6.27 Treni Hakkındaki Yorumlar

6.27 Treni
Detaylara tutunuyoruz. Anlam arayışı iş yerindeki fayans sayısı, bulamaç haline getirdiği kitapların başka kitaplara dönüşmesini sağlayan bir makineden kurtarılan birkaç sayfa, bu makineye kaptırılan bacakların sayfalara dönüştüğü kitaplar, ölümü bekleyen insanların dinleyerek teselli bulduğu birkaç hikâye, belli bir ölçüyle söylenen gündelik cümleler haline geliyor. Nevrotik hale gelmeden yaşamak mümkün değil gibi gözüküyor; aradığımızı insanlarda bulamıyoruz, meşgalelerde bulamadığımız oluyor, öyleyse sadece kendi egemenliğimizdeki detayları bulup çıkarmamız gerekiyor. 14717 fayansın ortasında çalıştığımızı bilmek, bir şeyi biliyor olmak köksüzlükten kurtarıyor bizi, dünyada yerimizin sağlamlaştığını hissediyoruz. Ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır ama şunun korkusunun çekildiğini hem kendimden, hem de yakınımdaki insanlardan çok iyi biliyorum; kendimizi bu takıntılardan, takıntı da demeyelim de, yaşam biçimlerinden kurtarma yolunda bir şekilde sağaltırsak -psikoloğa giderek, antidepresan kullanarak vs.- aslında kendimizi, bizi biz yapan özü kaybetme tehlikesi doğar mı? İnce bir nokta; birey durumundan rahatsız, daha "iyi" olmak istiyor ama bu "iyi"nin ne olduğunu bilmiyor, bilmediği "iyi", bildiği "kötü"den daha kötüymüş gibi hissediliyor. Belki öyledir, kim bilir?
Bu anlatı, kendine has takıntılarıyla yaşayan insanların hikâyelerini taşıyor. Makinenin korkunçluğu, patronun anlayışsızlığı, iş arkadaşlarının kabalığı ve benzeri şeyler, tüketim toplumunun sıkı bir eleştirisi olarak incelenebilir. Anlatıcının "sıçma, kusma, fare öğütme" edimlerini yansıttığı makine, Zerstor 500, kendisini çalıştıran, bakımını yapan insanlardan farksız. Makineleşmiş insan olarak görülebilir ama bir farkla, bu makinenin tükettiği kitaplar başka kitapların üretilmesi için kullanılıyor. Geri dönüşüm açısından baktığımızda, aslında bu pek can yakıcı bir şey gibi gelmiyor. Doğanın ta kendisi olarak görülebilir hatta; doğanın mucizevi yaratıları milyar yıldır müthiş bir döngüde sürekli olarak ölüyor ve yeniden doğuyor. Makinenin -yarattığı yıkıma rağmen- böyle bir işlevi var, bu iyi. Kötü olan, yeniden üretilen değerin aynı şekilde tüketime sunulması ve makinenin yarattığı şeyle hiçbir bağının kalmaması. "Yabancılaşma", belki. Makineden daha makine olan insanları düşündüğümüzde bu aletin o insanlardan daha masum olduğu söylenebilir, isyan bile ediyor ki fabrikanın eski işçilerinden Guiseppe'nin bacaklarını kapmasını, kendisini yöneten (sömüren?) insanlara karşı küçük bir elektrik kaçağı olarak göstermesi son derece akıllıca. Madem yorumluyoruz, aşırı yorumun sonuna kadar gidelim. Makinenin özgürlük mücadelesinde kendisinin durmadan çalışmasını isteyen gaddar patrona dokunamayacağı açık. Esas oğlanımız Guylain Vignolles, makineyi çalıştıran eleman olarak Guiseppe'nin bacaklarını kaybetmesini hatırlayarak temkinli bir şekilde, dikkatle çalışır ki başka bir isyan dalgasında canından olmasın. Karşılıklı bir kontrol, yerini bildirme, ket vurma durumu var burada. Birbirini kontrol eden, denetleyen iki toplumsal sınıf gibi düşünebiliriz makineyle Vignolles'ü. Makinenin zaten bir yere gideceği yoktur, garibim her gün tonlarca kitabı parçaladığı gibi kendisini üreten ve aynı şekilde hor gören yaratıcılarına boyun eğmek zorunda. Ya Vignolles? Adamımız otuz altı yaşında, yalnız yaşıyor. Annesi onun bir yayınevinde çalıştığını biliyor ama bu bir yalan, Vignolles kendi gerçekliğini yaratarak, annesine yalan söyleyerek ilk ve son kırılmasını yaşıyor. Yaşamı hakkında çok bir bilgiye sahip değiliz, adamımız birkaç bilgiden ibaret olduğu için derinlemesine bir karakter analizi yapamıyoruz. Elindeki gücü bir türlü bırakamadığını, belki de bırakmak istemediğini söyleyebiliriz; başka bir iş aramıyor, istifa etmiyor, sadece makineyi yönetiyor. Denetleme mekanizmasının bir kutbu olmaktan kurtulmuyor, kurtulmak da istemiyor belki. Özünü kaybetmek istemiyor olabilir, yukarıda anlattığım gibi.
Kurguyu çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Anlatıyı kabaca ikiye ayırıp bakıyorum; ilk bölümde fabrika ve Vignolles'ün arkadaşları baş rollerde beliriyor. Adamımızın kendisi de tabii en az diğerleri kadar ilginç. Makineden kurtardığı sayfaları 6.27 treninde okuyor. İnsanların bakışlarını, tepkilerini tahmin edebilirsiniz. Farklı kitaplardan sayfalar bir kolaj oluşturuyor, rayların üzerinde dümdüz ilerleyen makinenin içinde farklı yollara sahip anlatılar. Trendekilerin işleri düz, yaşamları düz, Vignolles'ün eylemi yaşamlarındaki tek heyecan verici ayrıntı olabilir, yaşadıklarını hissediyorlardır belki sabah treninde. Yvon var, fabrikanın bekçisi. On iki heceli dizelerle konuşuyor, kendisi tiyatro hastası ve Antik Yunan metinlerini yalayıp yutmuş durumda. Makineyi de ele alalım, Vignolles ona "Şey" diyor. Adsız. Varlığı öylesine kontrol altında ki isimlendirmeye, şahsiyet kazandırmaya lüzum yok. "Şey, iğrenç bir oburlukla kendi bokunu yiyen bir saçmalıktı." (s. 29) Üretimsel açıdan sağladığı fayda silik, zira o bir yok edici. En başta Guiseppe'nin bacaklarını kaptı. Adamı pek de yüklü olmayan bir tazminatla evine postalamışlar. Bulamaca dönüşen bacaklarının hangi kitap haline geldiğini çözüp o kitaptan ne kadar varsa hepsini bulmak da onun takıntısı. Evindeki bir duvar, boydan boya aynı kitapla kaplı. B*k yeşili bir duvar. Makine de b*k yeşiliydi. Julie de bir alışveriş merkezinin kenefinde çalıştığı için her yerin b*k yeşili olmasının manası var.
İkiye ayırdım, ilk parça bu: Vignolles'ün etrafında kurduğu yarı sihirli, yarı b*klu dünya. İkinci parça bir anda ortaya çıkıyor, piyango gibi. Julie meselesi. Vignolles trende bir USB buluyor ve zamazingoyu incelediği zaman bir kadının yazdığı metinlerle karşılaşıyor. Okuyor, kadına abayı yakıyor hafiften. Kadın da Vignolles'e cuk oturacak kadar kırık biri. Günümüzün leş dünyasında hayatta kalabilmek için kayışı birkaç yerinden koparmış, küçük deliliğiyle mutlu. Sonu tahmin edebiliyoruz, bu renksiz dünyayı birlikte sevecekler. Tamam, iyi ama bu mutlu sona varışla ilk bölüm arasında hem anlatım, hem atmosfer açısından büyük fark var. Belki aşkın çarpık dünyayı düzeltmede yegane etken olduğunu sezdirmek için kasıtlı olarak yapılmıştır ama yine de çok keskin, USB bulunur bulunmaz başlıyor. Vignolles'ün trende tanıştığı, kendisini huzurevine çağıran yaşlı kadınların kendilerine has dünyası da o karanlığı bir anda dağıtıyor ama bir yandan karikatürleştiriyor da, gerçeklik duygusunu kaybettiriyor. Gibi geliyor bana. Bilemiyorum. Bunun dışında daha normal diyebileceğimiz takıntılar anlatının çok da hasar almamasını sağlıyor, örneğin Vignolles'ün hep aynı tür kırmızı balıktan alıp beslemesi. Kırmızı balıkları izlemek gerçekten keyifli. Ben balık beslemedim hiç ama balık besleyenleri izledim. Keyifli keratalar.
Bu metin iyidir, karakterlerle çabuk özdeşleşebilirsiniz ve içinden tren geçiyor, müthiş. Bir de kağıt tüketimi ve üretimi, düşünülmeye değer mevzu. Hrabal'ın da buna benzer bir metni var, bulursanız okuyun.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
csolak
11.09.2020
Ben çok sevdim.. Sonu beklediğimden farklı çıktı.. tavsiye ederim..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
İnsana umut ve yaşam sevinci veren şahane, sımsıcak bir öykü. Sonu bence şahane idi. Tavsiye ediyorum. Okuyunuz !
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
kudri
26.07.2020
modern edebiyata dair okunması gereken bir roman
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
İREM YÜCEL
28.05.2020
Modern Fransız edebiyatının iyi örneklerinden biri. Kısa olsa da öykü akıp gidiyor.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
rose1983
20.05.2020
Konusu değişik gelmişti.Maalesef hiç beğenmedim. Bana birşey katmadığını düşünüyorum.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
sinyıl
05.04.2020
Çok beğendim. Küçücük ama çok zengin bir roman. Modern toplum, mutsuz çalışma dünyası, kitap ve yayınevlerine dair ince ve keskin bakışlar, yüceltilmemiş kendi halinde ama enteresan karakterler. Farklı modern eserleri ve detay okumayı sevenler için birebir. Herşeyi eleştirse de Mizahı ve umudu kaybetmeyenler için de.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
NeYe
03.04.2020
Keyifle okunacak hoş bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Sıradan, monoton ve sıkıcı bir hayat ancak bu kadar hoş anlatılabilir. Yazarın ilk romanıymış ve bence ilk roman için fazla iyi.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Zaman kaybı olarak düşünüyorum çok daha güzel kitaplar var başka kitaplara şans verin
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
buraköndin
07.02.2020
Konusu ilgi çekici, anlatım çok etkileyici olmasa da kısa ve akıcı bir roman, yazarın ilk kitabıymış, zamanla daha iyi eserleri olacaktır, ödüllü bir kitap, tavsiye ederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
dr_sabri_can
28.01.2020
Faklı bir yazar , farklı bir anlatım tekniği . İnsanı başta çok sarmasa da biraz zorlasa da sonra alışıyorsunuz . Ben beğendim .
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Atakan KOCA
17.01.2020
Fahreneit kitabına benzettim ilk okuduğumda. Konu olarak aynı neredeyse yazar dili farklı.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Kitabın dünyasına alışmam biraz zaman alsa da romanı sevdim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
destur-
26.11.2019
çok beğendiğimi söyleyemem. kimi yerde yordu, kimi yerde sıktı. bir yerden sonra bitsin diye okudum
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
fatih
11.11.2019
kendini okutmasını bilen bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (1)
Bu Yorumu Yanıtla
betty_berry
05.11.2019
Kitabı çok beğendim.Tadı damakta kalan bir öykü.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
cenkk.
04.11.2019
İleride modern klasiklerden biri olacağına eminim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Nursima Polat
03.11.2019
Kapak tasarımı dahi sizi okumaya teşvik ediyor..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
yorgunsairim
11.10.2019
Özeti okudum ve okumam gerektiğini düşünüp aldım. Kitap tasarım olarak yine çok güzel.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Hergün yalnızca birkaç dakikamı ayirarak hep kendi ruhumda hem de etrafimdakilerin gönül dünyasında neler inşa edebileceğimi hatirlatti bana.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
koray_sel
07.09.2019
Lise çağlarındaki gençler için güzel bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
bgokal
29.08.2019
Lise 1'e geçen kızımın yaz okuma listesinden bir kitap.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Rint_Rint
17.08.2019
Degisik konulu guzel bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Dikkat isteyen kitaplara arada mola vermek için okunabilir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Fahrenheit 451 kitabıyla konuları benzer bir eser. Kitap aşkı :) Bence okunması gereken bir eser, olumsuz yorumlara aldırılmamalı. Adam öyle bir dünya kurmuş ki zihninde vicdanını rahatlatmak için her gün kitap okuyor metroda.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (1)
Bu Yorumu Yanıtla
Persei
19.06.2019
bu kitabı cok sevdim. yazarın 133 sayfaya cok sey sıgdırdıgını soyleyebilirim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (2)
Bu Yorumu Yanıtla
Burcu Altun
25.05.2019
sıkılmadan okunacak çabuk ilerleyen bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Se Bi
13.05.2019
Kitabın ilk yarısı yavaş ilerliyor ama sonrası sürükleyici ve güzel.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (3)
Bu Yorumu Yanıtla
Cicadaaa
11.05.2019
Farklı, sürükleyici bir öykü. Ön yargısız bir dünyaya uçurulan bir balon gibi.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
tam bir yolculuk gibi... kelimelerin yetersiz kaldığı bir kitap. bence herkes okuyup kendi yolculuğunda bir anlam bulmalı bu kitapla birlikte.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3)
Hayır (1)
Bu Yorumu Yanıtla
nalan öztuğ
15.04.2019
EN sevdiği kitapların her gün yok edilişinin açtığı yarayı, hayatını belkide tehliye atarak elde ettiği birbirinden bağımsız kitap sayfaları ile saran melankolik ama bir o kadarda hayata tutkun kahramanımıza hayran olmamak elde değil.Kendince elde ettiği bu ödüle, her gün gittiği trende , bu sayfaları okuyarak başkalrını da ortak ederken, bende o trende olsaydım dedim çoğu zaman. Yan karakterlerde ana karakter kadar farklı, hayatın içinde kaybolup gitmeye direnen kişiler. Modern bir peri masalı hikayenin sonunu bambaşka düşlerle bitirmenizi sağlıyor. Herkese hediye etmek için defalarca sipariş ettiğim güzel ve etkileyici bir eser.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
vva1
29.03.2019
Büyük bir beklentiyle okumaya başladığım için biraz hayal kırıklığı yaşasam da bitirmesi fazla uzun sürmedi.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (1)
Bu Yorumu Yanıtla
DustySandwich
28.03.2019
Bazı bölümler güldürdü diyebilirim. Başlarda biraz yavaş ilerlese de daha sonraları akıcı bir hale geliyor.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
necoaks
10.03.2019
Çok naif içinizi ısıtacak, aklınızda bir tebessüm ile hatırlanacak kitaplardan.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
jfks1103
06.03.2019
Roman ilk başlarda ağır aksak ilerken, usb’nin ana karakter tarafından bulunmasıyla, delillerin teker teker toplandığı bir macera romanına dönmüş. Özgün, farklı ve okunası bir metin!
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
GLSMTNJ
07.02.2019
Başlarda biraz sıkıcı gelsede sona doğru kitap akmaya başladı bir solukta okuyup bitirtti kendini
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
kinestetikzeka
07.01.2019
Çok farklı, sürükleyici bir kurgusu var.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
seyma_erisik
02.01.2019
çok naif sımsıcak bir hikaye.. başlarda sıkılsanız da bırakmayın sonu çok güzel :)
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
nuşii
29.12.2018
Başta ben ne okuyorum diye düşündüm, sonunda da hiç bitmese keşke dedim...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
feizyak
28.12.2018
öncelikle kapağıyla dikkat çektiği bir gerçek. kitap hem akıcı hem sürükleyici. filmi olsa keyifle izlenir. farklı bir kitap, tavsiye ederim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
ess_ince
23.12.2018
Ana karakter Guylain Vignolles’in dışında dostları Yvon olsun Guiseppe olsun ve gizemli Julia olsun hikayeleriyle içimi ısıttı.. çok keyifliydi.. “Senin de ardına düşeceğin bi şey bulduğuna dair izlenime kapılmış gibiyim,” s.88
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Ulysse
19.12.2018
Tavsiye ederim kolay okunabilir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
adrians
29.11.2018
biraz basit ama yine de güzel
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (2)
Bu Yorumu Yanıtla
nil-es
27.11.2018
Değişik ilginç ve etkileyici diyebileceğim türden bir kitaptı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
aytoldii
26.11.2018
Çok hoş bir eser tadı damağınızda kalacak.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
münzevî
14.11.2018
çok güzel bir romandı. işlenen konun ilginçliği ve olayların birbirine bağlanışının ustalığı yazarın hayal gücünün harikalığını gösteriyor bence.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
İlk sayfaları sıkıcı başlasa da gitgide o kadar akıcı oldu ki elimden bırakamadım.Keşke filmi olsa dedirtti.Bir günde bitirebileceğiniz çerezlik kitaplardan.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Keyfi Epsilon
25.10.2018
Sıcacık bir kitap. Özellikle son sayfalarında içinizi ısıtıyor
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
anonim584
13.10.2018
Nasıl bitti hiç anlamadım. Farklı, ilginç bir hikayesi var
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla