Toplam yorum: 2330870
Bu ayki yorum: 528

E-Dergi

fatuana tarafından yapılan yorumlar

16.06.2020

Britanya tarihinin nasıl yazılması gerektiğine dair yöntemsel bir girişle başlayan Kısa İngiltere Tarihi, iklim ve coğrafyanın adaları bugüne getiren tarihsel, sosyolojik ve siyasal süreçler üzerindeki etkilerini ele alarak yola devam ediyor. İngiltere, Galler, İskoçya ve İrlanda arasındaki bağlantıların nasıl kurulduğunu ve bunların nasıl olup da tek bir milletler topluluğu ve tek bir devlet oluşturduğunu okurun aklında hiçbir soru işaretine yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturuyor. Stonehenge’in yapılışı; Kelt, Roma, Anglo-Sakson, Viking ve Norman istilaları; Magna Carta, Gül Savaşları, Katolik Kilisesinden Kopuş, İçsavaş, Bilim ve Sanayi Devrimleri gibi önemli başlıklara olabildiğince geniş yer vererek 3000 yıllık tarihi yaklaşık iki yüz elli sayfaya sığdırmayı başarıyor.
16.06.2020

STRATEJİK YAKINLIKTAN ÖTESİ: OSMANLI VE ALMANYA...
“Genç Alman İmparatorluğu’nun yayılma hırsı evvelemirde Osmanlı ülkelerine yönelmişti. Bu yayılmacılığı iktisadi, askerî ve siyasi ittifak alanlarında düşünmelidir. Almanya 19. yüzyılın Fransız, İngiliz tipi kolonyalizmine geç kalmıştır ve şartlar dolayısıyla yeni bir nüfuz politikası türü yaratmaktadır. Bu ülkelerde kurduğu nüfuz, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Almanya’nın tarihidir demek pek yanlış olmaz. Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur. Bu nedenledir ki, iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmalıdır. Konuyu işlemek için arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan bazısı yarı propaganda, bazısı siyasî-iktisadî durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır.”
İlber Ortaylı
16.06.2020

İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Taşra Yaşamından Sahneler başlığı altında yer alan Vadideki
Zambak 1836 yılında yayımlandı. Roman, gençlikten yetişkinliğe uzanan yolu, evli bir kadına duyduğu aşkla
kateden Felix’in hikâyesini anlatıyor.
16.06.2020

İstanbul’un fethi sırasında yetmiş geminin bir gecede vadilerden, tepelerden, bağlardan ve ormanlardan aşırılarak Haliç’e indirilmesi; Waterloo Savaşı’nın sonucunu değiştiren bir anlık hata; 74 yaşındaki Goethe’nin 19 yaşında bir genç kıza duyduğu aşkla yarattığı başyapıt; Rus devrimini başlatmak üzere Zürich’ten yola çıkıp Almanya üzerinden mühürlü bir trenle ülkesine dönen Lenin… bu kitapta anlatılan, tek tek bireyler tarafında yaşanan, ancak tarihin akışını değiştiren deneyimlerden bazılarıdır. Zweig insanı, keşfetme, yaratma ve bazen de fiziksel koşulların yol açtığı sınırları aşma kapasitesiyle olduğu kadar zaafları ve yetersizlikleriyle de her zaman geleceği belirleyen başlıca unsur olarak görür.
16.06.2020

Tartışmanın odağını Batı’nın bilim ve hukuk geleneğine oturtan Hukukun Ekolojisi, bugün küresel çapta yaşadığımız çevresel, sosyal ve ekonomik krizin dünyayı bir “makine” olarak gören ve insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüşten kaynaklandığını savunuyor. Bilim insanı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, doğa bilimleri ile hukukun antikçağdan beri paralel ilerlediği ve bu iki disiplinin birbiri üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu kanısında. Onlara göre değişimin yolu, toplumun yaşayış biçimiyle devletlerin ve şirketlerin gücünü belirleyen yasaların mevcut, mekanikçi görüşün ürünleri olmaktan çıkıp ekolojik ilkeler ışığında yeniden ve bizzat topluluklar tarafından oluşturulmasından geçiyor.