Herkes için daha güzel ve yaşanılır bir dünya birbirimizle olan iletişimin gücüne bağlıdır. Anlaşılır, etkili ve olumlu bir iletişim, bireylerin kendi arasında ya da bireyle toplum arasındaki ilişkilerde yaşanacak sorunların çözüme kavuşturulmasını sağlar. Hepimiz iletişim kurduğumuz insanlardan, insan olmamız nedeniyle saygı görmek, düşüncelerimize değer verilmesini ve anlaşılmayı bekleriz. Bu doğrultuda yapacağımız en önemli şey kendimizi karşımızdakinin yerine koyabilme becerisini gösterebilmektir. Empati ya da duygudaşlık dediğimiz şey de işte budur. Başka bir deyişle karşımızdakini mümkün mertebe her yönüyle anlamak, onun gibi hissedebilmek ve hissetmekle kalmayıp hissettiğimizi ona gösterebilmektir. Bununla birlikte birçoğumuz günlük koşuşturmalarla, iş ve sosyal hayattaki yoğun tempomuz nedeniyle bu konuda gereken hassasiyeti göstermiyor ya da hiç aklımıza getiremiyoruz. Ancak bir olayın mağduru olduğumuzda, beklediğimiz haklı ilgiyi görmediğimizde, karşımızdaki tarafından anlaşılmadığımızda ya da haksız bir şekilde suçlandığımızda empatinin eksikliğini fark edebiliyoruz. Karşımızdakini, kendisini bizim yerimize koyma becerisi gösteremediği için suçluyoruz. İlişkilerimizi istediğimiz seviyede sürdürebilmemiz için empati kurabilme özelliğini gösterebilmemiz bu açıdan oldukça önemlidir. Bu nedenle empati konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kitapta, farklı hayatları konu alan ve birçoğumuzun da benzer durumları yaşadığı veya tanık olduğu kısa hikâyelere yer verilmiştir.