Toplam yorum: 2.685.213
Bu ayki yorum: 9.640

E-Dergi

bir_okuyucu Tarafından Yapılan Yorumlar

18.10.2017

“Martıların çoğu karınlarını doyurmak için gerekli olandan fazlasını öğrenmeye çabalamazlar… Ama Martı Jonathan Livingston için önemli olan yemek değil uçmaktı. O, her şeyin ötesinde uçmaya gönül vermişti.” Martılar üzerinden insanlara güzel dersler veren bir eser. Sorgulamadan, tekdüze ve heyecansız yaşamaları eleştiriyor yazar. İyi okumalar…
05.10.2017

Osmanlı'nın son zamanlarında bir Anadolu ilçesinde çok şiddetli olmayan bir deprem meydana gelir. Depreme eğlence hâlinde yakalanan Kaymakam da çıkan hengâmede yaralanır. İlçeden payitahta iletilen haberlerse şiddetli bir deprem olduğu yönündedir. Depremden önce de zaten harap bir hâlde olan ilçeye şehzadenin ziyaretine de yer veren roman trajik bir olayın komediye dönüşünü işliyor. Yazarın konuyu ele alışı “daha geniş çaplı işlenemez miydi?” dedirtiyor okuyucuya. 20.baskısını okuduğum romanın redaktesinin iyi yapılmaması da eksisi. Kitaptan: “Bu zelzele hiç olmasaydı icadetmek lâzım gelmez miydi?” İyi okumalar
29.06.2017

Doktor Şevket'in iman ve imansızlık arasındaki boşlukta debelenmesini yine onun yazdığı defter üzerinden anlatmaya çalışıyor yazar. Kibir ve ihtiraslarıyla karakterini yansıtan doktor, karısını aldatıp uğruna terk ettiği kişiyi Şeytan olarak niteliyor. Sonu hazin biten roman, hâlâ devam eden bir mücadeleyi anlatması açısından önemli.
Kitaptan: “Eğer nefsin şehveti aşk olmuş olsaydı, eşek ve öküz, âlemde âşıkların baş defterine yazılırdı… Görüyorum ki iman, en yenilmez rakipsiz kuvvet… İnsanlar, nefislerinin hazlarına hâkim olabildikleri nisbette insan olurlar” İyi okumalar…
07.06.2017

“Bu kitabı, hakikati bulma endişesiyle yanıp tutuşan vicdanlar ve hayatın sonu ile ilgili konuları seven insanlar zevkle okuyabilirler” diye yazarın önsözüyle başlayan eser “Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?” sorularını başkarakter Ahmed Râci nezdinde sorarak hayatın manasını, sonunu ve ondan sonrasını arama ve anlamaya çalışıyor. Râci’nin, Aynalı Baba sohbetlerinde hayallere dalarak ülkeler gezip türlü ilginç olayları yaşaması ve aralarda paylaşılan şiirler okuyucunun merak ve ilgisini güçlü tutuyor. İyi okumalar…
03.06.2017

Bir Uygur hikâyesiyle başlayan roman aslında hikâyede geçen olayın benzerini kralcılığı savunduğu için ordudan ihraç edilen ve daha sonra karısının öğrencisine aşık olan yüzbaşı Selim Pusat'ın yaşamasını konu ediniyor. Yazarın olay geçişlerini klasik biçimle değil gerçeküstü bağlantılarla yapması, okuyucu dikkatini güçlü tutuyor. Romanda yer kavramının belirtilmemesi ve sıkça tenasüh üzerine vurgu yapılarak olayların kurgulanması eleştirilebilir. İyi okumalar.