Bir Asrın Deprem Muhasebesi, Yarının Simülasyonu ve Türkiye’yi Bekleyen En Büyük İktisadi Sınav
Makroekonomik istikrar, yalnızca faiz oranları, döviz kurları ve küresel ticaret savaşlarıyla şekillenmez; bazen en büyük ekonomik şok, yer kabuğunun derinliklerinden gelir. Aktif fay hatları üzerinde yer alan Türkiye için yer sarsıntıları, yalnızca geçici bir kriz değil; makroekonomik istikrarı, sanayi altyapısını ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini doğrudan etkileyen yapısal bir gerçektir.
Elinizdeki bu kitap, Cumhuriyet’in ilanından günümüze uzanan yüzyıllık süreçte gerçekleşen Mw≥7 büyüklüğündeki yıkıcı depremlerin makroekonomik anatomisini masaya yatırıyor. 1939 Erzincan’dan 2023 Kahramanmaraş’a kadar uzanan tarihsel süreçte; büyüme, enflasyon, işsizlik, bütçe dengesi ve dış borç stoku gibi makroekonomik göstergelerdeki dramatik kırılmaları resmi verilerle mercek altına alıyor. Ancak bu kitap, tarih muhasebesi olmanın çok ötesine geçerek, Türkiye ekonomisinin kalbi konumundaki Marmara Bölgesi için ampirik bir "erken uyarı simülasyonu" sunuyor. Ülke nüfusunun %28,5’ini barındıran, GSYH’nin %43’ünü üreten sanayinin merkez üssü 7 ilimizin karşı karşıya olduğu sismik tehdit, eserde modern ekonometrik modellemeyle simüle edilerek net bir şekilde somutlaştırılıyor.
Exponential Decay (Üstel Azalma) Modeli kullanılarak kurgulanan en kötü durum senaryosunda, sarsıcı bir gerçeğin altı çiziliyor: Olası şiddetli bir Marmara depreminin ardından GSYH’de %43, sanayide %45 ve hizmetlerde %50 oranında yaşanacak anlık yapısal şokun makroekonomik etkilerini silmek, 10 yılı aşan bir sürede dahi tam anlamıyla mümkün olmayabilir.
TBMM Daimi Deprem Komisyonu'ndan Afetle Mücadele Bakanlığı'na, sanayinin teşviklerle Anadolu’nun risksiz bölgelerine taşınmasından Müteahhitlik Meslek Kanunu'na kadar ezber bozan politika önerileriyle ekonomiyi "depreme dirençli" kılmanın rasyonel formülünü sunan bu eser; akademisyenler, kamu politikası yapıcıları ve Türkiye’nin geleceğini inşa eden herkes için vazgeçilmez bir kılavuz, zamana karşı yarışan bir eylem çağrısıdır.