.Hayır!Buna karışmak lazımdı, yoksa adaletsizlik dünyanın sonuna kadar sürecek, zenginler her zaman fakirlerin kanını emecekti.”İyi okumalar
19.12.2017

Sorunlu bir Rus ailenin hayatını, kendini gözlemci yerine koyarak anlatıyor yazar. Baba Fyodr Pavloviç Karamazov ve oğulları Aleksey, Dmitri, Ivan ve gayri meşru oğul Smerdyakov. Gruşenka ve Katya isimli iki kadın da romandaki başkarakterler arasında. Kitabın 1025 sayfa oluşu okuyucuyu korkutmasın, Suç ve Ceza kadar akıcı olmasa da kolay okunabilen bir eser. Kötü babalık, çocuk yetiştirmenin önemi, Rusya’da ateist fikirlerin, sosyalizm ve anarşizmin gençler arasında yayılması gibi konular eserde vurgulananlar arasında. İyi okumalar...